Başvuru, saç tıraşının koğuş önünde yapılması ve tıraş makinesi bulundurma talebinin kabul edilmemesi nedenleriyle maddi ve manevi varlığı koruma ve geliştirme hakkının, posta yoluyla gönderilen kitapların teslim edilmemesi nedeniyle eğitim hakkının ve tutuklu olarak aynı ceza infaz kurumunda bulunan eşlerin birbirleriyle yeterli şekilde iletişim kuramamaları nedeniyle de aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru; saç tıraşının koğuş önünde yapılması ve tıraş makinesi bulundurma talebinin kabul edilmemesi nedenleriyle maddi ve manevi varlığı koruma ve geliştirme hakkının, posta yoluyla gönderilen kitapların teslim edilmemesi nedeniyle eğitim hakkının ve tutuklu olarak aynı ceza infaz kurumunda bulunan eşlerin birbirleriyle yeterli şekilde iletişim kuramamaları nedeniyle de aile hayatına saygı hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. Başvuru 17/5/2017 tarihinde yapılmıştır. Başvuru, başvuru formu ve eklerinin idari yönden yapılan ön incelemesinden sonra Komisyona sunulmuştur. Komisyonca başvurunun kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmuştur. Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) aracılığıyla erişilen bilgi ve belgeler çerçevesinde olaylar özetle şöyledir: Türkiye 15 Temmuz 2016 gecesi silahlı bir darbe teşebbüsüyle karşı karşıya kalmış ve Bakanlar Kurulu tarafından ülke genelinde 21/7/2016 tarihinden itibaren doksan gün süreyle olağanüstü hâl (OHAL) ilan edilmesine karar verilmiştir. OHAL üçer aylık sürelerle uzatılarak 18/7/2018 tarihine kadar devam etmiştir. Gediz Üniversitesinde teknoloji transfer ofis müdürü olan başvurucu, 15 Temmuz 2016 tarihli darbe teşebbüsü sonrasında terör örgütü [Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY)] üyesi olduğu gerekçesiyle İzmir Sulh Ceza Hâkimliğinin 1/9/2016 tarihli kararıyla tutuklanarak Menemen T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna konulmuş ve 4/1/2017 tarihinde İzmir 3 No.lu T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna (Ceza İnfaz Kurumu) nakledilmiştir. Akademisyen olan başvurucunun eşi de aynı soruşturma kapsamında İzmir Sulh Ceza Hâkimliğinin 1/9/2016 tarihli kararıyla tutuklanmış ve İzmir Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna konulmuştur.A. Başvurucunun Tıraş Makinesi Talebine İlişkin Süreç Başvurucu 17/2/2017 tarihli dilekçe ile Ceza İnfaz Kurumuna başvurarak tıraş makinesi satın alma talebinde bulunmuştur. Ceza İnfaz Kurumu İdare ve Gözlem Kurulunun (Kurul) 17/2/2017 tarihli kararıyla başvurucunun talebi reddedilmiştir. Kararda; 17/6/2005 tarihli ve 25848 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ceza İnfaz Kurumlarında Bulundurulabilecek Eşya ve Maddeler Hakkında Yönetmelik'in (Eşya Yönetmeliği) elektrikli eşyalarla ilgili maddesinde sayılan elektrikli eşyalar içinde tıraş makinesinin bulunmadığı, ayrıca berber hizmetinin koğuşlara sırasıyla verildiği ve bu hizmetin yeterli olduğu gerekçesiyle başvurucunun koğuşta tıraş makinesi bulundurma talebinin reddedildiği belirtilmiştir. Başvurucunun Kurul kararının kaldırılması talebiyle yaptığı şikâyet başvurusu Karşıyaka İnfaz Hâkimliğinin (İnfaz Hâkimliği) 10/3/2017 tarihli kararı ile reddedilmiştir. Karar gerekçesinde, mevzuata göre ceza infaz kurumunda bulundurulabilecek elektrikli eşyalar arasında tıraş makinesinin yer almadığı gibi FETÖ/PDY üyesi olduğu gerekçesiyle ceza infaz kurumunda bulunan hükümlü ve tutuklulara verilecek berber hizmetiyle ilgili olarak Bakanlık Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdürlüğünün (Genel Müdürlük) 4/11/2016 tarihli yazısı uyarınca başvurucunun berber hizmetinin karşılandığı vurgulanarak verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu belirtilmiştir. Başvurucunun anılan karara karşı itirazı Karşıyaka Ağır Ceza Mahkemesinin (Ağır Ceza Mahkemesi) 31/3/2017 tarihli kararıyla kesin olarak reddedilmiştir. Nihai karar 17/4/2017 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir.B. Başvurucuya Gönderilen Kitaplara İlişkin Süreç Kurul 23/2/2017 tarihli kararıyla terör örgütü mensubu olduğu gerekçesiyle hükümlü