Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/24029 E. , 2025/2838 K. T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/24029 Karar No : 2025/2838 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ...Kurulu / ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : ... hakimi olarak görev yapmakta iken ... tarih ve ... sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararıyla FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin…
Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2023/24029 E. , 2025/2838 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2023/24029 Karar No : 2025/2838 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ...Kurulu / ... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : ... hakimi olarak görev yapmakta iken ... tarih ve ... sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararıyla FETÖ ile iltisak ve irtibatının olduğu gerekçesiyle 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararname'nin 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilmiş olan davacı tarafından, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:2021/1160 sayılı kararı ile anılan karara yönelik yeniden inceleme talebinin reddine dair aynı Dairenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ve bu karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptali ile işlem nedeniyle uğradığı iddia edilen zarara karşılık 40.000,00-TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir. DAVACININ İDDİALARI: Dava konusu işlem ile meslekten çıkarılmadan önce Hakimler ve Savcılar Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla meslekten çıkarma cezası ile cezalandırıldığı, sözü edilen karar ile dava konusu meslekten çıkarma cezasının konularının aynı olduğu, aynı eylemi nedeniyle mükerrer ceza verildiği, idari soruşturmaya 2016 yılı mart ayında başlanmış ise de disiplin cezasının ... tarihinde kesinleştiği ve disiplin zaman aşımının gerçekleştiği, soruşturma aşamasında tutuklu bulunması nedeniyle etkili bir savunma yapamadığından savunma hakkının ihlal edildiği, kararda imzası bulunan Kurul üyelerinin, itirazın inceleneceği Genel Kurul toplantısına katılmamaları talebinde bulunduğu halde bu talebi kabul edilmeyerek etkin başvuru hakkının ihlal edildiği, karara gerekçe yapılan sosyal medya paylaşımlarının hukuka aykırı deliller kapsamında olduğu, iddiaya konu paylaşımlarının hangilerinin hangi cümlesinin delil olarak kabul edildiği açıklanmadan ve şahsileştirme yapılmadan karar verildiği, hükumeti yıpratma, hükumet hakkındaki soruşturmaları kamu oyunda meşrulaştırmak ve kamu baskısı oluşturmak şeklinde bir suç tipi bulunmadığından suç ve cezada kanunilik ilkesinin ihlal edildiği, karara konu eylem ile verilen ceza arasında orantılılık bulunmadığı ve işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. DAVALININ SAVUNMASI : Davacının, dava konusu meslekten çıkarma cezasına ilişkin eylemlerinin suç teşkil etmese ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu, memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğünden 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca meslekten çıkarıldığı, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 72/2. maddesinde "meslekten çıkarma" ve "yer değiştirme" cezaları yönünden hiçbir zaman aşımı süresinin öngörülmediği, davacının soruşturmaya konu eylemleri nedeniyle kovuşturma yapılması gerekli görüldüğünden soruşturma evrakının ... Ağır Ceza Mahkemesine verilmek üzere ... Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, yetkisizlik kararı ile dosyanın ... Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Soruşturma No:..., Karar No: ... sayılı kararı ile mükerrerlik nedeniyle kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, disiplin cezasına konu eylem yönünden ceza zaman aşımının uygulanması gerektiği, aynı eylem nedeniyle birden fazla ceza verilmesinin söz konusu olmadığı, Hakimler Savcılar Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararıyla terör örgütleriyle irtibatlı ve iltisaklı olduğu değerlendirilerek 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin 3/1 maddesi uyarınca meslekten çıkarıldığı, dava konusu kararda ise soruşturmaya konu sosyal medya paylaşımlarının mesleğin şeref ve onurunu bozan, mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte