3. Ceza Dairesi 2023/10188 E. , 2024/15584 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1608 E., 2022/1633 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 8. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/160 E., 2020/168 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme, tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme. 21.03.2018 (suça sürüklenen çocuk ..., silahlı terör örgütüne üye olma) 25.03.2018 (suça sürüklenen çocuk ... ... ,
**3. Ceza Dairesi 2023/10188 E. , 2024/15584 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1608 E., 2022/1633 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin 8. Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/160 E., 2020/168 K. SUÇ : Silahlı terör örgütüne üye olma, Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme, tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme. 21.03.2018 (suça sürüklenen çocuk ..., silahlı terör örgütüne üye olma) 25.03.2018 (suça sürüklenen çocuk ... ... , tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme) 25.03.2018 (suça sürüklenen çocuklar ..., ...) HÜKÜM : 1- Suça sürüklenen çocuk ... hakkında; TCK'nın 314/2, 31/3 ve 62/1 maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası, TCK'nın 174/1-2, 31/3, 62/1 ve 52/1-2 maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis ve 420,00-TL adli para cezasına ilişkin mahkumiyet kararlarına yönelik istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi. 2-Sanıklar ... ve ... hakkında; TCK'nın 220/6 ve 314/3 maddeleri yollamasıyla 314/2, 220/6, 3713 sayılı yasanın 5/1, yine TCK'nın 62/1, 58/9, 53/1-2 maddeleri uyarınca 3 yıl 1ay 15 gün hapis cezası, TCK'nın 174/1, 3713 sayılı yasanın 5/2 ve yine TCK'nın 62/1, 52/1-2-4, 58/9, 53/1-2 maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis 160,00-TL adli para cezasına ilişkin mahkumiyet kararlarına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi. 3-Suça sürüklenen çocuklar ..., ... ve ... hakkında; TCK'nın 220/6 ve 314/3 maddeleri yollamasıyla 314/2, 220/6, 31/3, 62/1 maddeleri uyarınca 1 yıl 4 ay 20 gün hapis, TCK'nın 174/1-2, 31/3, 62/1, 52/1-2 maddeleri uyarınca 4 yıl 5 ay 10 gün hapis ve 100,00-TL adli para cezasına ilişkin mahkumiyet kararlarına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi. 4-Suça sürüklenen çocuk ... hakkında; TCK'nın 220/6 ve 314/3 maddeleri yollamasıyla 314/2, 220/6, 31/2 ve 62/1 maddeleri uyarınca 1 yıl 15 gün hapis cezası, TCK'nın 174/1-2, 31/2 ve 62/1 maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis 80.00-TL adi para cezasına ilişkin mahkumiyet kararlarına yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi. TEMYİZ EDENLER : Sanıklar ..., ... müdafileri, suça sürüklenen çocuklar ..., ..., ..., ... müdafileri, suça sürüklenen çocuklar ... ve .... TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle; Temyiz edenlerin sıfatı, başvurularının süresi, kararların niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü; Yargılama konusu suça sürüklenen çocuklar ..., ..., ..., ... hakkında tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme suçu yönünden Bölge Adliye Mahkemesinin kararının, verilen cezanın tür ve süresine göre CMK'nın 286/2-a maddesi gereğince temyiz edilemez nitelikte olduğundan; ayrıca incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3 üncü maddesi kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, anılan suç yönünden suça sürüklenen çocuklar ..., ..., ... müdafilerinin ve suça sürüklenen çocuklar ... ve ...'in temyiz istemlerinin aynı Kanun'un 298 inci uyarınca hükmü temyize hak ve yetkisinin olmadığı belirlenmiştir. Bir kısım sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme taleplerinin, yasal şartları oluşmadığından 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine, Diğer temyiz taleplerinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi; Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede; A. Sanıklar ..., ... ve suça sürüklenen çocuk ... hakkında tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden temyiz taleplerinin incelenmesinde; PKK/KCK silahlı terör örgütüne müzahir yayın organları tarafından yapılan çağrılar üzerine, 15.02.2018 tarihinde daha önceden hiç tanımadıkları ve aralarında husumet bulunmayan mağdurun işyerine ve sokakta bulunan sivil ve kolluk araçlarını hedef alarak örgütsel saikle EYP atmaları eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçuna temel alınacak öncü suç olduğu kabul edilerek yapılan incelemede 15.02.2018 tarihli olaya ilişkin aldırılan uzmanlık raporunda olayda kullanıldığı iddia edilen PotasyumKlorat ve SodyumBonzuat karışımını ihtiva eden patlayıcı madde kalıntısı ile yangın başlatıcı ve hızlandırıcı maddelerden benzin kalıntılarının olduğunun belirlendiği ancak söz konusu el yapımı patlayıcıların canlılar üzerinde öldürücü ve yaralayıcı, cansızlar üzerinde yakıcı, yıkıcı, tahrip edici özelliğe sahip olduğuna tespitin yapılmadığı görülmekle söz konusu raporun temin edilerek bir karar verilmesi gerekirken yetersiz bilgi ve belgelere dayanarak yazılı şekilde hüküm kurulması, B.Suça sürüklenen çocuk ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden temyiz taleplerinin incelenmesinde; Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir. Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.). Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (Toroslu özel kısım syf.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf.280). 5237 sayılı TCK'nın 314/3 ve 220/6 maddeleri delaletiyle 314/2. maddesinde düzenlenen suçun oluşabilmesi için örgütün talimatı ya da bilgisi dahilinde bir ya da birden fazla araç suçun işlenmesinin gerektiği, örgütün talimatı veya onayı olmaksızın örgüt sempatizanlarının örgüt adına suç işleme suçunu işlemelerinin mümkün olmadığı gözetilerek; Bu bilgiler ışığında tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; PKK/KCK silahlı terör örgütüne müzahir yayın organları tarafından yapılan çağrılar üzerine, daha önceden hiç tanımadığı ve aralarında husumet bulunmayan mağdurun işyerine ve sokakta bulunan sivil ve kolluk araçlarını hedef alarak örgütsel saikle 15.02.2018 tarihinde EYP atması eyleminin PKK/KCK silahlı terör örgütüne müzahir yayın organları tarafından yapılan çağrılar üzerine yapıldığı, bu eyleme katılanların bulunması amacıyla yapılan araştırmada müştekinin işyerine ait kamera kayıtlarını güvenlik güçlerine vermesi nedeniyle intikam saikiyle 25.02.2018 ve 25.03.2018 tarihlerindeki eylemlerin yapıldığı, örgütün talimatı ya da bilgisi dahilinde yapıldığına dair dosyada delil bulunmadığı dikkate alınarak somut olayda süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk içeren eylemlerine rastlanmaması, PKK/KCK silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olmak suretiyle kod adı kullandığına ve örgüt adına faaliyetler yürüttüğüne dair delil bulunmaması karşısında eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçunu oluşturduğu gözetilmeden hukuki nitelendirme ve delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi, C.Sanıklar ..., ... ve suça sürüklenen çocuklar ..., ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden temyiz taleplerinin incelenmesinde; Sanıklar ve suça sürüklenen çocukların daha önceden PKK/KCK terör örgütü ile hiyerarşik ilişkilerinin bulunup bulunmadığı belirlenmemiş ise de; örgüt tarafından yapılan eylem çağrıları sonucunda, daha önceden hiç tanımadıkları ve aralarında husumet bulunmayan mağdurun işyerine ve sokakta bulunan sivil ve kolluk araçlarını hedef alarak örgütsel saikle EYP atmaları sonucu gerçekleşen eylemlerinin silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına Suç İşleme suçunu oluşturacağının kabulünde isabetsizlik yok ise de anılan suçun Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi sebebiyle 12.03.2024 tarihinde 32487 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7499 sayılı “Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" çerçevesinde söz konusu suçun yeniden düzenlediği görülmekle, sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçu kanun değişikliği kapsamında değerlendirilerek bu suç bakımından 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince lehe kanun hükümlerinin tartışılması gerektiği lüzumu, C.Suça sürüklenen çocuklar ..., ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri yönünden temyiz taleplerinin incelenmesinde; Suça sürüklenen çocuklara atılı silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçuna ilişkin olarak; silahlı terör örgütü adına suç işlendiğinin kabulü için örgüt çağrısının bulunması ve çağrı sonucu eylemin gerçekleştiğinin somut delillerle ispatının gerektiği; dosyaya konu olayda bir eylemin gerçekleşmemesi ve suça sürüklenen çocukların da terör örgütünün çağrısı ya da talimatı doğrultusunda hareket ettiklerine dair kabullerinin bulunmaması gözetilerek; suça sürüklenen çocukların bu saikle hareket ettiklerine ilişkin her türlü şüpheden uzak tespit yapılarak hukuki durumlarının tespiti yerine eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi, Kabul ve uygulamaya göre de; Suç tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunan suça sürüklenen çocuk ... hakkında işlediği iddia olunan silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme eyleminin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediğine yönelik rapor aldırılmadan, sosyal inceleme raporuna dayanılarak hüküm kurulması, Kanuna aykırı, sanıklar ..., ... müdafileri, suça sürüklenen çocuklar ..., ..., ..., ... müdafileri, suça sürüklenen çocuklar ... ve ...'in temyiz istemleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan belirtilen sebeplerden dolayı hükmün 5271 sayılı CMK’nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Bozma sebebi, mevcut delil durumu ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alındığında suça sürüklenen çocuk ...'ın 5271 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi gereğince “yurt dışına çıkamamak” adli kontrol tedbiri uygulanmak suretiyle TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu ya da hükümlü değil ise DERHAL SALIVERİLMESİ için ilgili yer Cumhuriyet başsavcılığına müzekkere yazılmasına, dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304. maddesi uyarınca Mersin 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 27.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.