12. Ceza Dairesi 2012/32488 E. , 2013/24227 K. Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle Öldürme Hüküm : 1-Sanık ... hakkında CMK 223/2-c maddesi gereğince beraat 2- Sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62, 50/4-1-a, 52, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet Taksirle öldürme suçundan katılan sanık ...'in beraatine, müşteki sanık ...'ın mahkumiyetine ilişkin hükümler, mahalli Cumhuriyet Savcısı, müşteki sanık ... müdafii ile katılanlar vekili tarafından temyiz edilm…
**12. Ceza Dairesi 2012/32488 E. , 2013/24227 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle Öldürme Hüküm : 1-Sanık ... hakkında CMK 223/2-c maddesi gereğince beraat 2- Sanık ... hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62, 50/4-1-a, 52, 53/6. maddeleri gereğince mahkumiyet Taksirle öldürme suçundan katılan sanık ...'in beraatine, müşteki sanık ...'ın mahkumiyetine ilişkin hükümler, mahalli Cumhuriyet Savcısı, müşteki sanık ... müdafii ile katılanlar vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Katılma isteminde bulunmasına rağmen, bu konuda herhangi bir karar verilmeyen müşteki sanık ...'ın, 5271 sayılı CMK'nın 260. maddesi uyarınca katılma istemi hakkında karar verilmeyenler sıfatıyla hükmü temyiz hakkının bulunduğu, yaralanması nedeniyle suçtan doğrudan zarar gördüğü anlaşılan ve hükmü temyiz etmek suretiyle katılma iradesini ortaya koyan şikayetçinin 5271 sayılı CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına karar verilerek yapılan incelemede; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, mahalli Cumhuriyet Savcısı, katılan sanık ... müdafii ile katılanlar vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak; Olay gecesi, sanık ...'in sevk ve idaresindeki ticari taksi ile, aydınlatması bulunmayan bölünmüş yolda karlı hava ve buzlu zeminde seyri sırasında, aracının sağ önü ile, karşı yönden gelen sanık ...'ın sevk ve idaresindeki otomobilin önüne, sanık ...'ın seyrettiği yol bölümünde çarpması şeklinde meydana gelen olayda; sanık ...; aşamalardaki benzer beyanlarında; sanık ...'ın şerit ihlali yaparak kendi yol şeridine girdiğini önlem amacıyla sol şeride geçtiğini, bu sırada diğer sanık da durumu fark edip kendi şeridine geçince kazanın diğer sanığın şeridinde meydana geldiğini iddia etmiş , sanık ... da diğer ... sürücüsü olan sanık ...'in şerit ihlali yaptığını beyan etmiş ise de; her iki sanıktan da şikayetçi olmayan mağdur tanık ...'in soruşturma aşamasında alınan 14.01.2010 tarihli ilk beyanında; karşı şeritten gelen aracın birden kendilerinin şeridine geçip üzerlerine doğru gelmesi üzerine, kendisinin sanık ...'e sağa kırmasını söylemesine rağmen sanığın panikle sola kırması sonucu kazanın meydana geldiğini, karşıdan gelen aracın farlarının yandığını beyan etmesi; yine her iki sanıktan da şikayetçi olmayan mağdur tanık ...'un soruşturma aşamasında alınan ilk beyanında; aracın ön tarafında oturan ölenin birden bağırarak karşıdan gelen aracın lambasının yanmadığını söylediğini, akabinde sanık ... in aracı sola kırıp sellektör yapması üzerine karşı yönden kendilerinin şeridine doğru gelen aracın ışıklarını açıp yavaşlayıp kendi şeridine doğru yönünü düzelttiğini beyan etmesi; kaza tespit tutanağında çarpışma noktasının sanık ...'ın yol bölümünde ve sağ şeritte gösterilmesi; araçların olay akabindeki duruş pozisyonları, her iki aracın da olay akabinde sanık ...'ın seyir şeridinde duruşa geçmesi, araçların hasar durumları dikkate alındığında; ilk etapta şerit ihlali yapan sanık ... olmasına rağmen, sanık ...'in, sağa direksiyon kırma ihtimali bulunduğu, ancak sevk ve idare hatası ile sola direksiyon kırmak suretiyle, sanık ...'in de sanık ... ile olayın meydana gelmesine müştereken sebebiyet verdiklerinin ve eşit kusurlu olduklarının anlaşılması karşısında; eşit kusurlu olan sanıkların ayrı ayrı mahkumiyetlerine, olay sırasında 172 promil alkollü ... kullandığı tespit edilen sanık ... hakkında ayrıca bilinçli taksir hükümlerinin uygulanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması; Kanuna aykırı olup, mahalli Cumhuriyet Savcısı, katılan sanık ... müdafii ile katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 01.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.