ve tutuklu bulunanlara kargo yoluyla ya da yakınları aracılığıyla dışarıdan gelen ders kitapları ve mensup olduğu dine ait kutsal kitaplar haricindeki kitapların Kuruma kabul edilmemesine karar vermiştir. Karar gerekçesinde, 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un ve maddeleri dikkate alınarak karar verildiği belirtilmiştir. Yine gerekçede; terör örgütü mensubu hükümlü ve tutukluların örgütsel faaliyetlerinin engellenebilmesi, haberleşme ve kendi aralarında bilgi paylaşımında bulunmaları sonucunda meydana gelebilecek istenmeyen olayların önüne geçilmesi, ayrıca terör örgütlerine karşı güvenlik tedbirlerinin artırılmasına yönelik olarak Genel Müdürlükten gönderilen yazılara istinaden "Ohal süresince" tutuklu ve hükümlüler için gelen kitapların Kuruma kabul edilmemesine ve bu kişilerin ziyaretçilerine verilmek üzere emanet eşya deposunda muhafazasına karar verildiği açıklanmıştır. Başvurucunun kutsal kitap ve ders kitapları dışındaki kitapların hükümlü ve tutuklulara verilemeyeceğine ilişkin Kurul kararının tebliği üzerine söz konusu kararın kaldırılması talebiyle yaptığı şikâyet başvurusu İnfaz Hâkimliğinin 16/3/2017 tarihli kararı ile reddedilmiştir. Karar gerekçesinde, kanun ve yönetmeliklere uygun olarak verilen kararda herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı ifade edilmiştir. Başvurucunun anılan karara karşı yaptığı itiraz Ağır Ceza Mahkemesinin 12/4/2017 tarihli kararıyla kesin olarak reddedilmiştir. Nihai karar 25/4/2017 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucunun Eşiyle Görüşme Talebine İlişkin Süreç Başvurucu 8/2/2017 tarihli dilekçe ile Ceza İnfaz Kurumuna başvurmuş ve eşi S.P. ile açık ziyaret ya da telefonla görüşme talebinde bulunmuştur. Kurulun 14/2/2017 tarihli kararıyla başvurucunun talebi reddedilmiştir. Kararda; her ne kadar başvurucu da eşi de Aliağa Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü içindeki infaz kurumlarında bulunsalar dahi farklı kurumlarda bulundukları ve dışarıdan telefon açılmak suretiyle görüşme yaptırılamayacağı için mevzuatın ilgili hükümleri gereğince başvurucunun kadın kapalı ceza infaz kurumunda tutuklu bulunan eşiyle açık ziyaret ya da telefon görüş talebinin karşılanmasının mümkün olmadığı belirtilmiştir. Başvurucunun Kurul kararının kaldırılması talebiyle yaptığı şikâyet başvurusu İnfaz Hâkimliğinin 7/3/2017 tarihli kararı ile reddedilmiştir. Karar gerekçesinde; ilgili mevzuata göre aynı kampüs içinde olsalar bile farklı ceza infaz kurumlarında barındırılan hükümlü ve tutukluların birbirleri ile görüştürülemeyeceği, ayrıca başka bir kurum veya kuruluşa ait telefon numarası ile görüşme yapamayacakları değerlendirilerek tedbir amaçlı verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu belirtilmiştir. Başvurucunun anılan karara karşı yaptığı itiraz Ağır Ceza Mahkemesinin 31/3/2017 tarihli kararıyla kesin olarak reddedilmiştir. Nihai karar 17/4/2017 tarihinde başvurucuya tebliğ edilmiştir. Başvurucu 17/5/2017 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. UYAP aracılığıyla erişilen bilgi ve belgelerden başvurucunun eşinin 10/10/2017 tarihinde, başvurucunun da 10/12/2019 tarihinde bulundukları ceza infaz kurumlarından tahliye edildikleri anlaşılmaktadır. Diğer yandan Anayasa Mahkemesinin 24/12/2019 tarihli yazısıyla başvurucunun ceza infaz kurumunda tutuklu olarak barındırılmaya başlandığı 4/1/2017 tarihi ile eşinin tahliye olduğu 10/10/2017 tarihleri arasında eşiyle açık/kapalı görüş yapıp yapmadığı, telefon vasıtasıyla görüşüp görüşmediği, mektup yoluyla haberleşme sağlayıp sağlamadığı hususlarında eldeki bilgi ve belgelerin gönderilmesi talep edilmiştir. 