Başvurucu, Türkiye Cumhuriyeti Nürnberg Başkonsolosluğunda güvenlik ataşesi olarak görev yapmakta iken merkez teşkilatına atanmasına yönelik işlemin iptali istemiyle açtığı davanın reddedilmesi ve makul sürede sonuçlandırılmaması nedeniyle Anayasa’nın 36. ve 40. maddelerinde düzenlenen haklarının edildiğini ileri sürmüş, maddi tazminat talebinde bulunmuştur.
Başvurucu, Türkiye Cumhuriyeti Nürnberg Başkonsolosluğunda güvenlik ataşesi olarak görev yapmakta iken merkez teşkilatına atanmasına yönelik işlemin iptali istemiyle açtığı davanın reddedilmesi ve makul sürede sonuçlandırılmaması nedeniyle Anayasa’nın ve maddelerinde düzenlenen haklarının edildiğini ileri sürmüş, maddi tazminat talebinde bulunmuştur. Başvuru, 19/3/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine doğrudan yapılmıştır. İdari yönden yapılan ön incelemede başvurunun Komisyona sunulmasına engel bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Birinci Bölüm Birinci Komisyonunca, 26/6/2014 tarihinde kabul edilebilirlik incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına, dosyanın Bölüme gönderilmesine karar verilmiştir. Bölüm Başkanı tarafından 24/7/2014 tarihinde, başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin birlikte yapılmasına ve bir örneğinin görüş için Adalet Bakanlığına gönderilmesine karar verilmiştir. Başvuru konusu olay ve olgular Adalet Bakanlığına bildirilmiş, Bakanlık görüşünü 8/9/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur. Adalet Bakanlığı tarafından Anayasa Mahkemesine sunulan görüş başvurucuya 19/6/2014 tarihinde bildirilmiştir. Başvurucu, karşı beyanlarını 29/9/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine sunmuştur. A. Olaylar Başvuru formu ve eklerinde ifade edildiği şekliyle ilgili olaylar özetle şöyledir: Başvurucu, Türkiye Cumhuriyeti Nürnberg Başkonsolosluğunda güvenlik ataşesi olarak görev yapmakta iken merkez teşkilatına atanmasına yönelik işlemin iptali istemiyle 26/5/2006 tarihinde açtığı dava, Ankara İdare Mahkemesinin 24/10/2007 tarih ve E.2006/1339, K.2007/2363 sayılı kararıyla reddedilmiştir. Karar gerekçesi şöyledir:"Dosyanın incelenmesinden, davacının 2004 yılından itibaren Türkiye Cumhuriyeti Nurnberg Başkonsolosluğu’nda Güvenlik Ataşesi olarak görev yaptığı, 14 Kasım 2005 tarihinde birinci sicil amiri olan Muavin Konsolos ile aralarında geçen tartışma üzerine yapılan soruşturma neticesinde, ilgili yönetmelik ve talimatlara aykırı davranışları nedeniyle kınama cezası ile cezalandırıldığı, kınama cezasına konu fiillerle ilgili Misyon Şefi tarafından yapılan değerlendirmeler çerçevesinde, hizmetin gereği şartları yerine getirmediği nedeniyle 2006 tarih ve 1803 sayılı müşterek kararname ile merkeze atandığı, davacı tarafından; yapılan atamanın objektif bir gerekçesinin olmadığı, Muavin Konsolos ile arasında yaşanan kişisel husumetten kaynaklanan bir olay gerekçe gösterilerek verilen kınama cezası üzerine merkeze atanmasına yönelik tesis edilen dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır. Olayda, davacının sicil amiri olan Muavin konsolos ile tartışarak tehditkar sözler söylediği, yapılan soruşturma kapsamında davacının verdiği savunmasında da sabit olup, davacının bulunduğu görevin önemi ve özelliği de göz önünde bulundurulduğunda, yukarıda anılan mevzuat hükümleri uyarınca Misyon Şefi tarafından yapılan değerlendirmeler çerçevesinde, hizmetin gereği şartları yerine getirmediği nedeniyle 2006 tarih ve 1803 sayılı müşterek kararname ile merkezde bir göreve atanmasına yönelik tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. " Başvurucu tarafından bu karar temyiz edilmiş, Danıştay Beşinci Dairesinin 21/4/2008 tarih ve E.2008/1706, K.2008/2271 sayılı kararıyla temyiz talebinin süresinde yapılıp yapılmadığının incelenmesi ve sonucuna göre işlem yapılması için esas kaydının kapatılarak dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi, 25/6/2008 tarih ve E.2006/1339, K.2007/2363 sayılı kararıyla temyiz talebini süre aşımı nedeniyle reddetmiştir. Başvurucu tarafından temyiz edilen bu karar, Danıştay Beşinci Dairesinin 29/6/2009 tarih ve E.2008/4550, K.2009/4120 sayılı kararıyla onanmıştır. Başvurucu karar düzeltme talebinde bulunmuş, Daire 8/3/2011 tarih ve E.2009/6006, K.2011/1134 sayılı kararıyla başvurucu vekiline yapılan tebligatın usulsüz olduğu, dolayısıyla temyiz talebinin süre aşımı gerekçesiyle reddinde mevzuat hükümlerine uyarlık görülmediği gerekçesiyle karar düzeltme talebini kabul etmiş, İlk Derece Mahkemesinin 25/6/2008 tarih ve E.2006/1339, K.2007/2363 sayılı kararını bozmuş, kararın tebligat işlemlerinin yapılması için dosyanın İlk Derece Mahkemesine iadesine ve ardından dosyanın yeniden Danıştay Başkanlığına gönderilmesine karar vermiştir. Davalı idarenin bu karara ilişkin karar düzeltme talebi aynı Dairenin, 13/9/2011 tarih ve E.2011/5294, K.2011/4491 sayılı kararıyla incelenmeksizin reddedilmiştir. İlk Derece Mahkemesince tebligat işlemleri tamamlanmış ve dosya Danıştay Başkanlığına gönderilmiş, İlk Derece Mahkemesinin 24/10/2007 tarih ve E.2006/1339, K.2007/2363 sayılı kararı hakkında Daire temyiz incelemesini yapmış ve 23/5/2013 tarih ve E.2012/4967, K.2013/4255 sayılı kararıyla İlk Derece Mahkemesi kararını onamıştır. Başvurucunun karar düzeltme talebi aynı Dairenin 5/12/2013 tarih ve E.2013/8134, K.2013/9142 sayılı kararıyla reddedilmiş, karar, başvurucuya 18/2/2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. Başvurucu, 19/3/2014 tarihinde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru yapmıştır.B. İlgili Hukuk 14/7/1965 tarih ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun maddesi şöyledir:“Kurumlar, görev ve unvan eşitliği gözetmeden kazanılmış hak aylık dereceleriyle memurları bulundukları kadro derecelerine eşit veya 68 inci maddedeki esaslar çerçevesinde daha üst, kurum içinde aynı veya başka yerlerdeki diğer kadrolara naklen atayabilirler. Memurlar istekleri ile, kurumlarında kazanılmış hak derecelerinin en çok üç derece altında aynı veya başka yerlerdeki kadrolara atanabilirler.…” 6/1/1982 tarih ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun maddesinin (2) numaralı fıkrası, maddesinin (3) ve (4) numaralı fıkraları, maddesinin (5) numaralı fıkrası, maddesinin (3) numaralı fıkrası ile maddesi.