2. Hukuk Dairesi 2012/8299 E. , 2012/28010 K. MAHKEMESİ :Konya 2. Aile Mahkemesi TARİHİ :12.01.2012 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı İ.D.’nun, Konya Numune Hastanesinden verilen 26.02.2010 tarihli sağlık kurul raporunda “organik beyin sendromu demansı” tanısı nedeniyle Konya 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 21.12.2010 gün 20…
**2. Hukuk Dairesi 2012/8299 E. , 2012/28010 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Konya 2. Aile Mahkemesi TARİHİ :12.01.2012 Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Davacı İ.D.’nun, Konya Numune Hastanesinden verilen 26.02.2010 tarihli sağlık kurul raporunda “organik beyin sendromu demansı” tanısı nedeniyle Konya 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 21.12.2010 gün 2010/167-2153 karar sayılı ilamı ile dava sırasında kısıtlandığı ve kendisine K. D.nun vasi olarak atandığı anlaşılmaktadır. Türk Medeni Kanununun 462/8. maddesi uyarınca vesayet makamından “vasiye husumete izin” kararı alınmadan, yargılamaya devamla hüküm tesisi doğru olmamıştır.. SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer yönlerin incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oyçokluğuyla karar verildi.22.11.2012 (Prş.) KARŞI OY YAZISI Davacının davayı açtıktan sonra, akıl hastalığı nedeniyle Türk Medeni Kanununun 405/1. maddesi uyarınca kısıtlandığı ve kendisine vasi atandığı anlaşılmaktadır. Türk Medeni Kanunun 405/1. maddesi uyarınca kısıtlanan akıl hastası Türk Medeni Kanununun hükümleri bakımından “tam ehliyetsiz kişi” (md.14) konumundadır. Tam ehliyetsiz kişinin hukuki işlemleri sonradan vasinin icazetiyle bile sağlıklı/geçerli hale getirilemez; kesin hükümsüzdür. Bu bakımdan açılan davanın vasi tarafından yürütülmesi söz konusu olamaz; işlemlerin baştan yenilenmesi (davanın yeniden açılması) gerekir. Davacının dava ehliyetinin yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken; mahkemece, davanın esastan reddine karar vermesi doğru olmamıştır. Ancak, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden; davanın reddine ilişkin hükmün gerekçesinin açıkladığım şekilde değiştirilerek ve düzeltilerek onanmasına (HUMK.md.438/son; HMK.md.370/4) karar verilmesi gerektiğini düşünüyorum.