T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Antalya 4.Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 06/10/2022 DAVANIN KONUSU: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ: 26/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 26/02/2026 Yukarıda tarih, esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dava dosyası Daire…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Antalya 4.Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 06/10/2022 DAVANIN KONUSU: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ: 26/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 26/02/2026 Yukarıda tarih, esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dava dosyası Dairemize gönderilmiş olup inceleme raporu dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle müvekkillerinden .. ın kızı, diğer müvekkillerin ... , ... ve .. ın kız kardeşi olan muris .. ın yaya olarak karşıdan karşıya geçmekte iken sigortalı ... San. Tic. Ltd. Şti.'ne ait ... plakalı aracın sürücüsü olan .. un çarpması sonucu hastaneye kaldırıldığını ve tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybettiğini, dava konusu aracın .... Sigorta şirketine sigortalı olduğunu, meydana gelen kazaya ilişkin olarak, Antalya 15.Asliye Ceza Mahkemesinin ...Esas sayılı dosyası ile davalı .. un cezalandırıldığını, müteveffanın ailesinin sorumluluğunu tek başına üslendiğini, ailenin bu destekten yoksun kaldığını, bu sebeplerle, 100.000,00 TL manevi, şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı sigorta şirketi vekili tarafından özetle davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı sürücü ve işleten şirket vekili tarafından özetle davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. İlk derece mahkemesince özetle konusuz kalan maddi tazminat davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına; davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile davacı ... için 10.000,00 TL, davacı ...için 5.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL, davacı ... için 5.000,00 TL olmak üzere toplam 25.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden (17/10/2016) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketi harici davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiştir. Davacılar vekili tarafından özetle manevi tazminat miktarının düşük olduğu ileri sürülerek istinaf yoluna başvurulmuştur. Davalı işleten ve sürücü vekili tarafından özetle manevi tazminatın belirsiz alacak davası olarak açılmasının mümkün olmadığı, davacı ...tarafından arabulucuya başvurulmadan dava açıldığı, yetkisiz mahkemede dava açıldığı, davalı sürücünün tali kusurlu, davacıların yakının asli kusurlu olması nedeniyle davacıların manevi tazminattan sorumlu tutulamayacağı, manevi tazminat miktarının yüksek olduğu, kazanın davacıların yakınının ağır kusuruyla meydana gelmesi nedeniyle işletenin sorumlu olmadığı ileri sürülerek istinaf yoluna başvurulmuştur. Duruşma açılmasını gerektiren bir neden bulunmadığından inceleme ve görüşmeler HMK'nin 342, 353, 355 ve 356 maddeleri uyarınca istinaf sebepleri ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olmak üzere dosya üzerinden yürütülmüştür. Dava, ölümlü trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Maddi tazminat yönünden verilen hükme yönelik istinaf yoluna başvurulmamıştır. Manevi tazminat davası yönünden kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun incelenmesinde: Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir (HMK Md. 16). Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir (HMK Md. 19/2). Somut olayda davacılardan birinin yerleşim yeri ... ilçesinde olduğu ve davalılardan ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından yetki itirazında bulunulmadığından ilk derece mahkemesince yetkisizlik kararı verilmemesi hukuka bulunmuştur. Davacılardan ....tarafından davadan önce davalı işleten ve sürücü yönünden arabulucuya başvurma yasal zorunluluğu bulunmadığından adı geçenin istinaf eden davalılar yönünden arabulucuya başvurmamış olması davanın usulden reddi sebebi değildir. Davacılar maddi tazminat yönünden belirsiz alacak davası açmış iseler de manevi tazminat davası yönünden belirsiz alacak davası açmamışlardır. TBK'nin 49/1. maddesine göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. TBK’nin 56/2. maddesine göre ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki ...plaka sayılı otomobil ile ....Caddesini takiben, tren garı istikametinden ...istikametine sol şerit üzerinde seyrederken yaya üst geçidine 50 metre mesafede seyir istikametine göre yolun sağından karşıdan karşıya geçmek üzere taşıt yoluna giren davacıların yakını müteveffa yaya ...a ....günü saat ... sıralarında çarpması sonucu dava konusu ölümlü trafik kazası meydana gelmiştir. ATK Ankara Adli Tıp Grup Başkanlığı tarafından düzenlenen raporda müteveffa yaya .. ın gece vakti, aydınlatma bulunmayan olay mahallinde karşıya geçmek için yaklaşık 50 metre mesafedeki yaya üst geçidini kullanmaya özen göstermediği, trafiği iyice kontrol etmeden, dikkatsiz ve kontrolsüz biçimde yola girip kendi can güvenliğini tehlikeye atacak tarzda yoldan geçişi esnasında ilk geçiş hakkını vermediğinden % 85 oranında asli kusurlu olduğu; davalı sürücü ..un sevk ve idaresindeki otomobil ile gece vakti, aydınlatma bulunmayan meskun mahal, bölünmüş yolda seyri sırasında olay mahalline geldiğinde, hızını mahal şartlarına uygun ayarlamadığı; bu haliyle yoldan karşıya geçmek için seyrine göre sağdan yola giren yayaya önlemsiz şekilde çarptığı olayda, % 15 oranında kusurlu olduğu belirtilmiş olup bu rapor oluşa uygun ve hüküm kurmaya elverişli bulunmuştur. Davalı sürücü tali kusuruyla davacıların yakınının ölümüne neden olduğu, ölenin ağır kusurlu olması sürücü ve işletenin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağından davalı sürücü ve işleten davacıların ölüm nedeniyle oluşan manevi zararlarını gidermek ile yükümlüdürler. İlk derece mahkemesince davacı ...için 10.000,00 TL, davacı ...için 5.000,00 TL, davacı ...için 5.000,00 TL, davacı ...için 5.