25/12/2019 tarihli cevap yazısında, belirtilen tarihler arasında başvurucu ve eşi arasında açık veya kapalı görüş gerçekleştirilmediği bildirilmiştir. Söz konusu uygulamanın 17/6/2005 tarihli ve 25848 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Hükümlü ve Tutukluların Ziyaret Edilmeleri Hakkında Yönetmelik'in (Ziyaret Yönetmeliği) maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan -5/12/2018 tarihli yönetmelik değişikliği öncesi- düzenlemeye dayandığı açıklanmıştır. Yine 6/4/2006 tarihli ve 26131 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük'ün maddesinde yer alan "Hükümlülere dışarıdan telefon açılmak suretiyle görüşme yaptırılmaz." düzenlemesi nedeniyle ceza infaz kurumları arasında telefonla görüşme gerçekleştirilmediği belirtilmiştir. Ancak bu uygulamanın farklı ceza infaz kurumlarında kalmakta olan hükümlü ve tutukluların birbirleri ile telefonla görüştürülmeleriyle ilgili gerekli kolaylığın sağlanması yönündeki Genel Müdürlüğün 27/9/2018 tarihli görüş yazısı sonrası terk edildiği ifade edilmiştir. Diğer yandan başvurucu ve eşinin bu süre içinde sadece mektup yoluyla iletişim kurdukları bildirilmiştir. A. Kişinin Maddi ve Manevi Varlığını Koruma ve Geliştirme Hakkı Yönünden 5275 sayılı Kanun’un "Oda ve eklentilerinde bulundurulabilecek kişisel eşyalar" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"(1) Kapalı ceza infaz kurumlarında bulunan hükümlülerin oda ve eklentilerinde bulundurabilecekleri veya bulunduramayacakları kişisel eşya, gıda, tıbbî malzeme ve diğer ihtiyaç maddeleri yönetmelikle düzenlenir." 5275 sayılı Kanun’un "Tutukluların yükümlülükleri" kenar başlıklı maddesinin (1) numaralı fıkrasının ilgili kısmı şöyledir:"(1) Bu Kanunun; yüksek güvenlikli kapalı ceza infaz kurumları, ... oda ve eklentilerinde bulundurulabilecek kişisel eşyalar, ... yönetim tarafından alınabilecek tedbirler, ... şikâyet ve itiraz, ... kütüphaneden yararlanma, süreli veya süresiz yayınlardan yararlanma hakkı, telefonla haberleşme hakkı, radyo, televizyon yayınları ile internet olanaklarından yararlanma hakkı, mektup, faks ve telgrafları alma ve gönderme hakkı, bu Kanunda sayılan günlerde dışarıdan gönderilen hediyeyi kabul etme hakkı, ... hükümlülerin sayısı ve uygulanacak güvenlik tedbirleri, eğitim programları, öğretimden yararlanma, ... ziyaret, yabancı hükümlüleri ziyaret, ziyaret ve görüşlerde uygulanacak esaslar, ... kütüphane ve kurslardan yararlanma konularında ... düzenlenmiş hükümlerin tutukluluk hâliyle uzlaşır nitelikte olanları tutuklular hakkında da uygulanabilir." Eşya Yönetmeliği'nin "Elektrikli eşyalar" kenar başlıklı maddesi şöyledir:"Koğuş, oda ve eklentilerinde, kantinden temin edilmek koşuluyla, bir adet otuzyedi ekran televizyon ile elektrikli su ısıtıcısı, saç kurutma makinesi ve büro tipi buzdolabı ile kurumun bulunduğu coğrafi bölgenin iklim koşulları dikkate alınarak, her koğuş veya odada bir adet vantilatör bulundurulmasına izin verilebilir. Ayrıca her hükümlü, kurum kantininden satın almak kaydıyla bir adet kulaklıklı küçük el radyosu bulundurabilir.Oda sistemine geçmemiş ceza infaz kurumlarında, koğuşların durumuna göre, bir adet büyük ekranlı televizyon ile buzdolabı bulundurulmasına izin verilebilir.Aydınlatma dışındaki elektrik giderleri hükümlü tarafından karşılanır. Koğuş, oda ve eklentilerinde, kantinden temin edilmek koşuluyla, bir adet otuzyedi ekran televizyon ile elektrikli su ısıtıcısı, saç kurutma makinesi ve büro tipi buzdolabı ile kurumun bulunduğu coğrafi bölgenin iklim koşulları dikkate alınarak, her koğuş veya odada bir adet vantilatör bulundurulmasına izin verilebilir. Ayrıca her hükümlü, kurum kantininden satın almak kaydıyla bir adet kulaklıklı küçük el radyosu bulundurabilir."B. Eğitim Hakkı Yönünden Mevcut başvurunun değerlendirilmesi sırasında gözönünde bulundurulan ulusal hukuk kaynakları için bkz. İbrahim Kaptan (2), B. No: 2017/30723, 12/9/2018, §§ 15- Aile Hayatına Saygı Hakkı Yönünden Anayasa Mahkemesi daha önceki kararlarında mahpusların açık görüş hakkının sınırlandırılmasına dayanak oluşturan ulusal ve uluslararası mevzuat ile konuyla ilgili Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına (Halil Berk, B. No: 2017/8758, 21/3/2018, §§ 18-37; Ö., B. No: 2017/34584, 22/3/2018, §§ 18-37), ayrıca açık görüşle ilgili mevzuat değişiklikleri ile tutuklunun telefonla haberleşme hakkına ilişkin ulusal ve uluslararası mevzuat ve konuyla ilgili Yargıtay kararına (Hüseyin Ekinci, B. No: 2016/38867, 3/7/2019, §§ 21-43) yer vermiştir.