T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1005 - 2026/425 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/1005 KARAR NO : 2026/425 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10.07.2024 NUMARASI : 2022/605 Esas 2024/519 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 11.03.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİ…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1005 - 2026/425 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 26. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/1005 KARAR NO : 2026/425 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10.07.2024 NUMARASI : 2022/605 Esas 2024/519 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 11.03.2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 12.03.2026 İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 11.09.2014 tarihinde ... yönetimindeki ... plakalı araç ile ... plakalı aracın karıştığı kazada ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını, kazada ... plakalı araç sigortacısına karşı Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2016/832 Esas sayılı davanın açıldığını, o dosyadaki bilirkişi raporunda her iki araç sürücüsüne kusur izafe edildiğinden ... plakalı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortasını düzenleyen sigorta şirketine karşı da bu davanın açıldığını, davalı sigorta şirketine 15.02.2021 tarihinde tebliğ edilen başvuruya rağmen olumlu cevap verilmediğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere sürekli iş göremezlik için 3.000,00 TL, geçici iş göremezlik 1.000,00-TL, tedavi giderleri ve bakıcı giderleri için 1.000,00-TL olmak üzere şimdilik 5.000,00-TL alacağın 15.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında 13.06.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatını 266.000,00-TL olacak şekilde artırmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plaka sayılı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğunu, sorumluluklarının poliçe teminat limiti ve sigortalının kusuru ile sınırlı olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, davacının maluliyetinin ilgili yönetmeliğe göre tespitini gerektiğini, davalı şirket aleyhine açılan davanın haksız ve dayanaksız olduğunu, usulüne uygun sigorta şirketine başvuru yapılmadığını, davalı sigortalı araç sürücünün kusur yönünden herhangi bir hatasının olmadığını, faiz talebinin haksız olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı sigorta şirketine ZMMS sigortası ile sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu mahkemece itibar olunan ve dosyada mevcut adli tıp raporuna göre davacının % 48,2 oranında sürekli işgöremezlik halinde bulunduğu, 9 ay süre ile geçici işgöremezlik, bakıcı ihtiyaç süresinin 2 ay olduğunun tespit edildiği, davacının asgari ücret düzeyinde kabul edilen geliri, SGK yazı cevabı, kaza tarihi itibarıyla geçerli maluliyete esas yönetmelik hükümlerine uygun alınan maluliyet raporu, TRH-2010 yaşam tablosu nazara alınarak düzenlenen aktüer bilirkişi raporuna göre davacının davalıdan 1.078.549,99-TL sürekli iş göremezlik, 3.776,85-TL geçici iş göremezlik ve 1.134,00-TL bakıcı giderinden kaynaklı toplam 1.083.460,84-TL maddi tazminat talep edebileceği, ancak poliçe limitinin 268.000-TL olması nedeniyle davacı vekilinin bu limit içerisinde talep artırım dilekçesi verdiği, davacı vekilinin sunduğu talep arttırın dilekçesinde poliçe limiti üzerinden dava değerini belirlediği, buna göre davacının davalı sigorta şirketinden 1.000,00-TL bakıcı gideri, 1.000,00-TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 266.000,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatı isteyebileceği, davalıya dava öncesi yapılan başvuru sonrası davalının 26.02.2021 tarihinde temerrüde düşmüş sayılacağı, kabul olunan bu tutara sigortalı aracın kullanım amacı ve cinsi dikkate alınarak temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletileceği belirtilerek, davanın kabulüne 266.000,00-TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.000,00-TL geçici iş göremezlik tazminatı, 1.000,00-TL bakıcı gideri ve tedavi giderinin 26.02.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden tahsili ile davacıya ödenmesine, karar verilmiş, karara karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; söz konusu kaza 11.09.2014 tarihinde meydana gelmiş olup, kaza sonrasında jandarma tarafından tutulan kaza tespit tutanağına göre sigortalı araç sürücüsünün Karayolları Trafik Kanunu madde 84/9 'Şeride tecavüz etme kuralını ihlal ettiğine ilişkin tutanak tutulduğunu, ancak sonrasında yolculardan alınan ifadelerde ... plakalı aracın zikzaklar çizerek yol aldığını, şerit ihlali yapan sürücünün ... plakalı aracın sürücüsü olduğunun tespit edildiğini, ceza dosyası olan Ankara 37. Asliye Ceza Mahkemesi'nce alınan kusur raporunda ... plakalı aracın sürücüsü ...'