Başvuru, gözaltında işkence görülmesi nedeniyle işkence, eziyet ve insan haysiyeti ile bağdaşmayan muamele yasağının; tutukluluğun uzun sürmesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; hukuka aykırı delillere dayanılarak karar verilmesi, taleplerin dikkate alınmaması, gerekçeli kararın sekiz ay sonra yazılması, yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmaması ve benzeri nedenlerle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; gözaltında işkence görülmesi nedeniyle işkence, eziyet ve insan haysiyeti ile bağdaşmayan muamele yasağının; tutukluluğun uzun sürmesi nedeniyle kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının; hukuka aykırı delillere dayanılarak karar verilmesi, taleplerin dikkate alınmaması, gerekçeli kararın sekiz ay sonra yazılması, yargılamanın makul sürede sonuçlandırılmaması ve benzeri nedenlerle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru, 12/8/2013 tarihinde Edirne Cumhuriyet Başsavcılığı vasıtasıyla adli yardım talepli olarak yapılmıştır. Başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesi neticesinde başvurunun Komisyona sunulmasına engel teşkil edecek bir eksikliğinin bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm Üçüncü Komisyonunca 30/6/2015 tarihinde, başvurucunun adli yardım talebinin kabulüne ve başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Projesi (UYAP) vasıtasıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Başvurucu Hakkındaki Soruşturma ve Kovuşturmalar 13/7/2002 tarihinde İstanbul ili Üsküdar ilçesi Kuzguncuk Mahallesindeki evinin yakınında çıplak ve darp edilmiş vaziyette bulunarak hastaneye kaldırılan Ş. isimli şahıs, tedavi gördüğü hastanede 20/7/2002 tarihinde yaşamını yitirmiştir. Kendi beyanına göre, belirtilen olayın şüphelisi olması nedeniyle İstanbul'dan uzaklaşmak isteyen başvurucu, H.K. sahte kimliği ile Avşa Adası'na (Marmara/Balıkesir) gitmiştir. Başvurucu, 30/7/2002 tarihinde Avşa Adası'nda meydana gelen, U. ve H.U.B. adlı kişilerin ateşli silahla öldürülmeleri ile sonuçlanan kavga olayına karışmıştır. Belirtilen olayla ilgili olarak H.K. adına düzenlenmiş sahte kimlikle gözaltına alınan başvurucu, belirtilen kimliği kullanarak 1/8/2002 tarihinde jandarmaya ve 4/8/2002 tarihinde Cumhuriyet savcısına şüpheli sıfatıyla ifade vermiştir. Marmara Sulh Ceza Mahkemesince yapılan sorgusunu müteakip 4/8/2002 tarihinde tutuklanan başvurucu hakkında aynı sahte kimlik bilgileri esas alınarak Bandırma Cumhuriyet Başsavcılığının 7/11/2002 tarihli ve 2002/72 sayılı iddianamesi ile Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davası açılmıştır. Yargılama devam ederken anılan Mahkemece başvurucunun tahliyesine karar verilmiştir. Bu aşamaya kadar başvurucunun gerçek kimlik bilgilerinin, belirtilen makamlarca bilinmediği anlaşılmaktadır. Tahliye edilmesi sonrasında, yağma suçunu işlediği şüphesi ile 8/1/2003 tarihinde İstanbul Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü görevlilerince yakalanan başvurucu; kasten öldürme, yağma, çıkar amaçlı suç örgütü kurmak ve yönetmek, sahtecilik, hürriyeti tahdit ve 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a muhalefet suçlarını işlediği şüphesi ile gözaltına alınmıştır. Anılan kolluk biriminde başvurucunun 10/1/2003 tarihinde müdafii hazır bulunmaksızın ifadesi alınmıştır. 