18. Ceza Dairesi 2018/1815 E. , 2018/6837 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Çevrenin kasten kirletilmesi HÜKÜM : Beraat KARAR Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, gerekçeli kararın, yokluğunda karar verilen müşteki İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekiline tebliğ edilmediği anlaşılmakla; müşteki vekilinin 25/04/2017 tarihinde yaptığı temyiz başvurusu süresinde kabul edilip, temyiz…
**18. Ceza Dairesi 2018/1815 E. , 2018/6837 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Çevrenin kasten kirletilmesi HÜKÜM : Beraat KARAR Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, gerekçeli kararın, yokluğunda karar verilen müşteki İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı vekiline tebliğ edilmediği anlaşılmakla; müşteki vekilinin 25/04/2017 tarihinde yaptığı temyiz başvurusu süresinde kabul edilip, temyiz isteğinin reddine ilişkin ek karar kaldırılarak, temyiz dilekçesinin kapsamına göre CMK’nın 237/2. maddesi uyarınca müşteki İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın davaya katılmasına, vekilinin de katılan vekili olarak kabulüne karar verilerek dosya görüşüldü: Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi. Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; I- Genel İlkeler: Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 56/1. maddesine göre herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir. Aynı maddenin ikinci fıkrasında getirilen düzenleme ile de çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevre kirlenmesini önlemek gerek Devlete gerekse vatandaşlara ödev olarak yüklenmiştir. Anayasada yer alan bu ilkeler 2872 sayılı Çevre Kanunu'nun 3/a maddesinde de benzer biçimde düzenlenmiştir. Buna göre; gerçek ya da tüzel kişi olarak herkes, çevrenin korunması ve kirliliğin önlenmesi ile görevli olup, alınacak tedbirlere ve belirlenen esaslara uymakla yükümlüdür. Bu bağlamda, “kamu sağlığını ve çevreyi koruma” prensibi Türk Ceza Kanunu’nun birinci maddesinde Kanun’un amaçlarından birisi olarak öngörülmüş, ayrıca “sağlıklı bir çevrede yaşama hakkı” başta bu Kanunun 181 ilâ 184. maddeleri olmak üzere, 2872 sayılı Çevre Kanunu’nda ve diğer bir kısım mevzuatta koruma altına alınmış, çevreyi kirletme eylemi farklı suç ve kabahat türleri ile yaptırıma bağlanmıştır. Türk Ceza Kanununun 181. maddesinin birinci fıkrasında suç olarak düzenlenen atık veya artıklarla çevrenin kasten kirletilmesi fiili, kanunlarda belirtilen teknik usullere aykırı olarak, çevreye zarar verecek şekilde atık veya artıkların alıcı ortamlar olan toprak, su ve havaya kasten verilmesidir. Buna göre suç, atık veya artıkların teknik usullere aykırı olarak bir defa alıcı ortama verilmesiyle oluşacaktır.