olduğu değerlendirilerek 2802 sayılı Kanunun 69/son maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararda imzası bulunan HSK ....Daire üyelerinin, itirazı inceleyecek olan Genel Kurul toplantısına katılamayacağı yönünde yasal bir düzenleme bulunmadığı, şahsileştirme yapılmadan karar verildiği iddiasının doğru olmadığı, soruşturma raporunda davacının eylemlerinin ne olduğu ve ne şekilde sübuta erdiğinin ayrı ayrı açıklandığı, davacının eylemi ile orantılı olarak kanuna uygun bir şekilde cezalandırıldığı ve işlemde hukuka aykırılık bulunmadığından manevi tazminat isteminin de reddi gerektiği savunulmuştur. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'İN DÜŞÜNCESİ : Davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI ...'NUN DÜŞÜNCESİ :Dava, ... Hakimi iken Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunca 667 sayılı KHK'nın 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilen davacı tarafından, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası gereğince meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararı ve bu karara karşı yaptığı yeniden inceleme talebinin reddine ilişkin Hâkimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararı ile anılan karara itirazının reddi yolunda Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararının iptali ile 40.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır. 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun "Meslekten çıkarma cezası" başlıklı 69. maddesinde; "Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir.68 inci maddenin (e) bendinde yazılı hallerden dolayı hangi sınıf ve derecede olursa olsun iki defa, diğer hallerden dolayı bir derecede iki veya derece ve sınıf kaydı aranmaksızın üç defa yer değiştirme veya derece yükselmesinin durdurulması cezası almış olmak veya taksirli suçlar hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis veya affa uğramış olsa bile 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan biri ile kesin hüküm giymek meslekten çıkarılmayı gerektirir. Ancak, verilen cezanın 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan dolayı verilmemiş olması ve cezanın ertelenmiş, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki tedbirlerden birine çevrilmiş veya yüzseksen günden fazla adlî para cezası olması halinde meslekten çıkarma cezası yerine, yer değiştirme cezası verilir. ... fıkra dışında kalan ceza mahkûmiyetlerinin ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlere çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın suçun niteliğine göre 64, 65, 66, 67 veya 68 inci maddelerde sayılan disiplin cezalarından biri verilir. Hükümlülüğü gerektiren suç, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte görülürse, Kanunda daha alt derecede bir disiplin cezası öngörülmemiş olmak kaydıyla, cezanın miktarına ve ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlerden birine çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın, meslekten çıkarma cezası verilir. Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir." düzenlemesine yer verilmiştir. Dosyanın incelenmesinden, yapılan soruşturma sonucu davacının da aralarında olduğu ilgili hakim ve cumhuriyet savcıların www.adalet.org, facebook ve twitter adlı sosyal paylaşım sitelerinde değişik tarihlerde yaptığı paylaşımların içeriklerinde; 2014 Ekim ayında yapılan HSYK' ya üye seçimi, HSYK' nın yapısı, HSYK' nın 2015 ocak ayında yapmış olduğu tayinler, hakimlerin müstemir yetkileri ve diğer idari tasarrufları, kamu oyunda 17/25 Aralık kumpas dosyası, Selam ve Tevhid kumpas dosyası, Mit Tırları olarak bilinen soruşturma dosyaları ile bu soruşturma dosyalarında görev alan yargı mensuplarının soruşturma dosyasından içeriği ile siyasal iktidarın yapmış olduğu tasarrufların ağır bir şekilde eleştirilmesiyle ilgili paylaşımlar veya bu paylaşımların benimsendiğine dair yorumlara ilişkin olduğu, bahse konu paylaşımların siyasi görüş içerdiği, hakim ve savcıların dürüstlük, doğruluk ve tarafsızlığını zedelediği, FETÖ/PDY terör örgütünün lehine, planlı ve sistematik olarak terör örgütünün amacına hizmet eden, FETÖ/PDY örgütüne irtibat ve iltisak nedeniyle meslekten çıkarılmalarına karar verilen hakim ve savcılar tarafından yapılan paylaşımlar olduğunun