ın kazanın meydana gelmesine neden olabilecek kusur ihlalinin olmamasından dolayı kusursuz olduğunun belirtildiğini, mahkemece de sanık ...'ın taksire dayalı kusurunun bulunmadığı, meydana gelen kazada sanık ...'ın tam kusurlu olduğu ve bu şekilde üzerine atılı suçu işlediği sabit görülerek sanık ... hakkında, sanığın taksire dayalı kusurunun bulunmadığı anlaşılmakla CMK 223/2-c maddesi gereğince beraatine, sanık ...'ın cezalandırılmasına, karar veriliğini, kararın ... tarafından yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verildiğini, ceza yargılamasının göz önünde bulundurularak ve raporda bahsedildiği üzere kaza tespit tutanağında hatalı belirleme yapıldığını, kazanın oluş şeklinin daha sonra kolluk kuvvetlerince alınan ifadeler ile oraya çıktığı hususu değerlendirilerek, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve tedavi giderinden davanın sorumlu tutulamayacağını, kaza tespit tutanağında başvuran tarafın zorunlu emniyet kemerini takmasına ilişkin belirsizlik bulunsa da vücutta oluşan arazlar bakımından emniyet kemerini takmadığı her türlü izahtan vareste olduğundan % 20 müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, kaza tespit tutanağından da görüldüğü üzere kazazede ..., davalı şirkete trafik poliçesi ile sigortalı araç içerisinde yolcu konumunda bulunmakta iken kaza meydana geldiğini, kaza sonrası başlatılan soruşturma evraklarından anlaşılacağı üzere somut olayda hatır taşımasının unsurlarından olan karşılıksız taşınma söz konusu olduğunu, % 20 hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasınına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve istinaf edenlerin sıfatına göre dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; Davanın trafik kazası nedeniyle yaralanarak cismani zarara uğradığını ileri süren davacının zorunlu mali mesuliyet sigorta ( ZMMS ) poliçesi kapsamında sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı, bakıcı ve tedavi istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince davacının davasının kabulüne karar verilmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49/1. maddesine göre ise kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Trafik kazalarında irdelenmesi gereken husus ise trafik kazasının meydana gelmesinde tarafların olaya etkileri ve dolayısıyla sürüş kusurlarıdır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1. 85/1. ve 85/son maddeleri ile Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre trafik kazası nedeni ile oluşan davacının maddi zararından davalı sigorta şirketinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğu düzenlenmiştir. Bu kapsamında davalının sorumluluğunun belirlenebilmesi için olayın oluşumunda tarafların mevcut kusur durumun tespiti önem arz eder. Ankara 9. ATM'nin 2016/832 E. Sayılı dava dosyası kapsamında karşı araç sürücüsü, maliki ve zorunlu mali mesuliyet sigortacısına karşı açılan tazminat davasının yapılan yargılamasında tarafların % 50 oranında eşit kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Davalı tarafça yapılan istinaf başvurusu üzerine Ankara BAM 35. HD'nin 09.07.2024 tarih ve 2023/296 E. - 2024/842 K. sayılı ilamı ile kusur yönünden yapılan incelemede davalılar vekili tarafından kusur raporuna itiraz edilmiş ise de ceza dosyasında davalı sürücünün tam kusurlu olduğu kabul edilerek cezalandırılması, ceza dosyasının kesinleşmesi ve mahkemece tarafların % 50 oranında eşit kusurlu olduğunun kabul edilmiş olmasının davalının lehine olması ile davacıların da karara yönelik istinaflarının bulunmaması dikkate alınarak davalılar vekilinin kusur raporuna yönelik istinaf sebepleri yerinde görülmemiş, karar 12.06.2024 tarihinde kesinleşmiştir. Dava konusu maddi olaya ilişkin Ankara 37. Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2015/1060 E. sayılı dava dosyası kapsamında yapılan yargılamada, mahallinde yapılan keşif neticesinde düzenlenen kusur bilirkişi raporu ile davalı nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı davacının yolcu olarak bulunduğu aracın sürücüsü dava dışı ...'ın olayının oluşumunda kusursuz, dava dışı karşı araç sürücüsü sanık ...'ın ise tam kusurlu olduğu kabul edilerek, sanık ...'ın beraatine, sanık ...'