3. Hukuk Dairesi 2016/20448 E. , 2018/7385 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (TİCARET)MAHKEMESİ Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, davalı ile 18/01/2012 tarihinde ortaklık sözleşmesi yaptı…
**3. Hukuk Dairesi 2016/20448 E. , 2018/7385 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK (TİCARET)MAHKEMESİ Taraflar arasındaki menfi tespit davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, davalı ile 18/01/2012 tarihinde ortaklık sözleşmesi yaptıklarını, ...plakalı araca % 50 ortak olduklarını, davalı ile ortak olarak ... plakalı bir araç daha alındığını, araç alınırken davalıya çek düzenleyip verdiğini, vergi borçlarını kendisinin ödediğini, giderlerin ortak ödenmesinin gerektiğini, davalının taahhütlerini yerine getirmediğini, çekin bedelsiz kaldığını ileri sürerek çek nedeni ile borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı, davacının sadece 25.000.00.- TL ödediğini, bir araç daha alındığını, davacının 20.000.00.- TL, kendisinin 28.000.00.-TL ödediğini, davacının 30.000.00.-TL zarar olduğunu söylediğini, ... plakalı aracın 90.000.00.-TL üzerinden kendisine, ... plakalı aracın 120.000.00.-TL üzerinden davacıya kaldığını, kendisinin 50.000.00.-TL alacaklı olduğunu, davacının davaya konu ettiği çekin bu alacaktan kaynaklandığını, ortaklığın fiilen bittiğini, borçlardan sorumlu olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir . Mahkemece, davalı ...Ş. yönünden husumetten davanın reddine, davalı ... yönünden ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir. Davacı, davalıya ortaklık nedeni ile verdiği çekin, davalının giderlere katılmaması nedeni ile bedelsiz kaldığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespitini istediğinden, bu isteğin fiilen biten ortaklığın fesih ve tasfiyesini de kapsadığı kuşkusuzdur. O halde mahkemece; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 620 ve devamı maddelerinde düzenlenen adi ortaklık hükümleri dikkate alınarak, aynı kanunun 642 ve devamı maddelerindeki tasfiye hükümlerinin somut olaya uygulanması gerekmektedir. Tasfiye usulünü düzenleyen Türk Borçlar Kanunu'nun 644. maddesine göre; "Ortaklığın sona ermesi hâlinde tasfiye, yönetici olmayan ortaklar da dâhil olmak üzere, bütün ortakların elbirliğiyle yapılır. Ancak, ortaklık sözleşmesinde, ortaklardan biri tarafından kendi adına ve ortaklık hesabına belirli bazı işlemlerin yapılması öngörülmüşse, bu ortak, ortaklığın sona ermesinden sonra da o işlemleri tek başına yapmak ve diğerlerine hesap vermekle yükümlüdür. Ortaklar, tasfiye işlerini yürütmek üzere tasfiye görevlisi atayabilirler. Bu konuda anlaşamamaları hâlinde, ortaklardan her biri, tasfiye görevlisinin hâkim tarafından atanması isteminde bulunabilir.