tespit edildiği, bu eylemlerin mesleğin şeref ve onurunu bozan, mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte olduğu sonucuna varılarak 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69 'uncu maddesinin son fıkrası gereğince ayrı ayrı meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmalarına karar verildiği, yapılan itirazlarında reddedildiği anlaşılmıştır. Diğer taraftan, Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarihli ve K:... sayılı kararı ile (FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisaklı ve irtibatlı olduğu değerlendirilerek) 667 sayılı KHK'nın 3/1. maddesi uyarınca meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına karar verilen davacı tarafından, anılan kararın iptaline karar verilmesi istemiyle açılan davada, ...Dairesinin ... tarihli ve E:..., K:... sayılı kararı ile, davanın reddine karar verilmiş bulunmaktadır. İncelenen soruşturma dosyasında mevcut bilgi ve belgeler ile davacının FETÖ/PDY terör örgütü ile iltisak ve irtibatlı olduğu değerlendirilerek meslekten çıkarılmasına ilişkin kararı birlikte incelendiğinde, davacının yargı yetkisini FETÖ/PDY terör örgütü ile ilişkisi kapsamında kötüye kullandığı ve "mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte" eylemler gerçekleştirdiği sonucuna varılarak hakkında 2802 sayılı Kanunun 69. maddesinin son fıkrası uyarınca verilen meslekten çıkarma cezasında hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ayrıca, Silahlı Terör Örgütüne üye olma suçundan yargılanması sonucu ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile 8 yıl, 9 ay hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilmiş olup anılan kararın Yargıtay... Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla onandığı belirlenmiştir. Diğer taraftan, dava konusu Kurul kararlarında hukuka aykırılık görülmediğinden, davacının bu nedenle meydana geldiğini ileri sürdüğü kayıplarının tazminine de olanak bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği, düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki bilgi ve belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: A) MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ : Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve K:... sayılı kararı ile daha önce meslekten çıkarılmalarına karar verilen bazı yargı mensuplarının sosyal paylaşım sitelerinde yapmış oldukları paylaşımları hakkında soruşturma yapmak üzere soruşturma izni verilmesi teklifinde bulunulmuştur. Anılan soruşturma iznine Kurul Başkanı tarafından "Olur" verilmesi üzerine, ... hakimi iken meslekten çıkarılmasına karar verilen davacı hakkında; "A)30/04/2015 tarihinde, ... @..." isimli twitter hesabından, "Yeni Türkiye Yeni HSYK Masumiyet karinesi yalnızca Zarraf için geçerlidir. YÜRÜTMENİN emirlerine uymayan Hakim de olsa tutuklanır" şeklinde paylaşımda bulunduğu, B)30/04/2015 tarihinde, ... @..." isimli twitter hesabından, "Önce asalım sonra yargılarız Yeni Türkiye'nin Yeni HSYK sının Yeni Yargısı" şeklinde paylaşımda bulunduğu, C)30/04/2015 tarihinde, ... @..." isimli twitter hesabından, "Hakimler tutuklandı Konuyu cemaat hükümet çatışması olarak görmek sığ güncel politik değerlendirme olur sorun rejim sorunudur" şeklinde paylaşımda bulunduğu, D)05/05/2015 tarihinde "... @..." isimli twitter hesabından; a)"Yargıya Kumpas; Hakim tahliye etmezse sorun yok, tahliye ederse paralel der, açığa alır, tutuklatır tüm Hakimlere göz dağı veririz YENİ HSYK", b)"HSYK ....Daire Başkanı; delillerin detayını bilmiyorum. Aynı şeyi söylüyoruz delilsiz ve kanuna aykırı olarak Hakimleri açığa alıyorsunuz", şeklinde paylaşımlarda bulunduğu, E)"HSYK ....Daire Başkanı; Onca yıl Adalet müfettişliği yaptım Yargıya siyaseti bulaştırmadım. Evet şimdi elinize yüzünüze bulaştırdınız" şeklinde paylaşımlarda bulunduğu, F)09/05/2015 tarihinde "... @..." isimli twitter hesabından; "1)Hakimlerin Savcıların tutuklanma gerekçeleri katalog suç, kararlar şablon, deliller balon YÜRÜTMENİN kopyası HSYK nın Katalog Adaleti" şeklinde paylaşımda bulunduğu, G)10/05/2015 tarihinde "... @..." isimli twitter hesabından; a)"5)Siyasetin Seçimine endeksli Yargı, Siyasetin Apandisitidir", b)"6)Seçim yaklaşır 15 aydır süren soruşturma canlanır Hukuk TIR latır karartılacak delil de yoktur olsun tutuklayın