Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/7881 E. , 2024/2305 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/7881 Karar No : 2024/2305 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı-... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ...Plastik ve Kalıp İnş. San. Tic. Ltd. Şti. İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı şirke
Danıştay 9. Daire Başkanlığı 2023/7881 E. , 2024/2305 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y DOKUZUNCU DAİRE Esas No : 2023/7881 Karar No : 2024/2305 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Başkanlığı-... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ...Plastik ve Kalıp İnş. San. Tic. Ltd. Şti. İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı şirket adına, sahte fatura kullanmak suretiyle komisyon geliri elde ettiği, alımlarının bir kısmını sahte faturalarla belgelendirdiği ve bir kısım faturalarını kayıt ve beyan dışı bıraktığı ve haksız katma değer vergisi iadesi aldığı yolunda düzenlenen vergi inceleme raporuna dayanılarak re'sen tarh edilen 2015/Ocak, Mart-Ağustos ve Ekim-Aralık dönemlerine ilişkin katma değer vergisi ile 2015/Ocak, Mart-Haziran dönemleri için üç kat, 2015/Temmuz,Ağustos ve Ekim-Aralık dönemleri için tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle üç kat kesilen vergi ziyaı cezaları ve haksız katma değer vergisi iadesi aldığından bahisle 2015/Ocak -Nisan dönemlerine ilişkin re'sen tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinin kaldırılması istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:...Vergi Mahkemesini... tarih ve E:..., K... sayılı kararıyla; Davacı şirket adına düzenlenen... tarih ve ... sayılı vergi tekniği raporunda ve 2014 yılına ilişkin hesap ve işlemlerinin incelendiği ... tarih ve... sayılı vergi tekniği raporuna da atıf yapılarak, davacı şirketin 2015 yılı işlemlerine ilişkin hem alım yaptığı şirketler hem de satış yaptığı şirketler hakkında inceleme ve değerlendirmeler yapıldığı, söz konusu vergi tekniği raporundaki tespitlerin incelenmesinden, davacının hayali ihracat organizasyonu içerisinde üretim ayağını oluşturduğu tespitleri göz önüne alındığında, gerek davacı şirkete ... tarafından düzenlenen irsaliyeli alış faturalarının, gerek davacı şirket tarafından ...'nın düzenlediği anılan alış faturalarına dayanılarak düzenlenen ve içeriği askılık, jant temizleyici, 35 mm silikon lastik, plastik düğme, sıvı sabunluk, plastik leğen, ayakkabılık saksı, plastik saklama kabı, dübel, çamaşır ipi, mobilya aksesuarı vb. olan satış faturalarının gerçek mal teslimine dayanmayan sahte belgeler olduğu, yine davacı şirket tarafından içeriği yukarıda belirtilen plastik ürünlerden oluşan ve ... Vergi Dairesi Müdürlüğünün ... vergi kimlik numaralı mükellefi ... Hayvancılık Akar. İnş. San. Tic. Ltd. Şti.'ye düzenlenen satış faturaları da gerçek bir mal teslimine dayanmadığından, anılan şirket tarafından davacı şirkete düzenlenen iade faturaların da gerçek bir mal teslimine dayanmayan sahte belgeler olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı, bu durumda, davacının kayıtlarına intikal ettirdiği ve sahte faturalara dayandırılan katma değer vergisi indirimlerinin reddi ile davacı şirketin düzenlediği sahte faturaların tutarları üzerinden, %2 oranı uygulanmak suretiyle elde ettiği tespit edilen komisyon geliri üzerinden tarh edilen vergi ziyalı katma değer vergilerinde hukuka aykırılık görülmediği, davacı şirketin vergi dairesine beyan ettiği belgeler arasında bulunmasına rağmen, gerçek teslimi içeren ve 06/11/2015 tarihinde düzenlenen bir kısım satış faturalarının yasal defterlere kaydının yapılmadığı, anılan faturalardaki katma değer vergilerinin beyannamelerine yansıtılmadığı, davacı şirketin buna ilişkin herhangi bir itirazının da bulunmadığı görüldüğü ve belirtilen faturalardaki tutarların kayıt ve beyan dışı bırakıldığı anlaşıldığından, tarhiyat yapılması yerinde olmakla birlikte, anılan fiil 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359. maddesinde sayılan fiiler arasında bulunmadığı ve kesilecek vergi ziyaı cezasının bir kat olarak uygulanması gerektiğinden, kayıt ve beyan dışı bırakılan faturalara isabet eden matrah üzerinden bir kat kesilen vergi ziyaı cezasında yasal isabetsizlik, anılan vergiler üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasının fazlaya ilişkin kısımlarında ise hukuka uyarlık görülmediği, söz konusu rapordaki tespitlere göre gerek davacı şirkete ... tarafından düzenlenen irsaliyeli alış faturalarının, gerek davacı şirket tarafından ...'nın düzenlediği anılan alış faturalarına dayanılarak düzenlenen ve içeriği askılık, dübel, çamaşır ipi, sabunluk, düğme, mobilya aksesuarı vb. olan satış faturalarının gerçek mal teslimine dayanmayan sahte belgeler olduğu sonucuna varıldığından, davacı tarafından ihraç kaydı ile düzenlenen ve içeriği yukarıda anılan ürünlerden oluşan satış faturalarının da sahte belgeler olduğu ve ihraç kaydıyla yapılan gerçek bir mal tesliminden söz edilemeyeceğinden, davacı şirket adına YMM raporu üzerine haksız katma değer vergisi iadesi aldığından bahisle 2015/Ocak, Nisan dönemlerine ilişkin tarh edilen üç kat vergi ziyaı cezalı katma değer vergilerinde yasal isabetsizlik