12. Ceza Dairesi 2011/19764 E. , 2012/16089 K. "" Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle yaralama Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 89/1-2b, 51/1-3. maddeleri uyarınca mahkumiyet. Taksirle yaralama suçundan, sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ve Mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve tak…
**12. Ceza Dairesi 2011/19764 E. , 2012/16089 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Sulh Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle yaralama Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 89/1-2b, 51/1-3. maddeleri uyarınca mahkumiyet. Taksirle yaralama suçundan, sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ve Mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın kusur durumuna yönelik temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1- Katılanın kaza günü tanzim edilen muayane evraklarında herhangi bir kemik kırığından bahsedilmediği ve bu evraklarla birlikte yapılan adli muayanede Nevşehir Adli Tıp Şube Müdürlüğü’nün 06.10.2008 tarihli raporunda; katılanın yaralanmasının yaşamını tehlikeye sokmadığı,basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte hafif olduğunun tespit edildiği, katılanın olay nedeni ile sağ ayağında çatlama olduğunu beyan etmesi üzerine kovuşturma aşamasında katılana ilk müdahalenin yapıldığı, Nevşehir Devlet Hastanesi’nin; katılanın çekilen grafilerinde sağ tibia ve fibula kemiğinde eski kırıkla uyumlu imajlar olduğu şeklinde tanzim edilen 11.05.2009 tarihli yazısına dayanılarak hüküm kurulmuşsa da, hastanece tanzim edilen ve katılanda var olduğu söylenen kırığın sanığın eylemi sonucu olup olmadığının değerlendirilmediği ve adli rapor mahiyetinde bulunmayan bu yazıya dayanılmak suretiyle eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi, 2- Sanığın soruşturma aşamasında şikayetçi ile zararın miktarı hususunda anlaşamadığını uzlaşmak istediğini beyan ettiği, kovuşturma aşamasında isteğini yinelediği anlaşılmakla, mahkemece katılanın uğramış olduğu zararın basit bir araştırma ile hesaplanarak sanığın zararı gidermesine imkan verilerek, CMK 231. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi 3- Kabule göre de, TCK'nın 89/2.b maddesi uyarınca tayin olunan cezadan 1/2 oranında artırım yapılırken hesap hatası sonucunda 12 ay hapis cezası yerine 10 ay hapis cezasına hükmedilmek suretiyle eksik ceza tayini, Kanuna aykırı olup, sanığın ve Mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 27.06.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.