1. Ceza Dairesi 2022/6915 E. , 2023/391 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize h
**1. Ceza Dairesi 2022/6915 E. , 2023/391 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SUÇ : Nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Suça sürüklenen çocuk müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.12.2019 tarihli ve 2019/367 Esas, 2019/631 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 82 nci maddesinin birinci fıkrası (e) bendi, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, müsadereye ve mahsuba karar verilmiştir. 2. Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 22.09.2020 tarihli ve 2020/1400 Esas, 2020/1266 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemi, 1. Suça sürüklenen çocuğun öldürme kastı olmadığı bu nedenle suç vasfının hatalı tayin edilip taksirle yaralama olduğuna, 2. Suça sürüklenen çocuğun eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 25 inci maddesinin birinci fıkrası gereği meşru savunma kapsamında kaldığına, 3. Suça sürüklenen çocuk lehine olan hükümlerin uygulanmasına, 4. Suça sürüklenen çocuğun beraatine karar verilmesi gerektiğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Suça sürüklenen çocuk ile katılanın çetnevir tâbir edilen eğlencede bulundukları, suça sürüklenen çocuğun, ..... adlı çocuğa alkol içirmesi nedeniyle suça sürüklenen çocuk ile katılan arasında tartışma yaşandığı, tarafların karşılıklı küfürleşip itiştikleri ve birbirlerine elleri ile vurdukları, olay yerinde bulunan kişiler tarafından ayrıldıkları, suça sürüklenen çocuğun uzaklaştırıldığı ancak kısa bir süre sonra suça sürüklenen çocuğun, katılanın yanına gelip tekrar sataştığı, ardından üzerinde bulunan bıçağı Esas No : 2022/6915 çıkararak katılana salladığı ancak katılanın geri çekilmesi nedeniyle isabet ettiremediği, ardından ikinci kez bıçağı sallaması sonucu katılanın sol göğüs bölgesinden yaralanarak yere düştüğü ve suça sürüklenen çocuğun ise olay yerinden kaçtığı anlaşılmıştır. Suça sürüklenen çocuk ile katılan arasında olay öncesinde husumet bulunmasa da suça sürüklenen çocuğun alkol aldığı ve .... isimli çocuğa alkol verdiği, katılanın bu yüzden suça sürüklenen çocuğa kızdığı, suça sürüklenen çocuk ile katılan arasında bu yüzden tartışma yaşandığı, karşılıklı sinkaflı küfürleşme olduğu, itiş kakış yaşandığı, birbirlerine vurdukları, daha sonra orada bulunan kişiler tarafından aralandıkları, bir müddet sonra suça sürüklenen çocuğun üzerinde bulundurduğu bıçak ile katılana saldırdığı, bıçağı ilk sallayışında katılanın geri çekilmesi nedeniyle isabet ettiremediği, ikinci kez salladığında ise katılanı kalp bölgesinden yaraladığı, bıçak darbesi neticesinde katılanın sol 6. interkostal aralıkta 3 cm'lik delici kesici alet girişi olduğu, katılanın yaşamını tehlikeye sokacak biçimde yaralandığı somut olayda suçta kullanılan bıçağın öldürmeye elverişli olması, hedef alınan vücut bölgesi, katılanın vücudunda oluşan yaranın niteliği göz önüne alınarak suça sürüklenen çocuğun eyleminin kasten öldürmeye teşebbüs olarak nitelendirildiği belirlenmiştir. Taraflar arasındaki tartışma başlamasında ilk haksız hareketin tam olarak kimin tarafından gerçekleştirdiği tespit edilemediğinden suça sürüklenen çocuk hakkında haksız tahrik hükümlerinin uygulandığı anlaşılmıştır. Suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca indirim yapıldığı belirlenmiştir. 2. Suça sürüklenen çocuk, katılan ve arkadaşlarının kendisini dövmeleri üzerine bıçağı rastgele salladığını beyan ederek tevilli ikrarda bulunduğu tespit edilmiştir. 3. Katılanın aşamalardaki beyanlarının istikrarlı olduğu anlaşılmıştır. 4. Suça sürüklenen çocuğun eylemi sonucu katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak; a) Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nce düzenlenen 22.09.2018 tarihli; "Sol 6. İnterkostal aralıktan 3 cmlik delici kesici alet giriş deliği mevcut, perikardial alanda serbest sıvı/hematom mevcut, basit tıbbi müdahale ile giderilemez, hayati tehlikesi mevcuttur" b) Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nce düzenlenen 02.11.2018 tarihli; "Katılan ...'in eldeki incelenen tedavi sonuçları ile yapılan muayenesine göre; kardiyopulmoner resüstasyona, Glaskow Koma Skalasının 3 olmasına, entübe edilmesine, intraperikardiyal kanama ile tamponata, sol ventrikülde kesiye, sol plevrada hemotama, sol meme başından aşağıda 2-3 cmlik toraksa nafiz kesiye neden olan kesici delici alet yaralanması arızasının; 1. Yaşamını tehlikeye soktuğu, 2. Basit tıbbi müdahale ile giderilemeyeceği, 3. ...yüzde sabit iz niteliğinde bir lezyon tarif edilmediği, 4. Vücutta herhangi bir kemik kırığı tarif ve tespit edilmediği, 5. Konuşmasında sürekli zorluğa neden olmadığı, 6. Duyularından ve organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına yada yitirilmesine neden olmadığı" Görüşünü içerir adlî muayene raporları dava dosyasında mevcuttur. 5. Sanık hakkında olay sonrası Konya Numune Hastanesince düzenlenen 22.09.2018 tarihli; "Sağ toraks anteriorunda hassasiyet mevcut, basit tıbbi müdahale ile giderilebilir" Görüşünü içerir adlî muayene raporu dava dosyasında mevcuttur. 