Ceza Genel Kurulu 2020/376 E. , 2021/427 K. "" Yargıtay Dairesi : 1. Ceza Dairesi Eşi kasten öldürme suçundan sanık ...'in TCK'nın 82/1-d, 53 ve 63. maddeleri uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin ... 3. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 23.02.2017 tarihli ve 425-71 sayılı resen istinafa tabi hükme yönelik olarak sanık müdafisi ve Cumhuriyet savcısı tarafından da istinaf başvurusunda bulunulması üzerine dosyayı …
**Ceza Genel Kurulu 2020/376 E. , 2021/427 K.** **"İçtihat Metni"** Yargıtay Dairesi : 1. Ceza Dairesi Eşi kasten öldürme suçundan sanık ...'in TCK'nın 82/1-d, 53 ve 63. maddeleri uyarınca ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mahsuba ilişkin ... 3. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 23.02.2017 tarihli ve 425-71 sayılı resen istinafa tabi hükme yönelik olarak sanık müdafisi ve Cumhuriyet savcısı tarafından da istinaf başvurusunda bulunulması üzerine dosyayı inceleyen ... Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesince 04.05.2017 tarih ve 1126-1104 sayı ile; istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Bu hükmün de sanık müdafisi tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 26.02.2020 tarih ve 1521-786 sayı ile; "... Oluşa ve dosya kapsamına göre; maktulün sanığın eşi olduğu, olay günü sanığın ve maktulün kızı olan tanık ...'nin beyanına göre, maktulün terlik ile sanığın yüzüne bir defa vurması üzerine sanığın maktulü yere vurup üzerine çıkmak suretiyle boğazını sıkarak öldürdüğü, ilk haksız eylemin maktul tarafından gerçekleştirildiğinden sanık lehine asgari oranda haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğinin düşünülmemesi suretiyle fazla ceza tayini," isabetsizliğinden oy çokluğuyla bozulmasına karar verilmiş, "...Sanıkla, maktulün uzun süreden beri tartıştıkları ve evde huzursuzluğun olduğu, bu huzursuzluğun sanıktan kaynaklandığı dosya kapsamı ve tanık beyanlarıyla sabit olduğu, olay günü sanıkla maktul arasında tartışma çıktığı tartışmanın sanığın eylemleriyle başladığı, maktulün de bu esnada sanığa terlik attığı belirtilmişse de, tartışmanın sanığın eyleminden kaynaklandığı ve bu esnada atılan terliğin haksız tahrik olarak değerlendirilmesinin mümkün olamayacağı, Mahkemenin tahrik hususunun kabul ve takdirinde bir isabetsizlik görülmediğinden, sayın çoğunluğun sanık lehine asgari oranda haksız tahrik uygulanması gerektiği görüşüne katılmıyoruz. " düşüncesiyle karşı oy kullanmışlardır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 13.07.2020 tarih ve 41437 sayı ile; "...Sanıkla, maktulün uzun süreden beri tartıştıkları ve evde huzursuzluğun olduğu, bu huzursuzluğun sanıktan kaynaklandığı dosya kapsamı ve tanık beyanlarıyla sabit olduğu, olay günü sanıkla maktul arasında tartışma çıktığı tartışmanın sanığın eylemleriyle başladığı, maktulün de bu esnada sanığa terlik attığı belirtilmişse de, tartışmanın sanığın eyleminden kaynaklandığı ve bu esnada atılan terliğin haksız tahrik olarak değerlendirilmesinin mümkün olamayacağından, mahkemenin tahrik hususunun kabul ve takdirinde bir isabetsizlik görülmediği," görüşüyle itiraz kanun yoluna başvurmuştur. CMK'nın 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 1. Ceza Dairesince 23.09.2020 tarih ve 3373-1996 sayı ile itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.