12/1/2003 tarihinde gözaltından çıkarılan başvurucu, ifadesi alınmak üzere İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığına sevk edilmiştir. Aynı tarihte ilgili Cumhuriyet savcısı tarafından alınan ifadesinde başvurucu, savunmasını yapmış ve hakkındaki suçlamaları inkâr etmiştir. Başvurucunun anılan ifadesinin ilgili kısımları şöyledir:"... [E]mniyette de bu şekilde anlattım ancak farklı yazmışlar. ... bana manevi işkence yaptılar. [İ]nsanlık onurumla oynadılar. [H]akaret küfür ettiler. [E]llerimi ve ayaklarımı bağladılar. [G]özlerimi de bağladılar. [T]okat ve yumruk attılar. [Z]orla bu ifadeyi okutmadan imzalattılar. [B]u şekilde bana kötü muamelede bulunan ... organize şube müdürlüğü görevlilerinden şikayetçiyim dedi.Doktor raporları okundu: [R]aporlara bir diyeceğim yoktur. [R]aporlar iddialarımı doğrulamaktadır. Polisler bana dayak yediğini söyleme dediler. Doktora da bu arabadan atlayınca böyle oldu dediler...." Başvurucu, aynı tarihte sorgu için İstanbul 4 No.lu Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) Hâkimliğine sevk edilmiştir. Avukatı refakatinde savunmasını yapan başvurucu, anılan Hâkimliğin 12/1/2003 tarihli ve 2003/12 sayılı kararı ile tutuklanmıştır. İstanbul DGM Cumhuriyet Başsavcılığının 18/2/2003 tarihli ve E.2003/277 sayılı iddianamesi ile başvurucu hakkında; çıkar amaçlı suç örgütü kurmak, işkence ile adam öldürmek, yağma, yağmaya teşebbüs, hürriyeti tahdit, sahte nüfus cüzdanı kullanmak, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet ve cürümden hasıl olan eşyayı bilerek kullanmak suçlarından kamu davası açılmıştır. Başvurucunun gerçek kimlik bilgileri ile yakalanarak tutuklanmasını müteakip Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin 1/7/2003 tarihli ve E.2002/164 sayılı kararı ile Avşa Adası'nda meydana gelen olayla ilgili olarak açılan kamu davası, İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin E.2003/64 sayılı dava dosyası ile birleştirilmiştir. Yapılan yargılama neticesinde İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin 26/9/2008 tarihli ve E.2003/64, K.2008/210 sayılı kararıyla başvurucunun, suç işlemek amacıyla silahlı örgüt kurmak ve yönetmek suçundan 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun "220/1-3, 53/1-2-3, 58/9, maddeleri" gereğince iki yıl altı ay hapis, sahte nüfus cüzdanı kullanmak suçundan 1/3/1926 tarihli ve 765 sayılı mülga Türk Ceza Kanunu'nun ve maddeleri gereğince bir yıl hapis, maktul Ş.yi birlikte tasarlayarak ve canavarca hisle ve eziyet çektirerek kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Kanun'un "82/[1]a-b, 53/1-2-3, maddeleri" gereğince ağırlaştırılmış müebbet hapis, maktul U.yu birlikte kasten öldürmek suçundan 765 sayılı Kanun'un "64, 448, 20, 31, 33, [m]addeleri" gereğince 24 yıl hapis, maktul H.U.B.'yi hedefte hata sonucu kasten öldürme suçundan 765 sayılı Kanun'un "52, 448, 20, 31, 33, [m]addeleri" gereğince 24 yıl hapis, müşteki A.A.ya ait aracı örgüte yarar sağlamak amacıyla silahla tehdit ederek yağma suçundan 5237 sayılı Kanun'un "149/1-a-c-g, 53/1-2-3, maddeleri" gereğince 10 yıl hapis, müşteki O.Ö.nün "11 milyar TL" vermesi konusunda örgüte yarar sağlamak amacıyla silahla tehdit ederek yağmaya teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un "149/1-a-c-g, 35/2, 53/1-2-3, maddeleri" gereğince iki yıl altı ay hapis, müşteki Ş.T.ye yönelik yağmaya teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun'un "148/1, 35/2, 53/1-2-3, maddeleri" gereğince iki yıl altı ay hapis, hürriyeti tahdit suçundan 765 sayılı Kanun'un "179/1-son, maddeleri" gereğince bir yıl dört ay hapis ve "457 YTL" adli para cezaları ile cezalandırılmasına ve tutukluluk hâlinin hükümle birlikte devamına karar verilmiştir. Temyiz üzerine Yargıtay Ceza Dairesinin 26/5/2010 tarihli ve