10. Hukuk Dairesi 2023/9363 E. , 2023/8576 K. MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/112 E., 2022/1199 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 41. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/165 E., 2021/317 K. Taraflar arasındaki hizmet tespitine ilişkin davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince …
**10. Hukuk Dairesi 2023/9363 E. , 2023/8576 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/112 E., 2022/1199 K. KARAR : Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 41. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/165 E., 2021/317 K. Taraflar arasındaki hizmet tespitine ilişkin davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 05.09.1992 tarihinde işe giriş bildirgesi verilerek ... Üniversitesi öğretim üyesi olarak işe başladığı, halen İngiliz Dili Meslek Yüksek Okulu’nda görev yaptığı, işe başladığı 05.09.1992 tarihinden 31.05.2000 tarihine dek sadece kısa vadeli sigorta kollarının primlerinin yatırıldığı, yaşlılık, malullük ve ölüm sigortası primlerinin yatırılmadığının tespit edildiği, yaşlılık aylığı alabilmek için sırf bu nedenle uzunca bir süre daha çalışmak durumunda kalacağı, sigorta primlerini eksik yatıran davalı işverenin kusurlu bulunduğu, sadece kısa vadeli sigorta kollarına tabi olmak yönünde iradesinin yahut yazılı beyanının mevcut olmadığı belirtilerek; davalı ...’nde öğretim üyesi olarak görev yapmaya başladığı ve adına kısa vadeli sigorta kollarından prim yatırıldığı 05.09.1992 tarihinden, uzun vadeli sigorta kollarına tabi olduğu dönem olan 31.05.2000 tarihine kadar olan sigortalı hizmetinin tespit edilmesine ve eksik sigorta primlerinin yatırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Hollanda uyruklu olan davacının 05.09.1992 tarihinden itibaren davalı üniversitenin İngiliz Dili Meslek Yüksekokulu, Akademik İngilizce Geliştirme Programında öğretim görevlisi/okutman olarak görev yaptığı, davacının 05.10.1992 tarih ve 12.09.1994 tarihi işe giriş bildirgesi ile SSK kaydının yapıldığı, işe giriş tarihinden 06.08.2003 tarihine kadar hizmetlerinin yürürlükte bulunan 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 3 üncü maddesi uyarınca yalnızca kısa vadeli sigorta kolları üzerinden, önce şifahi ve bilahare 19.07.2001 tarihli yazılı talebi üzerine yasaya uygun olarak malullük, yaşlılık ve ölüm olmak üzere tüm sigorta kolları üzerinden Kuruma bildirildiği, davacının sigortalı hizmetlerinin Kuruma bildirilmesinde herhangi bir gecikme, hata ve kusurun söz konusu olmadığı belirtilerek, açılmış olan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davacı Türk Vatandaşı veya Türk soylu olmamasına karşın, 506 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin II-A fıkrasının yürürlükte olduğu 05.09.1992-31.05.2000 tarihleri arasında yabancı statüsünde olduğu devrede 506 sayılı Kanuna kapsamında malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olarak çalışmak istediğine dair Kuruma yazılı bir başvurusu bulunduğunun kabulü gerektiği anlaşılarak, davacı...’in davalı ...’nin (... numaralı) davacı...'in davalı ...'nin ... nu maralı işyerinde 05.09.1992-31.05.2000 tarihleri arasında çalıştığının, 01.10.1992 tarihinden itibaren malullük, yaşlılık ve ölüm sigortasına hak kazandığının anlaşıldığı" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Fer'i müdahil SGK vekili istinaf başvurusunda; işe giriş bildirgesi verilmesinin verilmesinin yazılı istek koşulu yerine geçmeyeceğini, benzer bir davada ... 27. İş Mahkemesinin 2016/573 Esas ve 2016/402 Karar sayılı kararı ile aynı yaklaşımın benimsendiğini, Kurumun davanın açılmasına sebebiyet vermediğini ileri sürmüş ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanun'un 3/II-A maddesi, yukarıda açıklanan çerçevede değerlendirildiğinde, anılan hükmü yürürlükten kaldıran ve 06.08.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4958 sayılı Kanun ile yapılan değişikliğin geçmişe etkili olacağına dair ayrı ve açık bir hüküm bulunmadığı gibi olayda yukarıda belirtilen istisnalardan biri de sözkonusu değildir. Bu nedenle, 4958 sayılı Kanun ile getirilen ve yabancıların sigortalılığını kısmen kısıtlayıcı hükmün yürürlükten kaldırılmasının, değişiklik öncesi çalışmalara uygulanması sözkonusu olmayacaktır. Öte yandan, 506 sayılı Kanun'u yürürlükten kaldıran ve 01.08.