yetmez kelepçe takın", c)"8)HSYK 17/25 Aralık Hakim Savcılarına operasyonun Genel seçime etkisini tam olarak kestiremiyor operasyon seçimden önce mi olmalı sonra mı", d)"... Sulh Ceza Hakimliklerinin kapalı devre çalışması hakkında karar için genel seçimi bekler Yargı da bağımsızlıktan dem vurur" şeklinde paylaşımlarda bulunduğu, H)12/05/2015 tarihinde "... @..." isimli twitter hesabından; a)"Anlaşılan seçimlerde ciddi sıkıntılar var YÜRÜTMENİN talimatıyla 17/25 Aralık Hakim Savcılarına ihraç çıktı sırada tutuklanmaları var", b)"HSYK zerre kadar Hukukçuluğunuz ve yüreğiniz varsa 17/25 Aralık dosyalarının kapatılması ile ilgili tüm şikayet ve delileri incelesenize" şeklinde paylaşımda bulunduğu, I)16/05/2015 tarihinde ... @... isimli twitter hesabından; Cumhuriyet Savcısı ...'e ait "Birilerini Memnun Etmek İçin İhraç Kararı Verildi. Hırsızlığa, yolsuzluğa göz yumarak onursuz bir şekilde görevimin başında olmaktansa bin kez mağdur edilmeyi tercih ederim." şeklindeki açıklamayı paylaştığı, İ)21/05/2015 tarihinde ... @... isimli twitter hesabından;... Ticaret Mahkemesi Üyesi S.M.'ye (@...) ait "Yargı üzerine çıkılıp deve güreşi yapılacak bir erk olmasa gerek." şeklindeki iletiyi paylaştığı (retweetlediği), J)HSYK 2. Dairesinin 12/05/2015 tarihli ihraç kararlarından sonra aynı gün "www.facebook.com" sosyal paylaşım sitesinde, "Havadan gelen talimat ile beklenen ihraçlar yapıldı sırada tutuklamalar var. HSYK zerre kadar Hukukçuluğunuz ve yüreğiniz varsa 17/25 Aralık dosyalarının kapatılması ile ilgili tüm şikâyet ve delilleri inceleyip karar versenize. HSYK bilin ki "korku ve hukuk" aynı yürekte bulunmaz. HSYK kararlarıyla "mesleğin onur Şeref ve itibarını" zedelemiştir. Aynı mantıkla gidilirse ihraçları gerekir. @..." şeklinde paylaşımda bulunduğu, K)29/04/2015 tarihinde ... @... isimli twitter hesabından; ... Cumhuriyet Savcısı M.G.'nin @... twitter hesabı üzerinden paylaştığı, "Adaletin bu mu dünya!.." başlıklı "Fakirin gayri meşru çocuğu olursa piç, zenginin olursa yasak aşkın meyvesi olur. Fakir, kız peşinde koşarsa sapık, zengin koşarsa playboy olur. Fakir toplanırsa çete, zengin toplanırsa toplantı olur. Fakir çalarsa hırsızlık, zengin çalarsa yolsuzluk olur." şeklindeki iletiyi paylaştığı (retweetlediği), L)01/04/2015 tarihinde ... @... isimli twitter hesabından, "Savcımızın şehid edilişinde, ihale Avukatların üzerine bırakılmaya çalışılıyor. Siyasi cambazlığa bak" şeklinde paylaşımda bulunduğu, M)16/01/2015 tarihinde "... @..." isimli twitter hesabından; "HAKİM SAVCININ ADI YOK", "HAKİM VE SAVCILAR İÇİN DUT ZAMANI", "HSYK YEDEK ÜYESİ OLARAK SÖYLÜYORUM. MALESEF HSYK İÇİN DE DUT ZAMANI VE YÜRÜTMENİN SÖYLEDİĞİNİ YAP ZAMANI" şeklinde paylaşımlarda bulunduğu, N)06/05/2015 tarihinde, www.facebook.com sosyal paylaşım sitesinde, "Yargı mensuplarına Yine yeni tutuklamalar; HSYK Yedek Üyesi olarak hukuku çiğneyenlerden politik amaçlarına alet edenlerden kim olursa olsun ÖZÜR DİLEMİYORUM Yargı Mensuplarına sistematik olarak yapılan baskı tayin yetki değişimi açığa alma tutuklama kararlarına hiç ama hiç şaşırmıyorum. Sizlere Adalet Org ve Adalet Gündemindeki 21/OCAK/2015 tarihli yazımı arz ediyorum. Yeni Türkiye'nin yeni HSYK'sı, Yürütmenin kontrolünde şimdilik Savcıları açığa alma işlemlerine tam gaz devam ediyor. Daha önce ifade etmiştim, "hiçbir kimseye peşinen kefil olunmamalı ve peşinen aklanmamalı ancak bundan daha önemlisi hiçbir kimse peşinen mahkum edilmemeli" hukuk içerisinde kalınarak adli ve idari işlemler yapılmalı ve özellikle "siyasiler ve işadamları" için geçerli olan "beraat-i zimmet asıldır" ilkesi hakim ve savcılar için de uygulanmalıdır. Dün (20/01/2015) tarihli UYAP açılış sayfasında özlü sözler bölümünde Shakespeare'in bir sözünü koymuşlar, "para önden gidip insana bütün yolları açar" tam da günün anlam ve önemine uygun bir söz olmuş, Twitter ve Facebook'ta konuyu paylaştım, tebrik ettim... Açıkça ifade edeyim, hakim-savcı siyaseti dizayn etmek için hareket etmez, etmemelidir. Ancak hiçbir hakim savcı siyaset etkilenir diye suçu ve suçluyu görmemezlikten gelemez ve gelmemelidir. Açığa alınan meslektaşlarım, adalet yarına kalabilir ancak adaletsizlik kimsenin yanına kalmaz. Haklı iseniz, hak er ya da geç tecelli edecektir. Ancak bir yıldır siyasi arenada söylenen sözler, HSYK