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiş ise de TBK’nin 56. maddesine göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 tarihli ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Somut olayda olayın oluş şekli, olay tarihi, paranın satın alma gücü, talep edilen tazminat miktarı, kusur oranları, tarafların sosyal ve ekonomik durumu ve yukarıdaki ilkeler göz önüne alındığında davacı yararına hükmedilen manevi tazminat miktarı az bulunmuştur. Dairemizce tazminat miktarının davacı ...için 80.000,00 TL, davacı ...için 40.000,00 TL, davacı ...için 40.000,00 TL, davacı ...için 40.000,00 TL olmasının hakkaniyete uygun olacağı değerlendirilmiştir (TBK Md. 56, TMK Md. 4). Bu durumda davacıların manevi tazminat miktarının düşük belirlendiği iddiası yerinde, davalıların aksi yöndeki iddiaları yerinde değildir. Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra sonuç itibari ile HMK’nin 353/1-b-1 maddesi uyarınca davalı işleten ve sürücünün istinaf başvurusunun esastan reddine, HMK'nin 353/1-b-2 maddesi uyarınca davacıların istinaf başvurusunun esastan kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve aşağıdaki yazıldığı gibi hüküm kurulmasına karar vermek gerekmiştir. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde lehine hükmedilen vekalet ücretiyle ilgili bir nedene yer vermediğinden ortadan kaldırma kararından sonra davacılar lehine tek bir vekalet ücretine hükmedilmiştir. Manevi tazminat isteminin kısmen reddi halinde davalı lehine vekalet ücretine hükmedileceğine ilişkin düzenleme bulunmadığından davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir. KARAR: Yukarıda açıklanan neden ve gerekçelere göre A-1- HMK’nin 353/1-b-1 maddesi uyarınca davalı işleten ve sürücü vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2- Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken istinaf karar harcından peşin alınan harcın mahsubu ile 1.200,11 TL eksik harcın başvuran davalı işleten ve sürücüden müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 3- İstinaf yoluna başvuru için yapılan masrafların istinaf yoluna başvuranlar üzerinde bırakılmasına, 4- Yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının HMK’nin 333. maddesi uyarınca iadesine, B-1- HMK'nin 353/1-b-2 maddesi uyarınca davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, 2-Konusuz kalan maddi tazminat davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 3-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabul kısmen reddi ile davacı ...için 80.000,00 TL, davacı ...için 40.000,00 TL, davacı ...için 40.000,00 TL, davacı ...için 40.000,00 TL olmak üzere toplam 200.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden (....) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sigorta şirketi harici davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, 4-Maddi tazminat yönünden yönünden alınması gereken 80,70 TL harçtan peşin alınan 341,55 TL nin mahsubu ile 260,85 TL nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 5-Maddi tazminat davası yönünden taraflara takdiren vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6- Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken karar harcından peşin alınan harcın mahsubu ile eksik kalan 13.474,14 TL harcın sigorta şirketi haricindeki davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye irat kaydına, 7- İstinaf yoluna başvuran davacılar tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde karar kesinleştikten sonra istinaf yoluna başvuran davacılara iade edilmesine, 8- Davacılar manevi tazminat davasında vekil ile temsil edildiğinden AAÜT uyarınca belirlenen 32.000,00 TL vekalet ücretinin sigorta şirketi haricindeki davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 9- Manevi tazminat davası yönünden davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 10- Davacılar tarafından yatırılan 569,96 TL yargı harcının tamamı ile tebligat, posta için sarf edilenin dava kabul oranına isabet eden 193,48 TL yargılama giderinin sigorta şirketi haricindeki davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, kalan yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına, 11- Arabuluculuk faaliyeti için sarf edilen 1.320 TL ücretin sigorta şirketi haricindeki davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye irat kaydına, 12- Yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının HMK’nin 333. maddesi uyarınca iadesine, HMK'nin 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere 26/02/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi. ...