6. Hukuk Dairesi 2025/1453 E. , 2025/2208 K. MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2095 E., 2025/305 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/864 E., 2024/1139 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı talep edenler vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi taraf…
**6. Hukuk Dairesi 2025/1453 E. , 2025/2208 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2095 E., 2025/305 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2024/864 E., 2024/1139 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı talep edenler vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. TALEP Talep eden vekili talep dilekçesinde; müvekkili şirketlerin ticari ve mali verileri incelendiğinde de görüleceği üzere kurulduğu tarihten günümüze kadar hiçbir şekilde borç ödeyememe gibi bir durumla karşılaşmadığını, şirketin kuruluşundan itibaren dürüst ve kanunlara uygun bir şekilde yönetildiğini, vergi, SGK ve özel borçları, isçi ücretleri her daim düzenli ve eksiksiz bir şekilde ödediğini, şirketlerin kuruluşundan beri hem ülke ekonomisine katkı sağladığını hem de onlarca kişiye doğrudan veya dolaylı olarak iş ve gelir kapısı açtığını, ancak son dönemlerde yaşanan ulusal ve uluslararası piyasalardaki dalgalanmalar, reel piyasalarda oluşan daralmalar, özellikle döviz kurlarındaki olağandışı artış ve yaşanan enflasyon sebebiyle müvekkili şirketin borçlarını ödeyememe tehlikesi ile karşı karşıya kaldığını, konkordato projesinin başarıya ulaşması halinde hem alacaklıların alacaklarına kavuşmak suretiyle mağdur edilmeyecek hem de olası iflasın önüne geçilerek kamusal anlamda da fayda sağlanmış olacağını, şirketin iflas etmesi halinde alacağı imtiyazlı olmayan, alacağı karşısında rehin ve ipoteği bulunmayan hiçbir alacaklının alacağına kavuşamayacağını, hal böyle olunca konkordato ile alacaklıların eline geçecek alacak miktarı olası bir iflas halinde ellerine geçecek alacak miktarından elbette fazla olacağını, müvekkili şirket tarafından bu hususun öncelikli olarak değerlendirildiğini ve iyiniyetli olarak alacaklıların haklarını düşünerek işbu konkordato başvurusunda bulunduklarını beyanla yararlarına geçici mühlet kararı verilmesini, akabinde de kesin mühlet kararı ve konkordatonun tasdiki kararı verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Talep, hasımsız açılmıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; borca batıklık hususunun değerlendirilmiş olup, alınan hüküm kurmaya ve denetime elverişli konkordato komiserleri kurulu raporuna göre; şirketin borca batık olduğunun tespit edildiği, bu kapsamda, İİK. md. 289/3'e göre projenin somut ve uygulanabilir ve dolayısıyla uygulanması halinde konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olabileceği yönünde kanaat oluşmadığı, davacıların kötü niyetli olduğu zira özellikle Mahkemece izin verilen taşınmaz satışından elde edilen parayı konkordato hesabına yatırmadığı, kendi beyanlarına göre bedelsiz olarak taşınmaz satışının yapıldığı, bu durumun davacıların kötü niyetli olduğunu gösterdiği, konkordatonun ancak iyi niyetli alacaklıları koruyabileceği, bundan başka şirket varlıklarının borçlarını karşılayamadığı, şirketin borca batık olması nedeni ile iflas koşullarının bulunduğu, davacı gerçek kişi ise şirketin borçlarına kefil olduğunu bildirerek konkordato mühleti verilmesini istemiş ancak istemci gerçek kişinin işletmesinin kaynakları ile teklifinin orantılı olmadığı, konkordato projesi kapsamında yapmayı öngördüğü ödemeleri gerçekleştirebileceği kaynağı hiçbir zaman yaratamayacağı, üstelik mühlet içinde dahi kârlılığını arttıramadığının gözlemlendiği, bu nedenle tasdik koşulunun sağlanamadığı gerekçeleriyle talep eden şirketin iflasına, talep eden ...'ın konkordato talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde talep edenler vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Talep edenler vekili temyiz dilekçesinde; gerekçeli karara esas alınan konkordato komiseri raporunun hatalı olup yanılgılı değerlendirme yapıldığını, ... Tanıtım A.Ş.' nin özellikle film ve animasyon sektöründe yapımcılık yaptığını, bugüne kadar bir çok projesinin gerek TV'de gerekse Netflix gibi çeşitli ve büyük dijital platformlarda yayımlandığını, potansiyel gelir konusunda herhangi bir araştırma yapılmadığını, müvekkile ait taşınmaz bedellerinin yüksek olduğunu, dolayısıyla müvekkillerin borca batık olmadığını, müvekkilin Türkiye İş Bankası hesabında 48.116.404,93TL, QNB Finansbank hesabında 11.232.323,12 TL olduğunun anılan banka yazıları ile belirtildiğini ancak komiser raporunda haksızca borca batık olunduğunun belirtildiğini, komiser raporunda şirketin gelir, gider ve bilançosu davadan önceki döneme ilişkin olması gerekirken geçici mühletteki değerlere göre düzenlendiğini, müvekkilin önceki vekili tarafından aldatıldığını, yine önceki vekilin, nakite çevirmek üzere yerel mahkemeden satış izni aldığı müvekkile ait ...'ndaki arsayı satarak bedelini doğrudan kendi hesabına aktardığını, bunu süresi içerisinde konkordato hesabına yatırmadığını üstelik müvekkile de iade etmediğini, müvekkilin bu hususlarda herhangi bir kusurlu davranışı olmadığını, tüm bu sebepler ile müvekkil ve şirketinin konkordato talebi onaylanacakken işin hiç istenmeyen bu safhalara geldiğini, müvekkilin konkordato talebinin asla kötü niyetli olmadığını, hileli bir şekilde mal kaçırma niyeti de olmadığını beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Talep, konkordato projesinin tasdiki istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, yargılama şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, talep edenler vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ONANMASINA, Temyiz harcı peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.