11. Ceza Dairesi 2010/17036 E. , 2013/1277 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi usul yasasına muhalefet HÜKÜM : 213 sayılı VUK.nun 359/a-2, 5237 sayılı TCK.nun 62, 50/1-a. maddeleri gereğince 3.000.- YTL Adli Para Cezası ile cezalandırılması, 52/4. maddesi uyarınca taksit uygulanması Yapılan duruşmaya, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazl…
**11. Ceza Dairesi 2010/17036 E. , 2013/1277 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Vergi usul yasasına muhalefet HÜKÜM : 213 sayılı VUK.nun 359/a-2, 5237 sayılı TCK.nun 62, 50/1-a. maddeleri gereğince 3.000.- YTL Adli Para Cezası ile cezalandırılması, 52/4. maddesi uyarınca taksit uygulanması Yapılan duruşmaya, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: I-Vergi mükellefi sanıktan defter ve belgelerin ibrazının istendiği yazının 27.11.2006 tarihinde işyerinde sanığın çalışanına tebliğ edildiğinin anlaşılması karşısında; incelemenin dairede yapılmasına imkan veren 213 sayılı Yasanın 139/2. maddesindeki istisnalardan birinin varlığının önceden belirlenip belirlenmediğinin incelemeyi yapan vergi denetmeninden sorulup, buna ilişkin bir tespiti varsa belgesinin dosyaya konulması aksi takdirde yapılan tebligatın hukuki geçerliliği bulunmayacağından atılı suçun yasal unsurlarının oluşmayacağı gözetilmeden, eksik soruşturmayla yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi, II-Kabule göre de; 1- Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 19.02.2008 gün ve 346-25 ve 03.02.2009 gün ve 250-13 sayılı Kararlarında açıklandığı üzere; 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesinin uygulanabilmesi için diğer şartların yanında, suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın, aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi de gerekmektedir. Burada, uğranılan zararlardan kast edilen maddi zararlar olup, manevi zararlar bu kapsamda değerlendirilmemelidir. Maddi zararın bizzat sanık tarafından yerine getirilmesi gerekmeyip, sanık adına onun bilgisi ve rızası tahtında üçüncü kişiler tarafından da tazmin, aynen iade veya eski hale getirme suretiyle giderilmesi de olanaklıdır. Ancak, herhangi bir zararın doğmadığı veya zarar doğurmaya elverişli bulunmayan suçlar yönünden bu koşul aranmayacaktır. Zararın belirlenmesinde hâkim, ceza yargılamasında şahsi hak davasına yer verilmediği gerçeğini de göz önünde bulundurmak koşuluyla, kanaat verici basit bir araştırma yapmalı, hukuk hâkimi gibi gerçek zararı tam anlamıyla saptamaya çalışmamalıdır. Zira 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesindeki düzenleme, kişinin ileride hukuk mahkemesinde