8. Hukuk Dairesi 2023/6012 E. , 2025/2649 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/300 E., 2023/859 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Boyabat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/623 E., 2022/721 K. Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. Kararın davalı Hazine temsilcisi tarafın
**8. Hukuk Dairesi 2023/6012 E. , 2025/2649 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/300 E., 2023/859 K. KARAR : İstinaf başvurusunun esastan reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Boyabat 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/623 E., 2022/721 K. Taraflar arasındaki tapusuz taşınmazın tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. Kararın davalı Hazine temsilcisi tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: K A R A R Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ... ili ... ilçesi ... köyü hudutlarında bulunan sınırlarını tarif ettiği 3 adet taşınmazın 20 yıldan fazla bir süreden beri müvekkillerinin zilyetliğinde bulunduğunu, tapulama sırasında tespit dışı kaldığını, taşınmazın imar ve ihya edildiğini belireterek taşınmazın müvekkilleri adına 1/2 hisse ile tapuya tescilini istemiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...davacı harita bilirkişisinin raporunda 'C' harfi ile gösterilen yerden feragat ettiği, bu sebeple 'C' harfi ile gösterilen yer açısından davanın reddine karar verilmesi gerektiği, geriye kalan dava konusu taşınmazlar için ise taşınmazların evvelden beri ve halen günümüzde tarım arazisi olarak kullanıldığı, mahalli bilirkişi anlatımlarından anlaşıldığı üzere davacıların dava konusu taşınmazları babaları ile birlikte kullandıkları ve taşınmazların imar-ihyasının babaları tarafından tamamlandığı, dava tarihi itibariyle yirmi yılı aşkın süredir taşınmazı tarım amaçlı kullandıkları, tüm bu değerlendirmeler sonucunda davcıların dava konusu taşınmazları edinmeyi hak ettiği kanaatine de varıldığı..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, fen bilirkişinin 20.09.2021 tarihli raporuna ekli krokide (A) harfi ile gösterilen 675,74 m² tapusuz taşınmazın ½’si ... adına, ½’si ... adına eşit oranda köyün son parsel numarası verilmek suretiyle tapuya kayıt ve tesciline, fen bilirkişisinin 20.09.2021 tarihli raporuna ekli krokide (B) harfi ile gösterilen 771,74 m² tapusuz taşınmazın ... ve ... adına ½ oranında köyün son parsel numarası verilmek suretiyle tapuya kayıt ve tesciline, krokide (C) harfi ile gösterilen taşınmaza ilişkin talebin feragat nedeniyle reddine karar verilmiş, karara karşı davalı Hazine temsilcisinin istinaf Kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; "...mahallinde yapılan keşif sırasında dinlenilen yerel bilirkişi ve tanıkların zilyetliği doğrulamasına, uzman jeodezi ve fotogrametri bilirkişinin çekişmeli ve istinafa konu A ve B harfi ile nitelendirilen taşınmaz bölümlerinin hava fotoğraflarına göre dava tarihi öncesinde 20 yıldan fazla bir süre tarla olarak kullanıldığının anlaşılmasına, ziraat bilirkişinin çekişmeli taşınmaz bölümlerinin tarım arazisi olduğunu, 25 yıl boyunca ekilip biçildiğini bildirmesine, jeolog bilirkişinin taşınmazlar üzerinde ırmak ve dere yatağı izine rastlanmadığını, taşınmazların alanı ve çevresinde taşkın durumunun söz konusu olmadığını ve taşınmazların ırmağın etki alanı dışında olduğunu bildirmesine,yapılan senetsiz araştırması sonucunda da norm kısıtlamasının aşılmadığının anlaşılmasına, bu halde çekişmeli ve istinafa konu taşınmazlar üzerinde adına tescil kararı verilen davacılar yararına 3402 sayılı Kanun'un 14. ve TMK’nın 713. maddesinde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği..." gerekçesiyle davalı Hazine temsilcisinin istinaf başvurunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 Sayılı Kanun) 369/1 inci maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine temsilcisinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Harçtan muaf olduğundan Hazine'den harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.