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 4/II(c) maddesi ile de "Mütekabiliyet esasına dayalı olarak uluslararası sosyal güvenlik sözleşmesi yapmış ülke uyruğunda çalışanlar hariç olmak üzere, yabancı uyruklu kişilerden hizmet akdi ile çalışanlar" 4/I(a) bendi kapsamında sigortalı sayılmışlardır. Sonuç olarak; Türk uyruklu olmayanlar, hizmet akdine dayalı olarak çalışmaları halinde, 506 sayılı Kanun'un 3/II-A maddesinin yürürlükte bulunduğu 06.08.2003 tarihine kadar olan dönemde, kısa vadeli sigorta kollarına zorunlu olarak tabi olup, uzun vadeli sigorta kollarına tabi olmaları isteklerine bırakılmış iken, 06.08.2003 tarihinden itibaren, yazılı istek koşulu aranmaksızın, çalışmaya başlamaları ile “tüm sigorta kolları açısından” 506 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olacaklardır. 506 sayılı Kanun'un 3/II-A bendinin yürürlükten kalktığı 06.08.2003 tarihinden itibaren, yabancılık unsuru artık sosyal sigortadan yararlanmaya engel oluşturan bir neden değildir. Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 19.06.2013 gün ve 2012/21-1694 E., 2013/855 K. sayılı kararında da aynı ilke benimsenmiştir. Uyuşmazlık konusu dönemde yabancıların Türkiye'de sigortalı olabilmesi için 506 sayılı Kanun'un 3/II-A maddesinin gereği yazılı talebinin olması gerek ise de davacının çalışmasına ilişkin olarak 05.09.1992 tarihli ve davacının imza kaydını içeren işe giriş bildirgesi göz önünde bulundurulduğunda Kurum'a yapılan sigortalılık hizmet bildirimi, yazılı beyan yerine geçer. Ayrıca sigortalı hizmetlerinin toplanarak bildirimi sitemini içeren 18.07.1994 tarihli dilekçe ve bunun üzerine Kurumca 1994/1. Döneminde 120 günlük çalışmasının bulunduğunu içeren yazı içeriği de dikkate alındığında davacının uzun vadeli sigorta kollarına tabi olma iradesini ortaya koyduğuna dair mahkemenin yaklaşımı yerindedir. Kaldırma kararından sonra işverence sunulan işyerine ait kısa vadeli sigorta kolları dönem bordrolarında davacının çalışmalarının bildirildiği, mahkeme kararı ile çalışması tespit edilen yabancı uyruklu Julia Goggin'in tanık sıfatıyla alınan beyanı ile de çalışmanın ispatlandığı anlaşılmakla davanın kabulüne dair mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı" gerekçesi ile fer'i müdahil Kurumun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Fer'i müdahil Kurum vekili, istinaf dilekçesinde öne sürdüğü gerekçelerle davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7 nci maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10 ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9 uncu maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. 2. Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır. 3. Davanın yasal dayanaklarından 506 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin II-A fıkrasının 4958 sayılı Kanun'un 57 nci maddesi ile yürürlükten kaldırılmadan önceki halinde; malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları bir işveren emrinde çalışan ve Türk uyruklu olmayan kimselerden Kurumdan yazılı istekte bulunanlar hakkında ve istek tarihinden sonraki aybaşından başlanarak uygulanacağı belirtilmiştir. 3. Değerlendirme Eldeki dava, davacının davalı Üniversitede 05.09.1992-31.05.2000 tarihleri arasında geçen çalışmalarının uzun vadeli sigorta kolları kapsamında olduğunun tespiti istemine ilişkin olup davanın kabulüne karar verilmiş ise de tespite dair verilen hükmün 1995/3'üncü dönem ve 1999/1'inci dönemleri yönünden eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır. Tüm dosya kapsamı incelendiğinde, 1995/3. dönem ve 1999/1. dönemleri yönünden kısa vadeli sigorta kolları üzerinden prim yatırıldığına dair belgenin dosyada bulunmadığı anlaşılmakla; söz konusu dönemlere ait kısa vadeli sigorta kolları üzerinden prim yatırıldığına dair 4 aylık dönem bordrolarının kurumdan celbi, davalı Üniversiteden de davacıyla ilgili ücret bordroları ve kayıtlı tüm belgelerin celbi ile sonucuna göre karar verilmelidir. VI. KARAR 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.