23. Hukuk Dairesi 2015/3405 E. , 2016/2997 K. "" MAHKEMESİ : . Asliye Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen kayıt kabul davası sonucunda verilen hükmün temyiz isteminin süre yönünden reddine ilişkin Dairemizin 17.11.2014 gün ve 2373 Esas, 7323 Karar sayılı ilamının karar düzeltme yoluyla incelenmesi davacı vekilince istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü. - KARAR - Davacı vekili, müvekkilinin davalı müflisin müvekkilince kullandırılan krediye kefaleti nedeniyle…
**23. Hukuk Dairesi 2015/3405 E. , 2016/2997 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : . Asliye Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen kayıt kabul davası sonucunda verilen hükmün temyiz isteminin süre yönünden reddine ilişkin Dairemizin 17.11.2014 gün ve 2373 Esas, 7323 Karar sayılı ilamının karar düzeltme yoluyla incelenmesi davacı vekilince istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü. - KARAR - Davacı vekili, müvekkilinin davalı müflisin müvekkilince kullandırılan krediye kefaleti nedeniyle alacaklı olduğunu, alacağın iflas masasına kaydı talebinin haksız olarak reddedildiğini ileri sürerek, toplam 4.163.446,56 TL'nin iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, dava konusu davalı iflas idaresince reddedilen davacı alacağının iflas tarihi itibariyle varlık ve miktarının tespiti yargılamayı gerektirdiği halde, davacı yanın verilen kesin süre içerisinde alacağın miktarının tespiti için gerekli masrafı depo etmediği, alacağın varlığı ve miktarının tespitinin davacı defter ve kayıtları incelenmeksizin mümkün olmadığı, icra takibinin varlığı ve kesinleşmiş olmasının müflis şirket yönünden davanın niteliği dikkate alındığında alacağın varlığının kabulü için yeterli olmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizin .... tarih ve ...E.,....K. sayılı ilamıyla, mahkemece kayıt kabul talebi hakkında verilen hükmün temyiz eden davacı vekiline 06.02.2014 günü tebliğ edildiği halde, temyiz dilekçesinin İİK'nın 164. maddesinde öngörülen 10 günlük yasal süre geçirildikten sonra 18.02.2014 tarihinde verildiği, tebligatın usulsüzlüğü de ileri sürülmediğinden, süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 gün ve 1989/3 Esas, 1990/4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında Yargıtay tarafından da karar verilebileceğinin kabul edildiği belirtilerek, temyiz isteminin süre yönünden reddine karar verilmiştir. Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. 1-Dava kayıt kabul istemine ilişkindir. Anayasa Mahkemesi'nin 26.06.2014 tarih ve 2012/855 Başvuru sayılı kararında, ''36. Mahkemeye erişim hakkı, kural olarak mutlak bir hak olmayıp, sınırlandırılabilen bir haktır. Bununla birlikte getirilecek sınırlandırmaların, hakkın özünü zedeleyecek şekilde kısıtlamaması, meşru bir amaç izlemesi, açık ve ölçülü olması ve başvurucu üzerinde ağır bir yük oluşturmaması gerekir (B. No: 2013/1613, 2/10/2013, § 38). Devletler bir davanın açılabilirliğine ilişkin olarak takdir hakları gereği bazı sınırlamalar getirebilir ve bu davalar niteliği gereği düzenleyici işlemlere konu olabilir. Bununla birlikte, bu sınırlamalar dava açmak isteyen bir kişinin mahkemeye erişim hakkının özüne zarar verecek seviyeye