4. Hukuk Dairesi 2021/23275 E. , 2023/14221 K. MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1316 E., 2021/1055 K. HÜKÜM/KARAR : Davacılar Vekilinin İstinaf Başvurusunun Kabulü/Davanın Kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/33 E., 2020/121 K. Taraflar arasındaki maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili t…
**4. Hukuk Dairesi 2021/23275 E. , 2023/14221 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1316 E., 2021/1055 K. HÜKÜM/KARAR : Davacılar Vekilinin İstinaf Başvurusunun Kabulü/Davanın Kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Diyarbakır 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/33 E., 2020/121 K. Taraflar arasındaki maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacıların istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden hüküm kurularak davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların murisinin davalı nezdinde ferdi kaza sigorta poliçesi ile sigortalı bulunduğunu, murisin 08.07.2017 tarihinde kendi sevk ve idaresindeki aracı ile seyir halindeyken yolun kusuru nedeniyle direksiyon hakimiyetini kaybederek trafik kazası geçirdiğini ve vefat ettiğini, murisin yasal mirasçıları olan davacıların davalı şirketten sigorta tazminatı talep etmelerine rağmen davalı sigortanın Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları uyarınca murisin uyuşturucu madde etkisi altındayken araç kullanması nedeniyle teminat dışı hal bulunduğu gerekçesiyle tazminatın ödenemeyeceğinin bildirildiğini, murisin uyuşturucu madde kullanmadığını, kazanın salt uyuşturucu madde etkisi altında meydana gelmediğini, yolun durumu nedeniyle kazanın oluştuğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla murisin uyuşturucu madde kullanmasa da kazanın zaten meydana geleceğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere poliçede belirtilen 105.100,00 TL vefat tazminatının davalıya başvuru tarihinden işleyecek ticari faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların taleplerinin zamanaşımına uğradığını, kazanın meydana geldiği yolun düz asfalt olduğunu, gündüz saati ve görüş mesafesinin açık olduğunu, mirasbırakanın kazanın oluşumunda asli kusurlu olduğunu, ayrıca mirasbırakanın kanında uyuşturucu madde tespit edildiğini, kazanın münhasıran uyuşturucu madde etkisi ile gerçekleştiğini, bu nedenle Ferdi Koltuk Kaza Sigortası Poliçe Genel Şartlarının 4 üncü maddesi uyarınca olayın kaza sayılamayacağını ve poliçe kapsamına girmediğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile meydana gelen kaza hakkında düzenlenen bilirkişi raporlarında özellikle yoldaki dalgalanmaların bir kazaya sebebiyet verecek düzeyde olmadığı, uyuşturucu madde etkisinde olmayan bir sürücünün sürüş esnasında gerekli önlemleri aldığında kazanın gerçekleşmeyebileceği, murisin sırf uyuşturucu madde etkisinde olmasının tek taraflı ve ölümlü kazaya sebebiyet verdiği, ferdi kaza poliçesi teminatından bu hali ile davacıların yararlanamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar istinafı; Hayat Sigortası Genel Şartlarına göre somut olayda teminat dışı hallerin bulunmadığını, mahkemece 22.03.2019 tarihli Adli Tıp Kurumu (ATK) raporunun esas alınmasının hatalı olduğunu, zira olayın kusura dayalı bir olay olmadığını, kazanın salt uyuşturucu madde etkisi altında gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespitinin önemli olduğunu, bu konuda nöroloji uzmanı, hukukçu ve trafik bilirkişiden oluşan heyetten rapor alınması gerektiğini, mahkemenin dosyadaki murisin meydana gelen trafik kazasında %75 oranında kusurlu olduğu, Karayolları Genel Müdürlüğünün %25 oranında kusurlu olduğu, meydana gelen trafik kazasının münhasıran uyuşturucuya bağlı olarak meydana gelmediği görüşü bildirilen 25.08.2019 havale tarihli rapora değil de 2018/277 Esas sayılı dosyada alınan 06.08.2019 tarihli rapora itibar etmesinin sebebinin anlaşılamadığını, iki dosyada alınan raporlarda da genel olarak kazanın uyuşturucunun etkisi ile meydana gelmediği yönünde olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasının talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece, gerek bu dosyadaki gerekse 2018/277 Esas sayılı dosyadaki raporlara göre kazanın münhasıran uyuşturucunun etkisi altında meydana gelmediği ve talebin teminat kapsamında kaldığı, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken tüm bilirkişi raporlarının değerlendirildiği belirtildikten sonra murisin kaza anında münhasıran uyuşturucu madde etkisi altında olduğu sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, davacıların istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulü ile 105.100,00 TL'nin 31.10.2017 tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak miras payları oranında davacılara verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; meydana gelen tek taraflı kazada araç sürücüsü murisin asli kusurlu olduğu, değişik iş dosyası ile aldırılan kusur raporunun geçerli olmadığı, kazanın münhasıran uyuşturucu madde etkisi altında meydana geldiği, Ferdi Kaza Poliçesi Genel Şartlarının 4 üncü maddesinde gereğince teminat kapsamında olmayan tazminatın ödenemeyeceğini savunarak Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Ferdi Kaza Poliçesi ile teminat altına alınan murisin geçirdiği trafik kazası sonucu hayatını kaybetmesi nedeni ile murisin mirasçılarının açtığı ölüm teminatı tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1507 inci maddesinin birinci fıkrası, Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartları 3. Değerlendirme Davacıların murisi meydana gelen trafik kazası sonucu hayatını kaybetmiş, davacılar da davalı ... şirketi tarafından Ferdi Kaza Sigorta Poliçesi kapsamında belirlenen vefat tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir. Dosya içerisinde mevcut 22.03.2019 tarihli Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen ve oluşa uygun olan kusur raporuna göre maktul sürücü Mehmet Kılıç'ın meydana gelen kazada %100 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır. Ferdi Kaza Sigortası Genel Şartlarının 1.2 inci maddesi d bendi gereğince "... sigortanın şumulüne giren bir kazanın icap ettirmediği ahvalde uyuşturucu madde kullanmanın ..." kaza kapsamında sayılmadığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle davalı ... şirketinin sorumluluğuna gidilemeyeceği sonucuna varılmakla iş bu davanın tümden reddi gerekir. VI. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.12.2023 tarihinde Başkan Vekili ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. (Karşı Oy) KARŞI OY Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya kapsamından, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verildiği, bu kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne, davanın kabulü ile 105.100,00 TL'nin miras payları oranında davacılara verilmesine karar verildiği, poliçe teminat limitinin 105.100,00 TL olduğu, miras paylarına göre Aynur'un 26.275,00 TL, Musa'nın 39.412,50 TL, Nida'nın 39.412,50 TL talep edilebileceği anlaşılmaktadır. Temyize konu edilen miktarlar, Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 78.630,00 TL’nin ayrı ayrı altında kaldığından davalının temyiz dilekçesinin miktar nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini düşündüğümden sayın çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.