E.2010/10140, K.2010/3874 sayılı kararı ile başvurucu hakkında maktul H.U.B.yi hedefte hata sonucu kasten öldürme suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün, "[s]anıkların doğrudan maktul H... U...'u hedef aldıklarını gösteren delillerin bulunmadığı, ancak kavgaya dahil olan maktul .. U... ile birlikte topluluk içinde bulunan maktul H... U...'un da isabet alabileceğini öngörebilecek durumda oldukları, eylemlerinin 5237 sayılı TCK hükümlerine göre 'olası kastla öldürme' suçunu oluşturduğu gözetilmeden, lehe Kanunun tespiti amacıyla yapılması gereken somut karşılaştırmanın, 765 sayılı TCK'nun 52, 448 ve 5237 sayılı TCK'nun 81, 21/ maddeleri arasında yapılması gerektiği gözetilmeksizin, 765 sayılı TCK'nun 52, 448 ve 5237 sayılı TCK'nun maddeleri arasında karşılaştırma yapılarak, 765 sayılı TCK'nun 52, 448 maddelerinin lehe olduğu kabul edilmek suretiyle" hüküm kurulduğu gerekçesiyle bozulmasına, sahtecilik ve hürriyeti sınırlama suçları yönünden dava zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle kamu davasının ortadan kaldırılmasına, diğer hükümler yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir. Bozma kararı sonrasında yapılan yargılama neticesinde İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin 28/10/2011 tarihli ve E.2010/171, K.2011/164 sayılı kararıyla başvurucunun, olası kasıtla öldürme suçundan 20 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve tutukluluk hâlinin devamına karar verilmiştir. Yargıtay Ceza Dairesinin 20/3/2013 tarihli ve E.2012/5959, K.2013/2342 sayılı ilamı ile İlk Derece Mahkemesinin anılan kararı onanmıştır. Başvurucu, Yargıtayın anılan onama ilamından, İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin 15/7/2013 tarihli ve 2013/487 Değişik İş sayılı kararının kendisine 31/7/2013 tarihinde tebliğ edilmesi ile haberdar olduğunu bildirmiştir. Başvurucunun, onama kararını daha önce öğrendiğine dair herhangi bir bilgi veya belgeye rastlanmamıştır. Başvurucunun İşkence İddiaları İle İlgili Soruşturma ve Kovuşturma Süreci Başvurucu, 8/1/2003 tarihinde polis memurları tarafından yakalanarak gözaltına alındığında kendisine işkence yapıldığı ve kötü muamelede bulunulduğu iddiası ile ilgili kolluk görevlilerinden şikâyetçi olmuştur. Başvurucunun şikâyeti üzerine başlatılan soruşturma kapsamında Fatih Cumhuriyet Başsavcılığının 1/8/2003 tarihli ve E.3853 sayılı iddianamesi ile ilgili görevliler hakkında Fatih Asliye Ceza Mahkemesinde kamu davası açılmıştır. Belirtilen iddianamede sanıkların, 765 sayılı Kanun'un maddesi gereğince cezalandırılmaları talep edilmiştir. Fatih Asliye Ceza Mahkemesinin 24/3/2004 tarihli ve E.2003/574, K.2004/71 sayılı görevsizlik kararı ile dava dosyası İstanbul Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmiştir. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesinin 8/6/2005 tarihli ve E.2004/134, K.2005/146 sayılı kararı ile ilgili görevliler hakkında "atılı suçu işlediklerine dair ... yeterli, kesin ve inandırıcı kanıtlar elde edilemediği..." gerekçesiyle beraat kararı verilmiştir. Anılan beraat kararı, başvurucunun temyizi üzerine Yargıtay Ceza Dairesinin 2/5/2007 tarihli ve E.2007/3378, K.2007/3364 sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmiştir.B. İlgili Hukuk 765 sayılı Kanun'un , , , , , , , , ; 5237 sayılı Kanun'un , , , , , , , ; 30/7/1999 tarihli ve 4422 sayılı mülga Çıkar Amaçlı Suç Örgütleriyle Mücadele Kanunu'nun ; 16/6/1983 tarihli ve 2845 sayılı mülga Devlet Güvenlik Mahkemelerinin Kuruluş ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun'un maddeleri.