4. Hukuk Dairesi 2009/12727 E. , 2010/8358 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve İçişleri Bakanlığı aleyhine 30/05/2005 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 09/07/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ile davalı bakanlık vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabul…
**4. Hukuk Dairesi 2009/12727 E. , 2010/8358 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve İçişleri Bakanlığı aleyhine 30/05/2005 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 09/07/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ile davalı bakanlık vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. 1-Davacının, davalılardan ...’a yönelik temyiz itirazı yönünden; dava, karakolda yapılan işkence ve kötü davranış nedeni ile uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacı ile davalılardan İçişleri Bakanlığı tarafından temyiz olunmuştur. Borçlar Yasası'nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir. Dava konusu olayda; içkili bir eğlence yerinde hesabı ödemeyen davacı, davalılardan ...’ın komiser olarak görev yaptığı karakola getirilmiş, taraflar arasında çıkan tartışma sonunda davalılardan ..., yanında bulunan diğer dört polis memuru ile birlikte davacının çenesinin kırılmasına, sol kulak zarı patlamasına, gözde, yüzde, boyun ve kollarda ekimoz oluşacak, 25 gün iş ve güçten kalacak ve iyileşme süresi 75 güne kadar uzayabilecek biçimde yaralanmasına yol açmışlardır. Ceza mahkemesinde yargılanan davalı ile diğer polis memurları suçlu bulunarak cezalandırılmışlardır. Olayın oluş biçimi, davalının görevi, eylemin ağırlığı ile tarafların ekonomik ve sosyal durumları gözetildiğinde, davacı yararına takdir edilen 2.000,00 TL manevi tazminat azdır. Davacı yararına daha üst düzeyde manevi tazminat takdir edilmek üzere karar bozulmalıdır.