görülmediği, tekerrüre esas alınan cezanın 12/02/2013 tarihinde tebliğ edilerek ihtilafsız kesinleşen vergi ziyaı cezası olduğu anlaşıldığından, vergi ziyaı cezalarına tekerrür hükümleri uygulanmasında hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne , kısmen reddine davanın, kayıt ve beyan dışı bırakılan fatura tutarları üzerinden yapılan cezalı tarhiyatın, tekerrür hükümleri uygulanarak kesilen bir katı aşan vergi ziyaı cezasının kaldırılmasına, karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesi Kararının; kabule ilişkin kısmına davalı idarece ve vergi ziyaı cezasına tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle artırılan kısımları haricindeki davanın reddine ilişkin diğer kısımlarına davacı tarafından ileri sürülen iddiaların kararın bu kısımlarının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte olmadığı, davacı istinaf başvurusunun Vergi Mahkemesi kararının vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle arttırılan kısımları yönünden ise, Vergi Mahkemesince, tekerrüre esas olarak "12/02/2013 tarihinde tebliğ edilerek ihtilafsız kesinleşen vergi ziyaı cezası dayanak alınarak, dava konusu tarhiyat üzerinden kesilen vergi ziyaı cezasına tekerrür hükümleri uygulanmasında hukuka aykırılık görülmediği" gerekçesi yerinde ise de tekerrür hükümlerinin uygulanmasının nedeni olarak gösterilen, 2012/Ekim dönemi kanuni süresinden sonra verilen düzeltme beyannamesine istinaden kesilen vergi ziyaı cezası miktarının 3,09-TL olduğu dikkate alındığında, kesilen vergi ziyaı cezasına uygulanan tekerrür cezasının 3,09-TL tutarındaki kısmında hukuka aykırılık, cezanın fazlaya ilişkin kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine, davacı istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen reddine, Vergi Mahkemesi kararının, tekerrür hükümleri uygulanmak suretiyle arttırılan vergi ziyaı cezasının 3,09-TL tutarını aşan kısmına yönelik davacı istinaf başvurusunun kabülüne, kararın belirtilen kısmı kaldırılarak, davanın bu kısmının kabulüne ve kararın verildiği tarihte yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 5.500,00-TL avukatlık ücretinin davalı idare tarafından davacıya ödenmesine, karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI:Davacı hakkında düzenlenen raporlar doğrultusunda yapılan işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı, davacı adına düzenlenen ihbarnamelerin 17/04/2020 tarihli olduğu, söz konusu tarihte 213 sayılı Kanunun 339. maddesinde yapılan değişiliğin yürürlükte olmadığı iddiasıyla kararın aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Bölge İdare Mahkemesi kararının, kayıt ve beyan dışı bırakılan fatura tutarları üzerinden yapılan cezalı tarhiyatın, tekerrür hükümleri uygulanarak kesilen bir katı aşan vergi ziyaı cezasının kaldırılmasına ilişkin kısmı ile vergi ziyaı cezasına uygulanan tekerrürün 3,09-TL tutarını aşan kısmı usul ve hukuka uygun olup, davalı idarece dilekçede ileri sürülen iddialar, kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının, davalı idare tarafından, davacıya vekalet ücreti ödenmesine karar verilmesine ilişkin kısmına yönelik davalı temyiz istemine gelince; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde; temyiz incelemesi sonunda, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştayın kararı düzelterek onayacağı ifade edilmiştir. Maddenin gerekçesinde ise madde ile temyiz incelemesinde sadece maddi hatalarda değil, aynı zamanda yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen eksiklik ya da yanlışlıklarda da düzelterek onama kararı verilmesinin sağlandığı, uygulamada, vekâlet ücretine, yargılama giderlerine ya da faize hükmedilmesinin unutulması ya da bunların yanlış hesaplanması gibi kararın asli olmayan unsurlarında görülen bir kısım eksiklik ya da yanlışlıklar nedeniyle bozma kararları verildiği, bunun mahkeme tarafından tekrar karara bağlandığı ve yine bu kararlara karşı yeniden kanun yollarına başvurulabilmesi nedeniyle hem zaman hem emek kaybına neden olunduğunun görüldüğü, bu suretle esasa etkili olmayan konularda Danıştayın kesin karar vermesi sağlanarak uyuşmazlığın hızla sonuçlandırılmasının amaçlandığı hususlarına yer verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden, davacının yargılamanın hiç bir aşamasında avukat tarafından temsil edilmediği, buna karşın Vergi Mahkemesince "5.500,00-TL vekalet ücretinin davalı tarafından davacıya ödenmesine" hükmedildiği anlaşılmıştır. Bu husus, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan düzeltilmesi mümkün eksiklik olarak görüldüğünden, hüküm fıkrasından "5.500,00-TL vekalet ücretinin davalı tarafından davacıya ödenmesine" ibaresi çıkarılmak suretiyle, kararın vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; Davalının temyiz isteminin reddine, ... Bölge İdare Mahkemesi... Vergi Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının, vekalet ücreti dışındaki kısımlarının ONANMASINA, vekalet ücetine ilişkin hüküm fıkrasının yukarıda belirtildiği şekilde düzeltilerek ONANMASINA, 3. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... Vergi Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... Vergi Mahkemesine gönderilmesine, 30/04/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.