Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/5676 E. , 2024/6391 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/5676 Karar No : 2024/6391 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Vakıf Üniversitesi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Vakıf Üniversitesi Meslek Yü
Danıştay 8. Daire Başkanlığı 2023/5676 E. , 2024/6391 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y SEKİZİNCİ DAİRE Esas No : 2023/5676 Karar No : 2024/6391 TEMYİZ İSTEMİNDE BULUNAN (DAVACI) : ... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Vakıf Üniversitesi VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... Vakıf Üniversitesi Meslek Yüksekokulu Çocuk Gelişimi Bölümü'nde, öğretim görevlisi olarak görev yapan davacı tarafından, 2015-2016 eğitim öğretim yılı bahar döneminden itibaren ders planlamalarında hizmetine ihtiyaç görülmediğinden bahisle 14/01/2016 tarihi itibariyle yasal hakları karşılanmak şartıyla görevinin sonlandırılmasına ilişkin tesis edilen ... tarih, ... sayılı davalı idare işleminin iptali ile yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının, basında "Bu suça ortak olmayacağız" başlığıyla yayınlanan bildiriye imza atmakla, T.C Devletini, açıkça ülkenin belli bir bölgesindeki insanları açlığa ve susuzluğa mahkum ettiği, özellikle belli bir etnik grubu katlettiği, yaşam hakkını ortadan kaldırdığı ve sürgün ettiğini ileri sürerek haksız ve gerçeğe aykırı olarak ağır suç isnadında bulunmak suretiyle düşünce özgürlüğü sınırlarını aşacak şekilde beyanda bulunduğu, yapılan bu beyan ve açıklamalar ile davalı idare açısından ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan davacının iş akdinin sonlandırılmasına ilişkin şartların oluştuğu anlaşıldığından, iş akdinin sonlandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Dairemizin 22.12.2021 tarih ve E:2018/1554, 2021/6730 sayılı kararı ile ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin istinaf isteminin reddine ilişkin ... tarih ve E:..., k:... sayılı kararının bozulması üzerine ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince bozma kararına uyularak ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davacının mezun olduğu lisans ve yüksek lisans bölümün kadrosunun bulunduğu Çocuk Gelişimi Bölümü ile uyumlu olmadığı, bu bölümde ana derslerden hiç birini veremediği, dolayısıyla davacının hizmetine ihtiyaç bulunmadığı, nitekim davacının sözleşmesinin feshinden sonra anılan bölüme Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Bölümü Mezunu öğretim elamanı almak amacıyla ilan verildiği ve alan ile uyumlu öğretim elamanı alındığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine karar verildiği görülmektedir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı vekili tarafından; müvekkilinin sözleşmesinin yetkili makam organı olan mütevelli heyetince alınmadığı, mütevelli heyetince kullanılacak olan bu yetkinin Rektör'e devredildiğine dair herhangi bir karar olmadan işlemin yetkisiz olan Rektör tarafından tesis edildiği, öğretim üyelerinin görevinde başarılı olmadığı veya hizmetine ihtiyaç duyulmadığına ilişkin somut bilgi ve belge bulunmadan sözleşmelerinin yenilenmemesine ilişkin işlemlerde hukuka uygunluk bulunmadığı, davalı idarenin de müvekkilinin hizmetine ihtiyaç duyulmadığı hususunun somut bilgi ve belgelerle ortaya koyulmadığı ileri sürülmüştür. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NUN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davalı Üniversitede, taraflarca imzalanan sözleşme uyarınca 02/05/2013 tarihinden itibaren öğretim görevlisi olarak görev yapan davacının sözleşmesinin, 2015-2016 eğitim öğretim yılı bahar döneminden itibaren ders planlamalarında kendisine ihtiyaç görülmediği gerekçesiyle 14/01/2016 tarihi itibariyle feshedilmesine karar verilmiştir. Bunun üzerine davacı tarafından, sözleşmesinin sonlandırılmasına ilişkin işlem ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının ödenmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasa'nın 130. maddesinde, kanunda gösterilen usul ve esaslara göre, kazanç amacına yönelik olmamak şartı ile vakıflar tarafından, Devletin gözetim ve denetimine tabi yükseköğretim kurumları kurulabileceği, vakıflar tarafından kurulan yükseköğretim kurumlarının, mali ve idari konuları dışındaki akademik çalışmaları, öğretim elemanlarının sağlanması ve güvenlik yönlerinden Devlet eliyle kurulan yükseköğretim kurumları için Anayasada belirtilen hükümlere tabi olacağı kurala bağlanmıştır. 2547 sayılı Kanun ek 5. maddesinin 2. fıkrasında; ''Mütevelli heyet vakıf yükseköğretim kurumunun tüzelkişiliğini temsil eder. Vakıf yükseköğretim kurumlarının yöneticileri Yükseköğretim Kurulunun olumlu görüşü alınarak mütevelli heyet tarafından atanır. Mütevelli heyet; vakıf yüksek öğretim kurumu yöneticilerine uygun gördüğü ölçüde yetkilerini devredebilir. Yükseköğretim kurumunda görevlendirilecek yöneticiler ve öğretim elemanları ile diğer personelin sözleşmelerini yapar, atamalarını ve görevden alınmalarını onaylar, yükseköğretim kurumunun bütçesini onaylar ve uygulamaları izler, ayrıca vakıfca hazırlanan yönetmelik hükümlerine göre diğer görevleri yürütür.'' kuralı yer almıştır. 