T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1216 - 2025/1494 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1216 KARAR NO : 2025/1494 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 03/04/2024 NUMARASI : 2023/647 Esas - 2024/269 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 27/11/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 01/12/2025 Mahalli mahkemesince veril…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1216 - 2025/1494 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1216 KARAR NO : 2025/1494 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 03/04/2024 NUMARASI : 2023/647 Esas - 2024/269 Karar DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 27/11/2025 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 01/12/2025 Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; 08.05.2023 tarihinde “...” plakalı aracı sevk ve idare eden sürücü ..., Etlik Caddesi üzerinde seyir halindeyken 226. Sokak ile kesişimindeki kavşağa kendisine kırmızı ışık yanmasına rağmen kontrolsüz şekilde girdiğini, 226. Sokak istikametinde seyir halinde olan ve kırmızı ışıkta bekleyen müvekkiline ait aracın kendisine yeşil ışık yanması ile Etlik Caddesini geçerek aynı güzergahta seyrine devam ederken müvekkili ... adına kayıtlı “...” plakalı aracın sağ ön kısmına çarpması sonucu olay neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, söz konusu kazanın gerçekleşmesinde “...” plakalı aracın sürücüsü ...’in 2918 sayılı KTK hükümleri gereğince asli ve tam kusurlu olduğunu, 08.05.2023 tarihli kaza tespit tutanağında sürücü ...’in ifadesi alınamadığından kusur oranının belirlenemediği belirtilmiş ise de, “...” plakalı araç sürücüsü ...'in seyir halinde iken kırmızı ışık yandıktan yaklaşık 9 saniye sonra kavşağa kontrolsüz şekilde girmesi sonucu kazaya sebebiyet verdiğini, kaza günü yağmurlu olması sonucu kameranın çektiği açıdan trafik lambalarının yere yansımasından kırmızı ışığın yandığı ve kırmızı ışığın yanmasından ne kadar süre sonra kırmızı ışıktan geçtiğinin anlaşıldığını, müvekkiline ait aracı kullanan şoförün kazanın gerçekleşmesinde herhangi bir kusuru bulunmadığını, “...” plakalı araç sürücüsü ...'in kazaya tam (%100) kusurlu hareketi ile sebebiyet verdiğini, bu nedenle davalıların ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda müvekkili nezdinde doğan maddi zararı tazmin etme yükümlülüğü bulunduğunu, hasara uğrayan müvekkiline ait aracın kaza tarihine kadar tüm bakımlarının zamanında ve yetkili servisinde yapıldığını, kaza gerçekleşene kadar geçen süre içerisinde aracın değişen herhangi bir parçası bulunmadığı gibi hasarın oluştuğu bölgede kaporta ve boyasında kusur yahut çizik söz konusu olmadığını, olay tarihinden sonra söz konusu maddi hasarlı trafik kazası sebebiyle aracın hasar gören parçalarının düzeltilmesi, değiştirilmesi ve boyanması için aracın serviste kaldığı ve bu süre boyunca da aracın kullanılamadığını, araçta oluşan hasarların düzeltilmesi, değiştirilmesi ve boyanması için 90.738,10TL hasar onarım bedelinin taraflarınca ödendiğini, “...” plakalı araç sürücüsü ...'in kazada tam kusurlu olması sebebi ile ödenen hasar onarım bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi gerektiğini, aynı zamanda “...” plaka sayılı araçta oluşan değer kaybı bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi gerektiğini, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 97. maddesinde zarar görenin sigorta şirketine öncelikle başvuru yapması zorunluluğunun getirildiğini, ilgili Kanun maddesi uyarınca 19.07.2023 tarihli PTT yolu ile iade taahhütlü gönderilen ihtarnamenin 21.07.2023 tarihinde davalı Sigorta Şirketine tebliğ olduğunu, sigorta şirketinin 15 günlük yasal cevap verme süresinin beklendiğini, ancak başvuru üzerine taleplerine istinaden taleplerinin işleme alındığı belirtilmiş olsa da başvurularını yapmış oldukları günden bugüne kadar herhangi bir ödeme yapılmadığını, kaza sebebiyle