12. Ceza Dairesi 2013/14128 E. , 2014/8367 K. "" Tebliğname No : 4 - 2011/204487 Mahkemesi : Malatya 2. Sulh Ceza Mahkemesi Tarihi : 08/03/2011 Numarası : 2010/312-2011/170 Suç : Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Kanun…
**12. Ceza Dairesi 2013/14128 E. , 2014/8367 K.** **"İçtihat Metni"** Tebliğname No : 4 - 2011/204487 Mahkemesi : Malatya 2. Sulh Ceza Mahkemesi Tarihi : 08/03/2011 Numarası : 2010/312-2011/170 Suç : Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması Kişiler arasındaki konuşmaların dinlenmesi ve kayda alınması suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: 25.07.2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Kanunun 7. maddesiyle CMK'nın 231. maddesinin altıncı fıkrasına, “Sanığın kabul etmemesi hâlinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmez.” düzenlemesi eklenmiş olup, sanığın, duruşmanın 08.03.2011 tarihli son oturumunda, hakkında mahkumiyet kararı verilmesi halinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasını talep ettiği anlaşıldığından, tebliğnamedeki, “Adli sicil kaydı da bulunmayan sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olup olmadığının tartışılmaması” nedeniyle hükmün bozulmasını öneren (2) numaralı görüşe iştirak edilmemiştir. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine; ancak, 1- Gerekçeli karar başlığında, 15.07.2009 olan suçun işlendiği tarihin 31.03.2010 olarak yazılması ve suçun işlendiği zaman diliminin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/2-c maddesine aykırı hareket edilmesi, 2- Ceza Genel Kurulunun yerleşik kararlarında da vurgulandığı üzere, savunma hakkı ile yakından ilgili bulunan CMK'nın 216/3. maddesine aykırı olarak, hükümden önce son sözün hazır bulunan sanığa verilmemesi,