seçiminden önce dile getirilen projelere bakılırsa, sizleri ve yargı mensuplarını daha çetin günler bekliyor. Bu yüzden önceki yazılarımda "hakim ve savcılar için ve HSYK için DUT ZAMANI dedim sonra GİT ZAMANI dedim, sırada TUT ZAMANI var," felaket tellallığı yapmak istemem ancak bu süreçte hukuksuz açığa almalar artacak ve akabinde hukuksuz tutuklama yollarına gidilecek gibi duruyor... Shakespeare'in sözündeki parayı, yol açıcı olarak görmeyen makama, mevkiye mesleğini, adaleti satmayan, sadece hakka, hukuka biat edenlere selam" şeklinde paylaşımda bulunduğu, O)06/07/2015 tarihinde, www.adalet.org sosyal paylaşım sitesinde; "İTİRAZIM VAR" başlığı altında "HSYK nun siyasetin emrine girdiği, hukukun genel anlamda askıya alındığı, Hakim Savcıların ayrıştırıldığı, baskı altına alındığı, Yargı mensuplarının yargısal kararlarından dolayı politik mülahazalar ile milli hukuka ve uluslararası sözleşmelere aykırı olarak tutuklandığı ihraç edildiği açığa alındığı, binlerce yargı mensubunun haksız hukuksuz tayinlere tabi tutulduğu hatta bazılarının yılda 2 veya 3 tayine tabi tutulduğu bir ortamda HSYK yedek üyesinin haksız ve hukuka aykırı sürülmesi beklenmedik bir durum değildir. Hukuk mücadelemin sonuna kadar süreceğinin bilinmesi amacıyla ve şahsıma teveccüh gösteren 5202 meslektaşıma ve oy vermese bile hukukun çiğnenmesini hukuk vicdanına sığdıramayan meslektaşlarıma sorumluluğum gereği olarak Hukuk Camiasının takdirlerine (...) Konu:HSYK ....Dairesinin 12/06/2015 Günlü Kararnamesi İle Yapılan Atamaya İtiraz Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun ...Dairesinin ... günlü Adli Yargı Atama Kararnamesi ile, Bakırköy Adalet Dairesindeki görevime son verilerek, ... Adalet Dairesine tayin/sürgün edildiğim, aynı gün HSYK'nın internet sitesinde saat 20:00 de yayınlanması ile öğrenmem nedeniyle istemim ve bilgim dışı yapılan haklı hiçbir hukuki, mesleki, insani dayanağı bulunmayan sürgün kararına karşı 16/06/2015 günü yapmış olduğum yeniden inceleme talebimin hiçbir hukuki gerekçe gösterilmeksizin reddedildiğini 01/07/2015 günü HSYK internet sitesinden öğrenmiş bulunmaktayım. ........ ........ Yüksek Kurul tarafından taleplerimin kabul edilse veya edilmese dahi Uluslararası Sözleşmeler, Anayasa ve Kanunlar ile tanınan ifade özgürlüğümü, hukuk çerçevesinde kullanmaya devam edeceğimin bilinmesini isterim. Saygılarımla. ... HAKİM ... HAKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU YEDEK ÜYESİ" şeklinde paylaşımda bulunduğu, Ö)... @... twitter hesabında, "Mazeret kararnamesi; HSYKsiyasi iradenin istediği kararı vermeyen HâkimSavcıları tayin etti MFÖ Den HSYK'ya gitsin MAZERETİM VAR ASABİYİM BEN" şeklinde paylaşım yaptığı iddialarıyla hakkında soruşturma başlatıldığı, davacıya isnat olunan eylemlere ilişkin soruşturma dosyasının incelenmesi sonucunda Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile; "Hakim ve cumhuriyet savcılarının, meslek hayatı boyunca yaptığı iş ve davranışlarında, yaptığı mesleğin önemi nedeniyle bağlı olduğu bir takım evrensel etik kurallar vardır. Nitekim 2001 yılında Birleşmiş Milletler tarafından Hindistan' ın Bangalor kentinde kabul edilen Yargı Etiği İlkeleri ile 2005 yılında kabul edilen Budapeşte ilkeleri, uluslararası belgelerden istifade edilip hazırlanan, yargı mensuplarına yönelik uyması gereken evrensel etik kurallar içermektedir. Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun... yılında ... sayılı kararıyla kabul ettiği Bangalor Yargı Etiği İlkelerinde yer alan tarafsızlık değeriyle ilgili bölümde, "hakimin mahkeme içinde ve dışında, halkın, hukukçuların ve dava taraflarının yargı ve hakim tarafsızlığına duyduğu güveni koruyacak davranışlar içerisinde olmalıdır, hakim kamuya açık olsun veya olması, herhangi bir şahıs veya mesele hakkında adil yargılanmayı etkileyecek yorum yapmamalıdır." Dürüstlük değeri ilkesiyle ilgili "hakim tüm faaliyetlerinde uygunsuz davranışlardan ve uygunsuzluk görüntüsü oluşturmaktan kaçınmalıdır. Sürekli kamu gözetiminin öznesi durumunda olan hakim, sıradan bir vatandaşın ağır olarak nitelendirebileceği kişisel sınırlamaları kabul etmek durumundadır, buu özgürce ve kendi iradesiyle yapmalıdır." şeklinde düzenlemeye yer vermiştir. 