ın ise üzerine atılı taksirle yaralama suçu nedeniyle cezalandırılması cihetine gidildiği, istinaf kanun yolu incelemesini müteakip kararın her iki sanık yönünden de 06.03.2017 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Ceza Mahkemesi kararlarının Hukuk Mahkemesine etkisi TBK'nın 74. maddesinde düzenlenmiş olup, hukuk hâkimi ceza mahkemesinin kesinleşmiş kararları karşısında esas bakımından ilke olarak bağımsız kılınmıştır. Ceza Mahkemesince verilen beraat kararı, kusur ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği gibi esasların hukuk hâkimini bağlamayacağı konusunda duraksama bulunmamaktadır. Ancak, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararı, taraflar yönünden kesin delil niteliğini taşır. Ceza mahkemesinin kesinleşmiş kararı ile belirlenen bu maddi olguların hukuk mahkemesi tarafından kabulü zorunludur. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Haksız fiil nedeniyle tazminat davasında kusur durumunun doğru şekilde tespit edilmesi önemlidir. Her ne kadar ceza dosyasında tespit edilen kusur durumu TBK'nın 74. maddesi gereğince hukuk hakimini bağlamaz ise de, ceza dosyasında tespit edilen kazanın oluş şekline yönelik olarak maddi vaka hukuk hakimini bağlar. Bu açıdan ceza dosyasındaki deliller de değerlendirilerek, ceza dosyasında kesinleşmiş maddi vaka çerçevesinde kusur durumu belirlenmelidir. Dosyaya kazandırılan ve hükme esas alınan Ankara 9. ATM'nın 2016/832 E. sayılı dava dosyası kapsamında düzenlenen ... plakalı araç sürücüsü ... ile ... plakalı araç sürücüsü davalı ...'ın karışmış oldukları kazanın oluşumunda, kimin kural ihlali bulunduğu, dolayısıyla kimin şerit ihlali veya hatalı manevra ile kazaya neden olduğu mevcut deliller ile anlaşılamadığından kusurun sürücüler arasında yarı yarıya paylaştırılabileceğini belirten 05.03.2019 tarihli kusur bilirkişi raporu dikkate alınarak davalı sigorta nezdinde sigortalı davacının içinde bulunduğu araç sürücüsü dava dışı ...'ın % 50 oranında eşit oranında kusurlu olduğu olduğu şeklinde kusur tespiti yapılmış ise de ceza mahkemesi tarafından hükme esas alınan kusur raporu doğrultusunda dava dışı ...'ın olayının oluşumunda kusursuz, dava dışı karşı araç sürücüsü sanık ...'ın ise tam kusurlu olduğu kabul edildiğinden her iki mahkemece hükme esas alınan kusur raporları ile varılan sonuç arasında açık çelişki bulunmaktadır. Ceza hakiminin kusurun değerlendirilmesine ilişkin kararı hukuk hakimini bağlamaz ise de hukuk hakimi maddi vakıa tespiti ile bağlıdır. İlk derece mahkemesi tarafından Ankara 9. ATM'nın 2016/832 E. sayılı dava dosyası kapsamında alınan kusur raporuna üstünlük tanınmış ise de taraflara yönelik ceza mahkemesinde belirtilen kusur atfına ilişkin raporlar asındaki çelişkiyi giderecek, itirazları karşılayacak şekilde kararda yeterli gerekçeye yer verilmemiştir. Kusur dağılımına ilişkin çelişkinin giderilmesi zorunlu olduğundan kusurun tespiti hususunda yapılan değerlendirme yetersiz olup davalıların sorumluluğunun tespiti konusunda yapılan araştırmada eksiktir. Eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulamaz. ( Yargıtay 4. HD'nin 30.11.2022 tarih ve 2022/11182 E. - 2022/15899 K., 26.02.2025 tarih ve 2023/3465 E. 2025/3280 K., 19.12.2024 tarih ve 2022/14451 E. 2024/13350 K.,11.12.2024 tarih ve 2024/10467 E. 2024/12667 K. 24.10.2024 tarih ve 2022/12350 E. 2024/10203 K.) Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; ilk derece mahkemesi tarafından kesinleşen ceza dosyası, olaya ilişkin maddi olgular ile daha önce düzenlenmiş raporlar, tarafların beyan ve itirazları da dikkate alınmak sureti ile dosyanın İTÜ ya da Karayolları Fen Heyetinde görevli alanında uzman bilirkişilerden oluşacak bilirkişi kuruludan tarafların iddia savunmaları çerçevesinde kusur raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde olayın oluşumunda tarafların kusur oranları arasındaki çelişkinin giderilmesi için açıklamalı, ayrıntılı, denetime elverişli rapor alınarak varsa rapora yönelik itirazlar da giderilip oluşacak sonuca göre istinaf kanun yoluna başvuran davalı yararına oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilerek infaza elverişli bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve incelemeyle yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle davalı vekilinin 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, kaldırma kararının sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine, 3-İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına, 4-Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 5-Ankara 4. Genel İcra Müdürlüğünün 2024/49211 esasına yatırılan 520.000,00-TL teminat mektubunun yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 11.03.2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır. n