3. Hukuk Dairesi 2016/4646 E. , 2016/5141 K. "" MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasındaki yoksulluk nafakasının kaldırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların boşandıkl…
**3. Hukuk Dairesi 2016/4646 E. , 2016/5141 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :AİLE MAHKEMESİ Taraflar arasındaki yoksulluk nafakasının kaldırılması davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların boşandıklarını, boşanma ilamı ile davalı lehine aylık 500,00 TL yoksulluk nafakasına hükmedildiğini, davacının yeniden evlendiğini, bu nedenle başka sorumlulukları bulunduğunu, maddi olarak zorluk içinde olduğunu, davalının ise bankadan emekli olup, yüksek miktarda emekli maaşı aldığını, davalının çalışmaya devam ettiğini belirterek yoksulluk nafakasının kaldırılmasına veya indirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; nafakanın boşanma sırasında taraflarca belirlendiğini, müşterek çocuk ile yaşayan davalının aylık giderinin 2.000,00 TL'yi geçtiğini, davacının ekonomik durumuyla ilgili verdiği bilgilerin doğru olmadığını, davacıya miras kalan mülkler bulunduğunu, yıllardır işlettiği İstoç'da temizlik malzemeleri üzerine faaliyet yürüten iş yeri ve adına kayıtlı araçları olduğunu, kira geliri bulunduğunu belirterek davanın reddini dilemiştir. Mahkemece; davalının yoksul kabul edilmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile yoksulluk nafakasının dava tarihinden geçerli olmak üzere kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, yoksulluk nafakasının kaldırılması talebine ilişkindir. Taraflar TMK. nun 166/3 maddesi çerçevesinde “anlaşmalı olarak” boşanmışlardır. Aralarında yaptıkları protokol, hukuki niteliği itibariyle Medeni Kanun hükümlerinden kaynaklanmakta ise de; genel sözleşme hükümlerine tabidir. Böylece kanunun, emredici nitelikte kamu düzeni ve genel ahlâka aykırı saymadığı hususlarda taraflar serbest iradeleriyle sözleşme yapabileceklerdir (BK. md. 19). Nitekim somut olayda da yoksulluk nafakası tarafların özgür iradeleri ile protokole bağlanmış, boşanma davasında bu anlaşma mahkemece, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına ve de hukuki statüye uygun bulunmuş (TMK. md.184/5), verilen karar temyiz edilmeyerek kesinleşmiştir. TMK. 176/4 maddesi uyarınca, “Tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirdiği hallerde iradın arttırılması veya azaltılmasına karar verilebilir.” Açıklanan yasal düzenlemeye göre, iradın arttırılması veya azaltılması için ya tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin bunu gerektirmesi gerekmektedir.