3. Hukuk Dairesi 2020/11240 E. , 2021/6684 K. "" MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, davalı şirketten daire satın aldığını, sözleşme uyarınca tüm borcu…
**3. Hukuk Dairesi 2020/11240 E. , 2021/6684 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TÜKETİCİ MAHKEMESİ Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı, davalı şirketten daire satın aldığını, sözleşme uyarınca tüm borcunu ödeyerek edimini yerine getirdiğini, bu ödemenin dışında davalı şirketin proje tadilatı adı altında 8.000,00 TL daha tahsil ettiğini, teslim edilen dairelerde proje ve sözleşmeye aykırı malzeme kullanıldığını, eksik ve ayıplı işlerin dairenin kalitesini ve bedelini düşürdüğünü, sözleşmenin 3. maddesinde inşaata başlama ve bitiş tarihi olarak "...Nilüfer Belediyesi'nin onay tarihi olup, onay tarihinden itibaren 19 aydır." şeklinde hüküm bulunduğunu, ayrıca sözleşmede geç teslim halinde her ay için rayiç kira bedelinin kayıt altına alındığını, dava tarihine kadar geçen 14 aylık emsal kira bedelinin 11.200,00 TL olduğunu belirterek, eksik işler, malzeme bedeli ve binadaki değer kaybı için şimdilik 10.000,00 TL, geç teslimden dolayı 11.200,00 TL, proje tadilatı adı altında sözleşme dışı alınan 8.000,00 TL olmak üzere toplam 29.200,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak, davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın süresinde yenilenmediğinden HMK'nın 150/5. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına, karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Ülkemizin de tarafı olduğu ve Anayasanın 90. maddesi gereği iç hukukun bir parçası olan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 36. maddesinde adil yargılanma hakkına yer verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nin 27. maddesinde ise adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olarak hukuki dinlenilme hakkı düzenlenmiş olup, bu hak yargılama ile ilgili olarak bilgi sahibi olunmasını, açıklama ve ispat hakkını, mahkemenin, açıklamaları dikkate alarak değerlendirmesini, kararların somut, açık olarak gerekçelendirilmesini içermektedir. Öte yandan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 150/1 maddesinde, ''Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir'' düzenlemesi getirilmiş olup, aynı maddenin ikinci fıkrasında ise, “Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri duruşmaya gelir, diğeri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine, yargılamaya gelmeyen tarafın yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır. Geçerli bir özrü olmaksızın duruşmaya gelmeyen taraf, yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez" hükmüne yer verilmiştir.