18. Hukuk Dairesi 2014/3928 E. , 2014/8880 K. "" MAHKEMESİ : Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 07/05/2013 NUMARASI : 2012/355-2013/458 Dava dilekçesinde, velayeti davacı annede olan küçüğün soyadının değiştirilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm dahili davalı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili …
**18. Hukuk Dairesi 2014/3928 E. , 2014/8880 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 07/05/2013 NUMARASI : 2012/355-2013/458 Dava dilekçesinde, velayeti davacı annede olan küçüğün soyadının değiştirilmesi istenilmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm dahili davalı tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalı B.. K..'dan olma çocuk C.. K..'nın soyisminin annenin soyismi olan "Kılıç" olarak değiştirilmesini istemiş, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden; davacı ile davalı B.. K..'nın evliliklerinden soyadının değiştirilmesi istenen C.. K..'nın 23.07.2005 tarihinde dünyaya geldiği, davacı Pınar ile davalı B.. K..'nın Bodrum 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 06.05.2008 gün 2008/194-280 sayılı kararı ile boşandıkları, mahkemece davalı baba ile çocuk C.. K.. arasında şahsi ilişki tesisine karar verildiği, Ceren'in velayetinin davacı anne P.. K..'a bırakıldığı anlaşılmaktadır. 2525 sayılı Soyadı Kanununun 4. maddesinin ikinci fıkrasının “evliliğin feshi veya boşanma hallerinde çocuk anasına tevdi edilmiş olsa bile babasının seçtiği veya seçeceği soyadı alır” şeklindeki birinci cümlesinin Anayasa Mahkemesince iptal edilmesinden sonra bilhassa boşanmalar sebebiyle somut olayda olduğu gibi zaruri nedenlerle velayetin anneye bırakılması hallerinde velayet hakkına sahip annelerin çocuklarına kendi soyadlarını vermek amacıyla bu tür soyadı değişikliği davalarını açtıkları görülmektedir. 2525 sayılı Kanunun 4.maddesindeki düzenlemenin, Yasanın genel gerekçesinden de anlaşılacağı gibi ilk defa soyadı alınması ile ilgili olduğu ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 321. maddesindeki hüküm karşısında, bu kuralın günümüzde sadece bazı istinai durumlarda uygulanabilmesinin söz konusu olduğu Anayasa Mahkemesince de kabul edilmektedir. Yüksek Mahkeme sözü edilen maddeyi Türk Medeni Kanununun 335 ve 366. maddeleriyle Anayasanın 10. ve 41. maddelerine aykırılığı nedeniyle iptal etmiştir. Tüm bu maddeler, velayet hakkının kullanılmasında kadın ve erkeğin birbirlerine eşit oldukları ilkesini ön plana çıkarmaktadır. Eski 743 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun eşitliğe aykırı hükümleri, bu yasanın yürürlükten kaldırılmasıyla son bulmuştur.