1. Hukuk Dairesi 2016/4175 E. , 2019/2466 K. "" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL - TAZMİNAT - ECRİMİSİL Taraflar arasında görülen tapu iptali, tescil, tazminat ve ecrimisil, davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vasisi tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi Fulya ...'nın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARA…
**1. Hukuk Dairesi 2016/4175 E. , 2019/2466 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL - TAZMİNAT - ECRİMİSİL Taraflar arasında görülen tapu iptali, tescil, tazminat ve ecrimisil, davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vasisi tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi Fulya ...'nın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı miras payı oranında tapu iptali, tescil olmadığı takdirde tazminat ve ecrimisil isteğine ilişkindir. Davacılar, mirasbırakan babaları adına kayıtlı 1815, 2683, 2684, 2826 parsel sayılı taşınmazların mirasbırakana vekaleten ikinci eşi tarafından davalı oğluna satış suretiyle temlik edildiğini, işlemin diğer mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvaazalı olduğunu ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile payları oranında adlarına tapuya tesciline, mümkün olmadığı takdirde tazminata ve ecrimisile karar verilmesini istemişlerdir. Davalı, herhangi bir savunma getirmemiştir. Mahkemece, muvazaa iddiasının kanıtlandığı gerekçesiyle tapu iptal ve tescil isteğinin kabulüne, ecrimisil isteğinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bilindiği üzere, uygulamada ve öğretide "muris muvazaası" olarak tanımlanan muvazaa, niteliği itibariyle nisbi (mevsuf-vasıflı) muvazaa türüdür. Söz konusu muvazaada mirasbırakan gerçekten sözleşme yapmak ve tapulu taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için esas amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda açıklamak suretiyle devretmektedir. Bu durumda, yerleşmiş Yargıtay içtihatlarında ve 1.4.1974 tarihli 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı üzere görünürdeki sözleşme tarafların gerçek iradelerine uymadığından, gizli bağış sözleşmesi de Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 706., Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 237., (Borçlar Kanunu'nun (BK) 213.) ve Tapu Kanunu'nun 26. maddelerinde öngörülen şekil koşullarından yoksun bulunduğundan, saklı pay sahibi olsun veya olmasın miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar dava açarak resmi sözleşmenin muvazaa nedeni ile geçersizliğinin tespitini ve buna dayanılarak oluşturulan tapu kaydının iptalini isteyebilirler.