31.12.2005 tarih ve 26040 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Vakıf Yükseköğretim Kurumları Yönetmeliği'nin ''Mütevelli heyet'' başlığını taşıyan 20. maddesinin 1. fıkrasında, ''Vakıf yükseköğretim kurumunun en yüksek karar organı olan mütevelli heyet, vakıf yükseköğretim kurumunun tüzel kişiliğini temsil eder.'' kuralı; aynı maddenin 4. fıkrasında, ''Mütevelli heyet, yükseköğretim kurumunda görevlendirilecek yöneticiler ve öğretim elemanları ile diğer personelin sözleşmelerini yapar, atamalarını, öğretim elemanı dışındaki personelin terfilerini ve görevden alınmalarını onaylar, yükseköğretim kurumunun bütçesini kabul eder ve uygulamaları izler. Öğrencilerden alınacak ücretleri tespit eder. Ayrıca Yükseköğretim Kurulu’nun olumlu görüşü alınmak suretiyle vakıfça hazırlanan yönetmelik hükümlerine göre diğer görevleri yürütür.'' kuralı; ''Akademik organlar'' başlığını taşıyan 21. maddesinde; ''Vakıflarca kurulacak yükseköğretim kurumlarındaki akademik organlar, devlet yükseköğretim kurumlarındaki akademik organlar gibi düzenlenir ve onların görevlerini yerine getirir. Bu konuda mütevelli heyetin yetkileri saklıdır. Vakıf üniversiteleri ve yüksek teknoloji enstitülerinin yöneticisi rektör, vakıf meslek yüksekokulunun yöneticisi müdürdür. Rektör ve senatonun dört yıl için seçeceği bir profesör, Üniversitelerarası Kurulun üyeleridir.'' kuralı yer almıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinde "İdarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları", idari dava türleri arasında sayılmış, böylece, mahkemelerce idari işlemin yargısal denetimi yapılırken, işlemin mevzuatla belirlenen makam veya merci tarafından tesis edilip edilmediğinin araştırılacağı kurala bağlanmıştır. Bir kamu görevlisi, kurul ya da organın idare adına karar verebilme ve işlem tesis edebilme gücü olarak tanımlanan yetki, idari işlemin kurucu unsuru olup, yargısal denetim yapılırken ilk önce işlemin yetki unsurunun hukuka uygun olup olmadığı incelenmektedir. Bir kişi, kurul ya da organın herhangi bir idari işlem bakımından yetkili kabul edilebilmesi için hukuka uygun şekilde görevlendirilmiş yani yetkilendirilmiş olması gereklidir. İdare hukukundaki kanunilik ilkesi gereğince, bir hukuk kuralı ile verilmeyen yetki kullanılarak tesis edilen işlem, hukuka aykırı olacaktır. Yargı mercilerince yetki unsurunda sakatlık tespit edildiği takdirde işlemin diğer unsurlar bakımından incelenmesine olanak bulunmamaktadır. Bununla birlikte yetki unsuru, kamu düzeniyle ilgili olduğundan, idari yargı mercileri, kanun yolu incelemeleri dahil, davanın hangi safhası olursa olsun yetki unsurunda sakatlık tespit ettikleri takdirde işlemin iptaline karar vermek zorundadırlar. 2547 sayılı Kanun uyarınca; vakıf üniversitelerinde öğretim elemanları ve diğer personelin sözleşmelerinin, atamalarının ve görevden alınmalarının mütevelli heyetince yapılacağı, mütevelli heyetinin yetkilerini vakıf yükseköğretim kurumu yöneticilerine uygun gördüğü ölçüde devredebileceği açıktır. Dairemizce; Rektör tarafından, davacının iş sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin tesis edilen dava konusu işlemin mütevelli heyetinin onayı ile tesis edilip edilmediğinin veya mütevelli heyetçe kullanılabilecek bu yetkinin Rektör'e devredildiğine ilişkin mütevelli heyet kararının bulunup bulunmadığı hususunun davalı idareye, 24.11.2023 ve 03.04.2024 tarihli Ara Kararları ile sorulmasına rağmen, davalı idarece Ara Kararlara cevap verilmediği, dosyada da buna ilişkin herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı görülmektedir. Bu durumda; sözleşmenin sonlandırılması işleminin, ilgili mevzuat uyarınca davalı üniversite mütevelli heyeti tarafından alınacak bir karar veya bu heyetin yetkisini devretmek suretiyle yetkilendirdiği üniversite yöneticisi tarafından yapılması gerekmekte olup, bu prosedür işletilmeksizin Rektör tarafından anılan işlemin tesis edildiği görüldüğünden, dava konusu işlemde yetki unsuru yönünden hukuka uyarlık bulunmamaktadır. Öte taraftan; davacının dava konusu işlem nedeniyle mahrum kaldığı parasal haklarının, üniversite ile yapmış olduğu sözleşme süresi ile sınırlı olmak üzere kamu kamu görevinden çıkarıldığı tarihe kadar ödenmesi gerekmedir. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan temyiz isteminin kabulüne, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... gün ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın yukarıda belirtilen Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 4. Kesin olarak 06/12/2024 tarihinde oybirliği ile karar verildi.