Başvuru, jandarma olarak görev yapan başvurucu hakkında mevzuata veya teamüllere aykırı hitapta bulunmak fiili nedeniyle kınama disiplin cezasına hükmedilmesinin ifade özgürlüğünü ihlal ettiği iddiası hakkındadır.
Başvuru, jandarma olarak görev yapan başvurucu hakkında mevzuata veya teamüllere aykırı hitapta bulunmak fiili nedeniyle kınama disiplin cezasına hükmedilmesinin ifade özgürlüğünü ihlal ettiği iddiası hakkındadır. Başvurucu, başvuruya konu olaylar tarihinde Erdemli İlçe Jandarma Komutanlığında (Komutanlık) uzman jandarma kademe çavuş olarak görev yapmaktadır. Başvurucu hakkında hazırlanan disiplin soruşturması raporuna göre 10/6/2017 tarihinde Merkez Jandarma Komutanlığında asayiş devriye komutanı olarak görev yapan jandarma astsubay kıdemli üstçavuş (devriye komutanı), Komutanlıkta nöbetçi astsubaylık görevini ifa eden bir jandarma ere acil bir olay ihbarı geldiğini, hazırda bir tek onun olması nedeniyle nöbeti başka bir ere bırakarak devriyelerine katılması gerektiğini belirtmiştir. Disiplin soruşturmasında alınan ifadelere göre olay, daha önce birçok adli vukuatı bulunan bir şahsın karıştığı kavgayla ilgilidir ve anılan şahıs mevcut asayiş devriyesine destek verilmesini gerektiren bir tehdit olarak değerlendirilmiştir. O esnada Komutanlıkta nöbetçi astsubaylık görevini ifa eden başvurucu ise bu talebe karşı çıkmış ve nöbetçi erin devriyeye katılmasını engellemiştir. Disiplin soruşturmasında dinlenen tanıkların anlatımlarına göre başvurucu, nöbetçi erin devriyeye katılmasını engelleyince devriye komutanı başvurucuya hitaben "Dün gece de böyle yaptın, adam ol, beni sinir etme, cinslik çıkarma." şeklinde sözler sarf etmiştir. Bunun üzerine başvurucu da devriye komutanına hakkında tutanak tutacağını ve kendisini Cumhuriyet savcılığına şikâyet edeceğini ifade etmiştir. Devriye komutanı ise soruşturmada alınan ifadesinde; olay esnasında başvurucuya karakol komutanıyla görüştüğünü belirttiğini, gerekirse nöbet görevinin değiştirilebileceğini hatırlattığını, olayın acil ve sıkıntılı olması nedeniyle hazırda bulunan erin devriyeye katılması gerektiğini ifade ettiğini söylemiştir. Bunun üzerine başvurucunun kendisine "Askeri yine de vermiyorum, ben nöbetçi astsubayım, benden izinsiz kimseyi alamazsın, ben ilçe jandarma Komutanının yetkilerini kullanıyorum, yoksa İlçe Jandarma Komutanı'nı ararım, haberin olsun hakkında tutanak tutuyorum" dediğini belirtmiştir. Devriye komutanı başvurucuya, meydana gelen bir olay için personel talep ettiği, hangi gerekçeyle tutanak tutacağı ve isterse ilçe jandarma komutanını da arayabileceği şeklinde cevap verdiğini ifade etmiş, başvurucunun ise yüksek sesle "Siz karışamazsınız, ben tutanak tutarım." diyerek saygısız ve tehditkâr konuşmalarına devam ettiğini belirtmiştir. Disiplin soruşturması esnasında iki defa ifade vermek için Komutanlığa gelmesi gerektiği kendisine iletilmesine rağmen başvurucu memlekette olduğunu, rahatsızlığı nedeniyle rapor aldığını, Komutanlıkta ifade vermeyeceğini, ifadesini polise ya da Cumhuriyet savcılığına vermek istediğini belirtmiştir. Başvurucu, hakkındaki disiplin soruşturmasına yazılı bir savunma da sunmamıştır. Başvurucu hakkındaki disiplin soruşturması raporunun "Tahlil" kısmında; öncelikli görevi asayiş ve emniyetin sağlanması olan Komutanlığın eksik kadro ve personel ile zor şartlar altında çalıştığı, mevcut durum ve çalışma şartları dikkate alındığında başvurucunun hizmetleri kolaylaştırmayı tercih etmek yerine zorlaştırdığı anlaşıldığından iki personel arasında yaşanan tartışma sonucu mevzuata veya teamüllere aykırı hitapta bulunmak fiili neticesinde disiplinsizlik suçu oluştuğu kanaatine varıldığı belirtilmiştir. Raporun "Sonuç ve Kanaat" kısmında ise tartışan her iki personel hakkında kınama disiplin cezası verilmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Bu doğrultuda başvurucu hakkında Komutanlık tarafından 23/1/2017 tarihli ve 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (682 sayılı KHK) maddesinin (2) numaralı fıkrasının (h) alt bendi uyarınca 8/8/2017 tarihinde kınama disiplin cezasına hükmedilmiştir. Başvurucu, kınama cezasına karşı iptal davası açmıştır. Başvurucu dava dilekçesinde, hakkında hükmedilen kınama cezasının yetkili idari amir tarafından verilmediği gibi şeklî yönden hukuka aykırılıklardan şikâyet etmiştir. Bunun yanında başvurucu; suç içeren herhangi bir davranışta bulunmadığını, yalnızca şikâyet hakkını kullanacağını ifade etmesi nedeniyle disiplin cezasıyla cezalandırılmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürmüştür. Başvurucu; dava dilekçesinde somut olayın gerçekleşme biçimine, devriye komutanının kendisine ve kendisinin devriye komutanına karşı tam olarak hangi ifadeleri sarf ettiğine ilişkin bir açıklamaya yer vermemiştir. Mersin İdare Mahkemesi (Mahkeme) başvurucunun davasını reddetmiştir. Mahkeme, başvurucunun acil müdahale edilmesi gereken bir olay için nöbetçi eri devriyeye götürmek isteyen ve kendisinden üst rütbede olan devriye komutanına karşı anılan personeli göndermek istememesi noktasındaki tutumu ve bu yönde kullandığı ifadelerle mesleki teamüllere aykırı hitaplarda bulunduğunun sabit olduğunu değerlendirmiştir. Başvurucu, Mahkemenin ret kararına karşı istinaf talebinde bulunmuştur. Başvurucu, istinaf talebine dair dilekçesinde nöbet görevinin önemini vurgulamış; nöbetçi erin görev yerini terk ettirilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirtmiş ve dava dilekçesinde yer verdiği diğer şikâyetleri ileri sürmüştür. Konya Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi, ilgili mevzuat uyarınca kararın kaldırılmasını gerektiren nedenler bulunmadığından istinaf talebinin reddine kesin olarak karar vermiştir. Başvurucu, nihai hükmü 22/2/2019 tarihinde öğrendikten sonra 27/2/2019 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Başvurunun kabul edilebilirlik ve esas incelemesinin Bölüm tarafından yapılmasına karar verilmiştir. Başvuru belgelerinin bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına (Bakanlık) gönderilmiştir. Bakanlık, görüşünü bildirmiştir. Başvurucu, Bakanlık görüşüne karşı beyanda bulunmamıştır.