aracın tamir süreci, parça bekleme ayrıntılı ve detaylı işçilik çalışması gibi nedenlerle yaklaşık 3 ay kadar çalıştırılamamasından kaynaklanan “araç mahrumiyet bedelini kapsayan maddi tazminat tutarının kaza tarihinden itibaren işletilecek avans faizi birlikte davalı araç sürücüsü ve araç sahibinden tahsiline karar verilmesi gerektiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, HMK 109 m. kapsamında; 50,00 TL hasar onarım bedelinin (kısmi dava) olmak üzere kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müşterek/müteselsilen tahsiline, 50,00TL araç mahrumiyet tazminatı (kısmi dava) olmak üzere 50,00TL’nin kaza tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalı araç sürücüsü ... ve araç sahibi ...'den tahsiline, HMK m. 107 kapsamında; 50,00-TL değer kaybı bedeli (belirsiz dava) olmak üzere 50,00TL’nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müşterek/müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 06/03/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile, hasar onarım bedelini 89.126,72TL'ye, araç mahrumiyet tazminatını 9.800,00TL'ye, araç değer kaybı bedelini 35.000,00TL'ye çıkartarak davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; 08/05/2023 tarihinde gerçekleşen müvekkili ...'in yönetimindeki... plakalı araçla davacı ... adına kayıtlı ... plakalı aracın çarpışması sonucu meydana gelen kazadan kaynaklı olarak taraflarına ikame edilen işbu haksız davaya yasal süresi içinde itirazlarını sunduğunu, müvekkilinin kusurunun, hukuki dayanak ve somut delilden uzak olarak %100 olarak kabul edilmesi ve bu bağlamda maddi tazminat ve bedeller talep edilmesinin tamamen usul ve yasaya aykırı olduğunu, Türk Borçlar Kanunu'nun 51. maddesinde; ''Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.'' denilmek suretiyle kusur tespiti ve tazminat hesaplaması yapılacağını, gerçeğe aykırı iddialarla kusur oranı tayin ederek davacı tarafından talep edilen maddi taleplere itiraz ettiklerini, açılan davada talep edilen diğer alacak kalemlerini, davanın taraf olarak müvekkiline yönlendirilmesini ve kötü niyetli açılan davayı kabul etmelerinin mümkün olmadığını, taraflarına haksız olarak ikame edilen işbu davada hukuka uygun somut herhangi bir delil veya dayanak bulunmadığı bildirerek, davanın reddine karar verilmesi talep etmiştir. Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının talebinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğundan davanın reddi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğundan kazanın oluşumunda kusur oranlarının tespiti gerektiğini, dava konusu kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün tek başına kusurlu olmadığını, davacıya ait araçta meydana gelen hasar miktarının bilirkişi incelemesi ile tespiti gerektiğini, davacı yanın fazlaya ilişkin talebinin sebepsiz yere zenginleşmesine sebebiyet verecek nitelikte olduğunu, davacının gerçek zararının uzman bilirkişiler marifeti ile tespitini talep ettiklerini, zarar hesabında anlaşmalı tamirhane iskontosunun uygulanması gerektiğini, davacının aracı KTK'nın 2.1 maddesine göre eşdeğer parça kullanımına uygun olduğunu, zarar hesabının KDV dahil edilmeden yapılmasını, sigorta poliçesi düzenleme tarihi 04.12.2021'den sonrası olduğundan Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları A.5. maddesinde yer alan hüküm gereği, 04.12.2021 tarihinde yapılan değişiklik dikkate alınarak değer kaybı hesaplaması yapılmasını, dosyanın konusunda uzman bir bilirkişiye tevdi ile hasar ve değer kaybı tespiti için rapor alınmasını, davacının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi talebinin haksız olduğunu, davacı ile müvekkili şirket arasındaki ilişki ticari nitelikte bir ilişki olmayıp davacın talebi haksız fiilden kaynaklandığından ancak yasal faize hükmedilebileceğini, davacıya ait aracın kullanım şeklinin de "hususi" olarak belirtildiğini, ancak dava tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini, davacının