10. Hukuk Dairesi 2024/8449 E. , 2024/9704 K. MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/79 E., 2024/152 K. KARAR : Red Taraflar arasında Mahkemesinde görülen rücuan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temy…
**10. Hukuk Dairesi 2024/8449 E. , 2024/9704 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2023/79 E., 2024/152 K. KARAR : Red Taraflar arasında Mahkemesinde görülen rücuan tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'ın iş yeri sigortalılarından ...'ün 11.10.2013 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası sonucunda 09.12.2013 tarihinde vefat ettiğini ve hak sahiplerine 92.640,12 TL'lik peşin sermaye değerli gelir bağlandığını ve 386,00 TL cenaze masrafı yapıldığını, Sosyal Güvenlik Kurumu Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı Başmüfettişi ... tarafından düzenlenen inceleme raporuna göre, olayın patpat diye tabir edilen tarım makinesiyle meydana geldiğini, ...'ın tarım makinesi olduğunu, ve yapılan işin tarım işi olmadığının aşikar olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davalı işverenin %80 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiğini, 5510 sayılı Kanun'un 21/1 ve 76/4 üncü maddesi gereğince; davalı Kurum tarafından sigortalıya veya hak sahiplerine yapılan ödemelerden oluşan 93.026,12 TL Kurum zararından şimdilik 10,000 TL bağlanan gelirlerin tahsis onay, masrafların sarf ve ödeme tarihlerinden itibaren işlemiş ve işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ...'ün yakın arkadaşı olduğunu, hiçbir şekilde davalı ...'ın işçisi olmadığını, yine ... ile davalının aralarında hizmet sözleşmesinin kurulmadığını, sadece davalı ve müteveffanın birbirlerine yardımcı olmak amacıyla o yılki yakacak ihtiyaçlarını karşılamak için kestikleri odunu yine birlikte önce müteveffanın evine ve sonra da davalıya ait eve taşıdıklarını, kazanın bu şekilde meydana geldiğini belirterek, hukuki esas ve dayanaktan yoksun, usul ve kanuna aykırı davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 03.05.2016 tarihli, 2015/513 Esas, 2016/222 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 17.01.2019 tarihli ve 2016/13302 Esas, 2019/262 Karar sayılı bozma kararında; Mahkemece davalı ile ölen arasında hizmet ilişkisinin bulunmadığından hareketle olayın iş kazası olmadığı kabulü ile davanın reddine karar verilmiştir. Eldeki davada çözülmesi gereken ön sorun davalı ile ölen arasında hizmet ilişkisinin varlığının tespiti ile olayın iş kazası olup olmadığının belirlenmesidir. Zararlandırıcı olayın iş kazası niteliğinde olup olmadığının tespiti ön sorun olarak kabulü ile yapılacak iş; davalıya, Kurumca iş kazası olarak kabul edilen olayın Sosyal Güvenlik Kurumu ve hak alanını etkileyeceğinden ölenin yakınları aleyhine “iş kazasının tespiti” davası açması için önel vermek, tespit davasını bu dava için bekletici sorun yaparak çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Son Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Mahkemece bozma ilamına uyularak yargılamaya devam edildiği, iş kazasının tespitine ilişkin Ordu 1. İş Mahkemesinin 2022/356 Esas, 2023/327 karar sayılı dosyasında "... ...’ün olay günü ve olay günü evvelinde ... ile yakın arkadaşlık çerçevesinde beraber oldukları ve bu meyanda evlerine odun temin ettikleri anlaşılmakta olup, meydan gelen kazanın oluşunda işçi (çalışan) olarak değerlendirilemeyeceği, ..(Köylerde) büyük çiftlik, geniş arazi vs gibi iş gücüne ihtiyaç olunan bölümlerde devamlı ve geçici işçi çalıştırılması mevcut olup, sadece Almanya’dan emekli olup, senenin muayyen bölümünde babasının köyüne gelen ...’ın yakın arkadaşı ... ile beraber evlerine müştereken odun temininin, tamamen dostluk çerçevesinde dayanışma ve yardımlaşma olduğunun tespit edildiği, Perşembe Mal Müdürlüğünün 13.07.2023 tarihli yazısında; ...'ın mükellefiyet kaydı bulunmadığı, babası ... 'ın 01.01.1997 ile 31.12.2004 yılları arası mükellefiyet kaydı bulunduğu, tanık beyanlarında davacı ... ile kazalı ... ... işçi işveren ilişkisi bulunmadığından meydana gelen olayın iş kazası olmadığının tespit edildiği ilgili kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği tespit edildiğinden davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı Kurum vekili; davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 11.10.2013 tarihinde meydana gelen kazanın davacı Kurum tarafından iş kazası olarak kabulü ile vefat eden sigortalının hak sahiplerine bağlanan gelirler ve cenaze yardımından oluşan Kurum zararının 5510 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesi kapsamında rücuen tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3 üncü maddesinin atfı ile 1086 sayılı Kanun'un 428, 429 uncu maddeleri 5510 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesidir. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla; kararın bozulmasını gerektirecek bir husus görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle davacı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 09.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.