2005 yılında Avrupa Savcıları Konferansında kabul edilen ve ülkemiz için de bağlayıcı olan "Budapeşte İlkeleri" olarak bilinen bildirgede, "Savcıların her zaman ve her koşulda görevlerini adil ve tarafsız yerine getirirler, mesleki gizliliği korumalıdır, özel yaşamlarındaki faaliyetleri nedeniyle savcılık hizmetinin fiili dürüstlüğünü, adilliğini, tarafsızlığını veya buna ilişkin makul algıları zedelememelidir." şeklinde evrensel etik ilkeler düzenlenmiştir. Disiplin dosyasında ilgili hakim ve cumhuriyet savcıları, www.adalet.org, facebook ve twitter adlı sosyal paylaşım sitelerinde değişik tarihlerde bazı paylaşımlar yapmıştır. Bu paylaşımların içeriklerinde özetle; 2014 Ekim ayında yapılan HSYK' ya üye seçimi, HSYK' nın yapısı, HSYK' nın 2015 ocak ayında yapmış olduğu tayinler, hakimlerin müstemir yetkileri ve diğer idari tasarrufları, kamu oyunda 17/25 Aralık kumpas dosyası, Selam ve Tevhid kumpas dosyası, Mit Tırları olarak bilinen soruşturma dosyaları ile bu soruşturma dosyalarında görev alan yargı mensuplarının soruşturma dosyasından içeriği ile siyasal iktidarın yapmış olduğu tasarrufların ağır bir şekilde eleştirilmesi ilgili yapmış oldukları paylaşımlar veya bu paylaşımların benimsendiğine dair yorumlar olduğu tespit edilmiştir. İlgili hakim ve savcıların paylaşımları ile yargı alanında etik kuralları düzenleyen uluslararası belgeler ve mesleki teamüller ile birlikte değerlendirildiğinde; çağdaş demokratik toplumların üç saç ayağından biri yargı erki olduğu, yargı mensuplarının icra ettiği kamusal faaliyetin önemi sebebiyle uluslararası evrensel etik kurallarına bağlı olarak meslek hayatında veya özel yaşantılarında doğruluk, dürüstlük ve tarafsızlık görüntüsünü zedeleyecek söz ve davranışlardan kaçınmaları ve mesleğin vakarını muhafaza etmesi gerektiği, bahse konu paylaşımların içeriğinde siyasi görüş içeren, hakim ve savcıların dürüstlük, doğruluk ve tarafsızlığını zedeleyen, FETÖ/PDY terör örgütünün lehine, planlı ve sistematik olarak terör örgütünün amacına hizmet eden, FETÖ/PDY örgütüne irtibat ve iltisak nedeniyle meslekten çıkarılmalarına karar verilen hakim ve savcılar tarafından yapılan paylaşımlar yer almaktadır. İlgililer her ne kadar savunmalarında özetle; düşünce ve ifade hürriyeti kapsamında paylaşımları yaptıklarını söylemiş ise de; bu paylaşımlarla, mağduriyet algısını oluşturmak amacıyla, kamu oyu baskısı oluşturmak ve FETÖ/PDY lehine sistematik ve planlı bir şekilde, yürütülen organizasyonun parçası olarak, etik ilkelere aykırı olarak doğruluk, dürüstlük, bağımsızlık ve tarafsızlıklarını yitirecek şekilde olduğundan, düşünce ve ifade özgürlüğü kapsamında kabul edilmesi mümkün olmadığından savunmalarına itibar edilmemiştir. İlgililerin sosyal medyadaki paylaşımların amacı, içeriği bir bütün olarak bakıldığında evrensel etik kurallarına aykırı, seçilen meşru hükumetin yıpratılması, FETÖ lehine mağduriyet algısının oluşturulması, hükumet aleyhine yapılan soruşturmaların kamu baskısı kurularak meşruiyet kazandırılması amacıyla yapıldığı, eylemlerin mesleğin şeref ve onurunu bozan, mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte olduğu anlaşıldığından,.." şeklinde yer verilen gerekçe ile davacının 2802 sayılı Hâkimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin son fıkrası gereğince meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Anılan karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin Hakimler ve Savcılar Kurulu .... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... kararı ile reddedilmesi ve bu karara karşı yapılan itirazın ise Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile reddedilmesi üzerine, belirtilen kararların iptali ile bu kararlar nedeniyle uğradığı iddia edilen zararına karşılık 40.000,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır. UYAP ortamında yapılan incelemede davacının, soruşturmaya konu eylemleri nedeniyle kovuşturma yapılması gerekli görüldüğünden soruşturma evrakının ... Ağır Ceza Mahkemesine verilmek üzere ... Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, yetkisizlik kararı ile dosyanın ... Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, ... Cumhuriyet Başsavcılığının ... tarih ve Soruşturma No:..., Karar No:... sayılı kararı ile davacı hakkında aynı eylemler kapsamında hakkında ... Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davası açıldığı ve hüküm verildiği, mükerrerlik nedeniyle kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verildiği ve anılan kararın kesinleştiği anlaşılmıştır. Öte yandan, ... tarih ve ... sayılı Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulu kararıyla, yargı mensubu olarak görev yapmakta olan davacının 667 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Alınan Tedbirlere İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin 3/1. maddesi uyarınca meslekten çıkarılmasına karar verilmiştir. Anılan kararın iptali talebiyle açılan davada Dairemizin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş, anılan karara karşı yapılan temyiz başvurusunun süresinde olmaması nedeniyle Dairemizin ... tarih ve Temyiz No:... sayılı kararıyla "temyiz isteminin süre aşımı nedeniyle reddine" karar verildiği, bu karara karşı temyiz talebinde bulunulmadığından kararın kesinleştiği görülmüştür. Diğer yandan, silahlı terör örgütüne üye olma suçundan yapılan kovuşturma sonucunda ... ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davacının 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve anılan kararın Yargıtay ....Ceza Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır. B) İLGİLİ MEVZUAT: 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun 69. maddesinin 1. fıkrasında, "... Meslekten çıkarma: Bir daha mesleğe alınmamak üzere göreve son verilmesidir. 68 inci maddenin (e) bendinde yazılı hallerden dolayı hangi sınıf ve derecede olursa olsun iki defa, diğer hallerden dolayı bir derecede iki veya derece ve sınıf kaydı aranmaksızın üç defa yer değiştirme veya derece yükselmesinin durdurulması cezası almış olmak veya taksirli suçlar hariç olmak üzere, altı aydan fazla hapis veya affa uğramış olsa bile 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan biri ile kesin hüküm giymek meslekten çıkarılmayı gerektirir. Ancak, verilen cezanın 8 inci maddenin (h) bendinde yazılı suçlardan dolayı verilmemiş olması ve cezanın ertelenmiş, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki tedbirlerden birine çevrilmiş veya yüzseksen günden fazla adlî para cezası olması halinde meslekten çıkarma cezası yerine, yer değiştirme cezası verilir."; 2. fıkrasında, "... fıkra dışında kalan ceza mahkûmiyetlerinin ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlere çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın suçun niteliğine göre 64, 65, 66, 67 veya 68 inci maddelerde sayılan disiplin cezalarından biri verilir."; son fıkrasında ise, "Hükümlülüğü gerektiren suç, mesleğin şeref ve onurunu bozan veya mesleğe olan genel saygı ve güveni gideren nitelikte görülürse, Kanunda daha alt derecede bir disiplin cezası öngörülmemiş olmak kaydıyla, cezanın miktarına ve ertelenmiş veya 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 50 nci maddesindeki ceza veya tedbirlerden birine çevrilmiş olup olmadığına bakılmaksızın, meslekten çıkarma cezası verilir. Disiplin cezasının uygulanmasını gerektiren fiil suç teşkil etmezse ve hükümlülüğü gerektirmese bile mesleğin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte görüldüğü takdirde de meslekten çıkarma cezası verilir. " hükmüne yer verilmiştir. Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun... tarih ve ... sayılı kararıyla kabul edilip benimsenen ve tüm hakim ve savcılara duyurulan Bangalor Yargı Etiği İlkeleri'nin 2.1. maddesinde, "Hakim, yargısal görevlerini tarafsız, önyargısız ve iltimassız olarak yerine getirmelidir."; 2.2. maddesinde, "Hâkim, mahkemede ve mahkeme dışında, yargı ve yargıç tarafsızlığı açısından kamuoyu, hukuk mesleği ve dava taraflarının güvenini sağlayacak ve artıracak davranışlar içerisinde olmalıdır."; 3.2. maddesinde, "Hakimin hal ve davranış tarzı, yargının doğruluğuna ilişkin inancı kuvvetlendirici nitelikte olmalıdır. Adaletin gerçek anlamda sağlanması kadar gerçekleştirildiğinin görüntü olarak sağlanması da önemlidir.", 4.2. maddesinde, "Kamunun sürekli denetim sujesi olarak hâkim, normal bir vatandaş tarafından sıkıntı verici olarak görülebilecek kişisel sınırlamaları kabullenmeli ve bunlara isteyerek ve özgürce uymalıdır. Hâkim, özellikle yargı mesleğinin onuruyla uyumlu bir tarzda davranmalıdır." şeklinde ilkelere yer verilmiştir. C) İNCELEME VE GEREKÇE: Hâkimlik ve