6.Görgü tanıkları ....,.....,....,...., ve ...'nin beyanları dosya arasında mevcuttur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmemiş ancak, "a- Suça sürüklenen çocuğun eylemi sonucu mağdurda oluşan yaralanmanın boyutu ve tehlikenin ağırlığına göre TCK'nun 35 maddesinin uygulanması sırasında 13-20 yıl aralığından üst sınıra yakın ceza belirlenmesi yerine yazılı şekilde 14 yıl hapis cezası belirlenmesinin, b- Mağdurdan kaynaklanıp suça sürüklenen çocuğa yönelen haksız tahrik oluşturan söz ve eylem bulunmadığı halde haksız tahrik indirimi yapılmasının, aleyhe istinaf başvurusu olmadığından davanın yeniden görülme nedeni sayılamayacağına" şeklinde eleştirilerde bulunulduğu anlaşılmıştır. IV. GEREKÇE 1. Suç Vasfına Yönelen Temyiz Sebebi Suça sürüklenen çocuğun, katılanla arasında yaşanan sözlü tartışma ve karşılıklı birbirlerine elleri ile vurma eylemlerinin ardından olay yerinden uzaklaştırıldığı, suça sürüklenen çocuğun kısa bir süre sonra tekrar katılanın yanına gelerek, öldürmeye elverişli bıçakla iki hamle yaparak katılanı bıçaklamaya çalıştığı, tanıklar Y.B ve E.T.'nin ayırmaya çalıştıkları ancak suça sürüklenen çocuğun bıçak hamlelerinden bir tanesinin katılana isabet edip ayrıntılarına Olaylar ve Olgular başlığının (A-4) paragrafında yer verilen âdli raporlarda belirtildiği üzere sol 6. interkostal aralıktan 3 cm'lik delici kesici alet giriş deliği oluşacak şekilde yaralanmasına neden olduğu, yaralanmanın katılanın yaşamını tehlikeye soktuğu, katılanın bıçaklanma sonrası yere düştüğü ve suça sürüklenen çocuğun olay yerinden kaçtığı olayda suçta kullanılan aletin öldürmeye elverişliliği, yaralanmanın yeri ve niteliği, engel halin varlığı göz önüne alındığında suça sürüklenen çocuğun eyleme bağlı ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu, taksirle yaralama suçunun unsurlarının somut olayda oluşmadığı anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Meşru Savunmaya Yönelen Temyiz Sebebi Suça sürüklenen çocuk aşamalardaki savunmalarında, katılan ve görgü tanıkları E.D., Y.B. ile ... isimli şahsın tarafından dövülmesi üzerine kendisini korumak için bıçağı hedef gözetmeksizin salladığını savunmuş ise de Olaylar ve Olgular başlığının (A-5) paragrafında yer verilen âdli raporda suça sürüklenen çocuğun dört kişi tarafından dövüldüğünü gösteren yaralama bulgularının bulunmadığı, katılan ve görgü tanıkları E.D., Y.B., T.V. ve ...'nin beyanlarından kavganın katılan ile suça sürüklenen çocuk arasında yaşandığı anlaşılmış olup somut olayda meşru savunma koşulları oluşmadığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Lehe Hükümlere Yönelen Temyiz Sebebi a) Seçenek yaptırımlar yönünden; 5237 sayılı Kanun'un "Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımlar" başlıklı 50 nci maddesi gereği cezanın seçenek yaptırıma çevrilmesinin ön koşulu, hükmolunan netice cezanın kısa süreli hapis cezası olmasıdır. 5237 sayılı Kanun'un 49 uncu maddesinin ikinci fıkrasına göre; "Hükmedilen bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, kısa süreli hapis cezasıdır." Somut olayda suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan netice ceza miktarının 5 yıl 10 ay hapis cezası olması karşısında bu cezanın, 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrası gereği seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar verilmesinin kanunen mümkün olmadığı belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. b) Erteleme yönünden; 5237 sayılı Kanun’un, “Hapis cezasının ertelenmesi” başlıklı 51 inci maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde; “İşlediği suçtan dolayı iki yıl veya daha az süreyle hapis cezasına mahkûm edilen kişinin cezası ertelenebilir.” şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir. Somut olayda suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan netice ceza miktarının 5 yıl 10 ay hapis cezası olması karşısında bu cezanın, 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrası gereği ertelenmesine karar verilmesinin kanunen mümkün olmadığı belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. c) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu yönünden; 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasının ilgili bölümünde; “Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise ...” şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir. Somut olayda suça sürüklenen çocuk hakkında hükmolunan netice ceza miktarının 5 yıl 10 ay hapis cezası olması karşısında bu cezaya ilişkin olarak 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin kanunen mümkün olmadığı belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 4. Beraate Yönelen Temyiz Sebebi Suça sürüklenen çocuğun tevilli ikrarı, katılanın beyanı ve beyanı ile uyumlu adlî muayene raporları ve görgü tanıkları Y.B., E.D., T.V. ve ...'nin beyanlarının kapsamından suça sürüklenen çocuğun eyleminin sübuta erdiği belirlenmekle, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 22.09.2020 tarihli ve 2020/1400 Esas, 2020/1266 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.02.2023 tarihinde karar verildi.