Ceza Genel Kurulu 2012/1-1570 E. , 2013/339 K. "" İtirazname : 2011/71435 Yargıtay Dairesi : 1. Ceza Dairesi Olası kastla öldürme suçundan açılan kamu davasında sanık D. T..'ın eylemi kasten öldürmenin ihmali davranışla gerçekleştirilmesi olarak kabul edilerek 5237 sayılı TCK'nun 83/3, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 16 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin, Bandırma Ağır Ceza Mahkemesince verilen 29.09.2010 gün ve 181-141 sayılı resen temyize …
**Ceza Genel Kurulu 2012/1-1570 E. , 2013/339 K.** **"İçtihat Metni"** İtirazname : 2011/71435 Yargıtay Dairesi : 1. Ceza Dairesi Olası kastla öldürme suçundan açılan kamu davasında sanık D. T..'ın eylemi kasten öldürmenin ihmali davranışla gerçekleştirilmesi olarak kabul edilerek 5237 sayılı TCK'nun 83/3, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 16 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna ilişkin, Bandırma Ağır Ceza Mahkemesince verilen 29.09.2010 gün ve 181-141 sayılı resen temyize tâbi olan hükmün o yer Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafii tarafından da temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 1. Ceza Dairesince 07.05.2012 gün ve 4322-3639 sayı ile; “1) Oluşa, dosya içeriğine ve gösterilen gerekçeye göre; gayrı meşru ilişki sonucu başkasından hamile kalan sanığın, olay gecesi evinde doğurduğu bebeğini emzirip beze sardıktan sonra ailesinin bu durumu öğrenmemesi maksadıyla evinin yakınındaki boş bir arsaya bıraktığı, Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu'nun 27.01.2010 tarih ve 328 karar sayılı raporunda otopside belirtilen bulguların ölümden önce mi veya sonra mı oluştuğunun çürüme nedeniyle ayırt edilemediği ve ileri derecede çürüme nedeniyle ölüm sebebinin tespit edilemediğinin belirtildiği olayda, sanığın eyleminin ihmal suretiyle öldürme suçunu oluşturduğunu kabul eden mahkemenin takdirinde isabetsizlik görülmediğinden, 5237 sayılı TCK.nun 82/1-d, e, k maddesi kapsamında yeni doğmuş bebeği töre saikiyle öldürme suçundan hüküm kurulması gerektiği yönüyle bozma isteyen tebliğnamedeki düşünce benimsenmemiştir. 2) Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde suç niteliği tayin, takdire ilişen cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde düzeltme nedeni dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin sübuta, teşdiden ceza tayininin yersizliğine, Cumhuriyet savcısının sanığın eyleminin olası kasıtla öldürme suçunu oluşturduğuna yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle; 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin uygulandığı bendin, 'Sanığın, 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin 1. fıkrasının a, b, c, d, e bentlerinde belirtilen haklarından, mahkum olduğu hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi altsoyu üzerindeki, velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise 1- c bendindeki haklardan koşullu salıverilme tarihine kadar yoksun bırakılmasına' olarak değiştirilmesine karar verilmek suretiyle CMUK'nun 322.maddesinin tanıdığı yetkiye dayanılarak düzeltilen, diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan ve re'sen de temyize tabi bulunan hükmün tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak onanmasına,” oyçokluğu ile karar verilmiş, Daire Başkanvekili S.Z.İ..ve Daire Üyesi M.Ş.. eylemin; “TCK'nun 82/1-d-e-k maddesi kapsamında olduğu” görüşüyle karşı oy kullanmışlardır.