Ceza Genel Kurulu 2013/6-143 E. , 2013/137 K. * NİTELİKLİ YAĞMA SUÇU * ETKİN PİŞMANLIK * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 168 * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 62 * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 149 "" Nitelikli yağma suçundan sanık K. Yakıştır'ın 5237 sayılı TCK’nun 149/1-a-c ve 62. maddeleri uyarınca 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 21.12.2010 gün ve 589-600 sayılı hükmün sanık ve müdafii tarafınd…
**Ceza Genel Kurulu 2013/6-143 E. , 2013/137 K.** * NİTELİKLİ YAĞMA SUÇU * ETKİN PİŞMANLIK * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 168 * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 62 * TÜRK CEZA KANUNU (TCK) (5237) Madde 149 **"İçtihat Metni"** Nitelikli yağma suçundan sanık K. Yakıştır'ın 5237 sayılı TCK’nun 149/1-a-c ve 62. maddeleri uyarınca 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin, Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesince verilen 21.12.2010 gün ve 589-600 sayılı hükmün sanık ve müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 6. Ceza Dairesince 13.03.2012 gün ve 9684-4475 sayı ile; "...Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Yakınanın Cumhuriyet Başsavcılığında 08.11.2010 günü alınan beyanında sanığın zararını karşıladığını söylemesi karşısında, 5237 sayılı TCK’nun 168/1-3. maddesiyle uygulama yapılmaması" isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 18.05.2012 gün ve 125083 sayı ile; "Sanığın yağma fiilini işlediği sabittir. Kolluk tarafından alınan beyanında mağdurun, yağma konusu şeyi kendisine teslim ettiğine dair bilgisinin olmadığı, mağdurun, 08.11.2010 tarihli dilekçesi ile bu kez yağma fiilinde bulunan kişiyi tanımadığını Cumhuriyet savcılığına bildirdiği, aynı gün Cumhuriyet savcılığınca alınan beyanında, bu kez zararının karşılandığını da bildirdiği, duruşma aşamasında ve sanığın beyanının alındığı 21.12.2010 tarihli oturumda ise, parasını halen alamadığını, mağduriyetinin giderilmediğini bildirdiği, çelişki üzerine, şikayetçi olmadığını bildiren mağdurun bu konuda ısrar ettiği, önceki beyanlarını reddettiği, şikayetçi olunmadığını içeren bu beyana karşı söz verilen sanığın da, bu beyanlara bir diyeceğinin olmadığını belirttiği belgelerle sabittir. Dosya kapsamı ele alındığında, mağdurun, muhtemelen dış etkiler nedeniyle şikayetten vazgeçme dilekçesi yazdığı ve fakat bu dilekçesinde mağduriyetinin giderildiğine dair beyanda bulunmadığı, Mahkeme huzurunda alınan ve sanık tarafından herhangi bir itirazla karşılanmayan beyan ile de mağduriyetinin giderilmediği ısrarla vurgulanmıştır. Bu kapsamda sanık hakkında TCK'nun 168. maddesinin uygulanmamasında bir isabetsizlik yoktur. Aksi halde, aynı anda verilen beyanın, şikayetten vazgeçme kısmı kabul edilecek, ancak mağduriyetin giderilmediğine dair kısım kabul edilmeyecektir. Şikayetçi olmayan mağdurun, ısrarla mağduriyetinin giderilmediği yönündeki bu beyanlarının samimi olduğu açık olup, mahkemece de bu vicdani kanı ile TCK'nun 168. maddesi uygulanmamıştır. O halde yerel mahkeme kararı onanmalıdır" görüşüyle itiraz kanun yoluna başvurmuştur. 5271 sayılı CMK'nun 308. maddesi uyarınca dosyanın gönderildiği Yargıtay 6. Ceza Dairesince 19.11.2012 gün ve16936-22036 sayı ile, itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır. TÜRK MİLLETİ ADINA