1. Ceza Dairesi 2023/2427 E. , 2025/605 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3591 E., 2022/2996 K. İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemleri
**1. Ceza Dairesi 2023/2427 E. , 2025/605 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/3591 E., 2022/2996 K. İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir. Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Bursa 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.10.2022 tarihli ve 2022/140 Esas, 2022/332 Karar sayılı kararı ile sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında maktul ...'e yönelik kasten öldürme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37. maddesi delaletiyle 81/1, 29/1, 62, 53. maddeleri uyarınca ayrı ayrı 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında ayrıca 5237 sayılı Kanun'un 58/6. maddesi uyarınca verilen cezanın ikinci kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. 2. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 22.12.2022 tarihli ve 2022/3591 Esas, 2022/2996 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan ... vekili, sanıklar ve müdafiilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ 1. Katılan ... vekilinin temyiz sebepleri özetle; suç vasfının nitelikli kasten öldürme olduğuna, haksız tahrik hükümlerinin uygulanamayacağına, 2. Sanık ... eşi ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın atılı suçu işlemediğine, müşterek fail olmadığına, tanık beyanlarının hükme esas alınamayacağına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın beraatinin gerektiğine, masumiyet karinesine, hükmün gerekçesine, eksik inceleme ile karar verildiğine, haksız tahrikin derecesine, 3. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın suçu işlemediğine, suç vasfına, meşru savunmaya, iştirak iradesinin bulunmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine, 4. Sanık ... ve müdafiinin temyiz sebepleri özetle; atılı suçu işlemediğine, mahkumiyete yeter delil bulunmadığına, birlikte faillik kuralının uygulanamayacağına, suç vasfına, meşru savunmaya, 5. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; birlikte faillik koşullarının oluşmadığına, suçu işlediğine dair yeterli delil bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın beraatinin gerektiğine, 6. Sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri özetle; hükmün gerekçesine, sanığın fikir ve eylem birlikteliğinin olmadığına, suç kastına, eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğine, suçu işlemediğine, meşru savunmaya, cezalandırılması için yeterli delil bulunmadığına, İlişkindir. III. GEREKÇE Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği, eksik incelemenin bulunmadığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, sanıkların savunma hakkına riayet edilerek adil bir biçimde yargılandıklarının anlaşıldığı, eylemin sanıklar tarafından kasten gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, alınan raporların yeterli ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, sanıkların bir suçun işlenmesini kolaylaştırmak için öldürme ya da suçu işleyememekten duydukları infialle öldürme suçlarını işlediklerini gösterir, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller bulunmadığı, bu itibarla nitelikli kasten öldürme koşullarının bulunmadığı, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, maktulden sanıklara yönelen ve haksız tahrik oluşturan eylemlerin niteliği ve ulaştığı boyut dikkate alındığında belirlenen indirim oranının isabetli olduğu, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği, suçun kanuni tanımındaki fiili gerçekleştiren sanıkların fail olarak kabulünde isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 22.12.2022 tarihli ve 2022/3591 Esas, 2022/2996 Karar sayılı kararında katılan vekili, sanıklar ve müdafileri ile sanık ...'ın eşi tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, Sayın Üye ... ve Sayın Üye ...'ün karşı oyları ve oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanıklar ve müdafilerinin tahliye taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bursa 9. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.01.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Oluş ve dosya kapsamına göre; Olay günü, sanıkların çam kozalağı toplamak için Şahmelek mahallesine gittikleri, maktul ..., tanıklar ..., ... ve arkadaşlarının olay yerine gelerek sanıklara engel olmaya çalıştıkları, aralarında maktulün de bulunduğu köylü grubu ile sanıklar arasında çıkan tartışmanın kavgaya dönüştüğü, kavga sırasında maktulün göğüs ve baş bölgesinden yaralandığı, baş bölgesindeki yaranın künt travma sonucu oluştuğu ve BTM ile giderilemez nitelikte olup yaşamını tehlikeye sokmadığı, sol göğüs bölgesinden de aldığı kesici delici alet yarasının sol akciğer ve kalpte meydana getirdiği hasarlar nedeniyle ölümün gerçekleştiği, sanıklar ... ve ...'un kavga sırasında ellerindeki sopa ile maktul ve arkadaşlarına vurarak olaya katıldıkları, bu nedenle, sanıkların iştirak iradesi altında sopalarla maktul ve arkadaşlarına vurdukları, öldürme eylemini oluşturan bıçakla vurma hareketinin hangi sanık tarafından meydana getirildiğinin belirlenemediği, bu itibarla, belirlenemeyen asli maddi faili manevi olarak destekledikleri gibi, sopalarla maktul ve arkadaşlarına vurmak suretiyle maktule bıçakla vurarak ölümü gerçekleştiren failin eylemini kolaylaştırdıkları, anlaşılmıştır. Olayımızda, sanıkların doğrudan ve müstakil fail olarak kabulü mümkün görünmemektedir. Suç teşkil eden fiil olan bıçakla yaralamayı gerçekleştiren, diğer ifadeyle kanuni tarifte belirtilen bıçakla vuran belirlenememiştir. Öldürme eylemini gerçekleştiren fail tespit edilemediğine göre, sanıkların öldürmek eylemini gerçekleştirenler olarak kabulü yasaya uygun değildir. Dosyamıza konu olayda, öldürme suçunun icrai hareketi maktulün göğüs bölgesine vurmaktır. Sanıklarımız bıçakla vurma eylemine hiçbir şekilde katılmadıklarını beyan etmelerine göre, müstakil fail olarak değil, ancak birbirlerine yardım eden olarak sorumlu tutulmaları ceza adaletine uygun düşecektir. 765 sayılı Ceza Kanun'un uygulaması bu şekilde olduğu gibi, 5237 sayılı TCK'nin olayımıza uygun uygulamasının farklı olması gerektiğine yönelik herhangi bir yasa hükmü de bulunmamaktadır; faillerden bir kısmı fiili bizzat gerçekleştiren, bir kısmı yardım eden durumunda ve hangisinin fiili bizzat gerçekleştirdiği, hangisinin yardım ettiği belirlenemiyor ise, tüm failler tamamlanmış adam öldürme suçundan müşterek fail olarak sorumlu olmayacaklar, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince, faillerden her biri yardım eden olarak sorumlu olacaklardır. (Gökcan / Artuç, Türk Ceza Kanunu Şerhi, Cilt 2, 2021, s. 2814; Tezcan / Erdem / Önok, Teorik ve Pratik Ceza Hukuku, 2020, s. 207) Bu nedenle sanıkların TCK 39 maddesi aracılığıyla aynı Kanun'un 81 maddesi gereğince cezalandırılmaları düşüncesinde olduğumuzdan, TCK 37 maddesi gereğince müşterek fail olarak cezalandırılmalarına ilişkin sayın çoğunluğun görüşüne katılmamaktayız.