savcılık mesleği, kariyer bir meslek olup, bu görevi ifa eden yargı mensuplarının, toplum nezdinde güvenilir ve saygın kişiler olması gerekir. Toplumun yargı kurumlarına, yargı kararlarına ve yargı mensuplarına saygı duymalarının sebebi, yargının tarafsızlığı ve bağımsızlığı yanında yargı mensuplarının kişiliklerine olan güvenden de kaynaklanmaktadır. Yargı kurumlarının itibarı ve güvenilirliği, hâkimlik ve savcılık mesleğini icra eden yargı mensuplarının kamuoyu nezdindeki itibarı ve saygınlığı ile eş orantılıdır. Hakimlik ve savcılık mesleğinin şeref ve onurunu, nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte fiilleri işleyen hâkim ve savcıların meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmaları ile korunan hukuki değer, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının toplum nazarındaki saygınlıkları ve itibarlarıdır. Bu mesleğin onur ve şerefi; hem yargı mensuplarının öncelikle kendi kişiliklerine yönelik saygınlığı ve hem de toplumun yargı kurumlarına ve yargı mensuplarına duyduğu genel güven ve saygınlığı ifade eder. Hukuk Devleti, yargı kurumlarının ve yargı mensuplarının kamuoyundaki güven ve itibarını (saygınlığını) korumak ve buna aykırı her türlü tutum ve davranışları suç sayarak cezalandırmakla görevli ve sorumludur. Bu nedenle, kanun koyucu, yargı mesleğinin onur ve şerefini bozucu eylem ve davranışlarda bulunan yargı mensuplarını disiplin hukuku açısından meslekten çıkarma cezası yaptırımına bağlamıştır. Bakılan uyuşmazlıkta, davacının "...@..." isimli twitter hesabından ve "www.facebook.com" isimli sosyal paylaşım sitelerinde farklı tarihlerde yaptığı çok sayıda paylaşımlar ve yorumlar ile ve örgüt üyesi yargı mensuplarının yaptığı paylaşımları "retweetlemek" suretiyle 2014 Ekim ayında yapılan HSYK' ya üye seçimi, HSYK' nın yapısı, HSYK' nın 2015 ocak ayında yapmış olduğu tayinler, hakimlerin müstemir yetkileri ve diğer idari tasarruflarla ilgili yetkisiz beyanda bulunduğu, HSYK'yı açık bir şekilde hedef aldığı, FETÖ/PDY örgütü üyelerince yapılan ve kamu oyunda 17/25 Aralık kumpas dosyası, Selam ve Tevhid kumpas dosyası, Mit Tırları dosyası olarak bilinen soruşturma dosyalarını desteklediği, söz konusu soruşturmaları yürüten örgüt üyesi yargı mensuplarını destekler mahiyette paylaşımlar yaptığı, bazı paylaşımların siyasi görüş içerdiği, hakim ve savcıların dürüstlük, doğruluk ve tarafsızlığını zedelediği, bu haliyle ifade özgürlüğü ve eleştiri sınırlarını aşarak hâkimlik ve savcılık mesleği ile bağdaşmayacak nitelikte söylemler içerdiği görülmektedir. Bu durumda, dava dosyasında yer alan bilgi ve belgeler ile davacı hakkındaki soruşturma dosyasında ortaya konulan deliller birlikte incelendiğinde, davacının, kendisine isnat edilen eylemleri ile FETÖ/PDY terör örgütünün amaç ve hedefleri doğrultusunda eylem ve işbirliği içerisinde hareket ettiği ve bu yönüyle eylemlerinin kendi kişisel saygınlığını yitirmesi durumundan daha ağır bir şekilde hakimlik-savcılık mesleğinin şeref ve onurunu ve memuriyet nüfuz ve itibarını bozacak nitelikte olduğu anlaşıldığından, dava konusu kararlarda hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, dava konusu kararlarda hukuka aykırılık görülmediğinden manevi tazminat talebinin de reddi gerekmektedir. D) KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Hakimler ve Savcılar Kurulu ... Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile anılan karara karşı yapılan yeniden inceleme talebinin reddine dair aynı Dairenin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ve bu karara karşı yapılan itirazın reddine ilişkin Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının iptali ile ... TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemiyle açılan DAVANIN REDDİNE, 2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam ... TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen... TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 4.Davacının manevi tazminat isteminin de reddedilmesi nedeniyle karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10. maddesinin 4. fıkrası uyarınca ....TL vekâlet ücretinin de davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, 5.Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 05/03/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.