kaza tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi talebinin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu bildirerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalının sigortalısı araç ile davacıya ait aracın karıştığı trafik kazasında davacıya ait aracın hasar gördüğü, bilirkişi tarafından tarafların kusurlu hareketlerinin ve kusur oranlarının belirlendiği ve davalı tarafın %100 kusurlu olduğu bu hali ile davalı yanın ZMMS poliçesi kapsamında işleten ve sürücü ile birlikte poliçe limitlerinde zarardan sorumlu oldukları ve davanın sübut bulduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 89.126,72TL hasar bedeli ve 35.000,00TL değer kaybının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalı sigorta yönünden 02.08.2023 temerrüt tarihinden itibaren, (sigorta şirketinin sigorta poliçesi 120.000,00TL ile sorumlu olmak kaydıyla) diğer davalılar ... ve ... yönünden 08/05/2023 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile alınarak davacıya ödenmesine, 9.800,00TL araç mahrumiyet tazminatının davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen 08.05.2023 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, karar davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; kusur konusundaki tespiti eksik incelemeye dayalı olması nedeniyle kabul etmediklerini, ATK’dan kusur raporu alınması gerektiğini, bilirkişi raporu ile belirlenen zarar tutarının fahiş olduğunu, anlaşmalı tamirhane iskontosu uygulanmaksızın tazminata hükmedildiğini, kaza tarihinde 21 yaşında olan davacıya ait aracın eşdeğer parça kullanımına uygun olduğunu, zarar hesabının KDV dahil edilmeden yapılması gerektiğini, davaya konu aracın yaşı ve kilometresi itibariyle değer kaybı olamayacağını, değer kaybı hesabının ZMMS Genel Şartlar’a uygun yapılmadığını, kısmi dava olarak açılan hasar onarım bedeli ile ilgili olarak ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğinin dikkate alınmadığını, yerel mahkemece yargılama gideri ve vekalet ücretinin de hatalı hesaplandığını, müvekkilinin poliçe limiti olan 120.000TL ile sınırlı sorumlu olduğu gözetilerek yargılama giderlerinin de bu tutara göre belirlenmesi gerekirken yerel mahkemece hatalı hesaplama yapıldığını ileri sürerek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç hasar bedeli, değer kaybı ve araç mahrumiyet bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar, davalılardan ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından yukarıda yazılı sebeplerle istinaf edilmiştir. Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır. Tüm dosya kapsamından; olay tarihi olan 08/05/2023 günü saat 21: 45 sıralarında davacıya ait ... plakalı araç dava dışı sürücü ...’ın sevk ve idaresinde iken Etlik Caddesi ışık kontrollü kavşakta davalı ...’in sevk ve idaresindeki... plakalı motosiklet ile kavşak orta alanında çarpışması ile maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasının meydana geldiği, trafik ekiplerince düzenlenen kaza tespit tutanağında... plakalı araç sürücüsünün beyanı alınamadığından kusur dağılımı yapılmadığı, davacının hasar, değer kaybı ve araç mahrumiyetinden kaynaklı zararlarının ödetilmesi istemi ile eldeki davayı açtığı anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesi tarafından alınan kusura ilişkin bilirkişi raporunda; “...Davacı tarafça dosyaya kazandırılan kaza anına ilişkin video kamera görüntülerinin yapılan incelemesinde havanın yağışlı olduğu ve zeminin ıslak olduğu görülmüştür. Kaza mahalli yol bölümü ışıkların kameranın görüş açısı içerisinde bulunmadığı ancak yere yansıyan ışıklardan motosikletin geldiği yöne hangi ışığın yandığına dair tespitlerin mümkün olduğu anlaşıldığından... plakalı araç sürücüsü ...’ in kaza mahalli ışıklı kavşağa geldiğinde yere yansıyan KIRMIZI ışık renginden anlaşılacağı üzere kendisine yanan KIRMIZI ışığa rağmen yüksek hızla kavşağa giriş yaparak yapmış olduğu ışık ihlali neticesi kazaya sebebiyet verdiği görülmüştür…” şeklinde mütalaada bulunarak kazanın meydana gelmesinde davacı tarafın kusursuz, davalı/sürücü ...’in ise tam kusurlu olduğunun bildirildiği anlaşılmış olup, alınan rapor dosya kapsamına uygun düştüğünden hükme esas alınmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Dava konusu edilen araçta kazadan kaynaklanan hasar tutarı ve değer kaybının tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Alınan rapor hüküm kurmaya elverişli değildir. Şöyle ki; 1-Haksız fiil neticesinde maddi zarar meydana gelmiş ise, zarar gören gerçek zararını talep edebilir. Trafik kazasından kaynaklı olarak araçta meydana gelen zararlarda, oluşan hasarın onarılarak giderilmesi halinde, davacının talep edebileceği miktar, kaza tarihi itibariyle piyasa koşullarında onarım bedeli ile sınırlıdır. Bu ilke uyarınca dava konusu aracın kaza tarihindeki değişmesi gereken parçalarının parça ve işçilik bedeli ile değişmesi gerekmeyen parçalar açısından onarım bedelleri değerlendirilip, bu şekilde kaza tarihi itibariyle onarım bedeli tespit edilerek, tespit edilen onarım bedelinden aracın yaşı, yılı, kullanım şekli dikkate alınarak değişen parçalar nedeniyle kıymet kazanma tenzili, hurda ve amortisman uygulanıp uygulanmayacağı hususlarında denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, böyle bir değerlendirme yapmayan rapor uyarınca eksik inceleme ile karar verilmesi doğru değildir. 2-Değer kaybı, aracın trafik kazası sonucu hasarlanıp, onarılmasından sonraki değeri ile hiç hasarlanmamış haldeki değeri arasındaki farka ilişkin olup, araçtaki değer kaybı belirlenirken, aracın markası, yaşı, modeli ve hasar gördüğü kısımları ve varsa daha önceki kaza/hasarları dikkate alınarak aracın kaza tarihinden önceki 2. el satış değerinin tespiti ile aracın tamir edildikten sonra ikinci el satış değerinin piyasa koşullarına göre tespiti ve arasındaki fark göz önüne alınmak suretiyle tespit edilir. Buna göre dava konusu aracın, daha önce kazaya karışıp karışmadığı araştırılıp varsa daha önceki hasarlara ilişkin kayıtlar da getirtilerek, yukarıda belirtilen ilkeler doğrultusunda araçta meydana gelen hasarın değer kaybına etkisi yönünden de denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru değildir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-a-6 maddesinde; mahkemece, uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması halinde, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından esası incelemeden kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine duruşma yapılmadan kesin olarak karar verileceği hususu düzenlenmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı Sigorta vekilinin istinaf başvurusunun esası incelenmeksizin kabulü ile yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a.6. maddeleri uyarınca kaldırılmasına, yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde değerlendirme yapılması için dosyanın mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebebine göre davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği vicdani kanaati ile aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle 1-Davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen, 03/04/2024 tarihli, 2023/647 Esas – 2024/269 Karar sayılı kararın, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, Kararın kaldırılma sebebine göre istinaf eden davalı ... Sigorta A.Ş. vekilinin sair istinaf taleplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf eden davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından yatırılan "istinaf karar harcının" istek halinde yatıran tarafa iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde değerlendirilmesine, 5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirilmesi, bakiye harç tahsili, iadesi ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 27/11/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi. Başkan Üye Üye Katip * Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.