Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/9748 E. , 2024/3928 K. T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/9748 Karar No : 2024/3928 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Endüstri Makina Metal İnşaat Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi L İSTEMİN KONUSU : .... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasına davalı idarece yöneltilen istinaf başvurusuna ... Bölge İdare M…
Danıştay 3. Daire Başkanlığı 2023/9748 E. , 2024/3928 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No : 2023/9748 Karar No : 2024/3928 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Vergi Dairesi Müdürlüğü/... VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI) : ... Endüstri Makina Metal İnşaat Pazarlama Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi L İSTEMİN KONUSU : .... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının aleyhe olan hüküm fıkrasına davalı idarece yöneltilen istinaf başvurusuna ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacı adına, komisyon karşılığı sahte fatura düzenlediği yolunda saptamalar içeren vergi tekniği raporunu done alan takdir komisyonu kararına dayanılarak 2016 yılının Ocak-Mart dönemi için re’sen salınan geçici vergi ve tekerrür hükümleri gereğince artırılarak kesilen üç kat vergi ziyaı cezasının kaldırılmasına ilişkindir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dava konusu tarhiyatın, matrahı yönünden bağlı bulunduğu 2016 yılına ait kurumlar vergisi tarhiyatına karşı açılan davanın, ... Vergi Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedildiği ancak mahsup dönemi geçen geçici verginin aranmayacağı ve yıllık vergiye mahsuben peşin alınan geçici vergi üzerinden bir kat vergi ziyaı cezası kesilebileceği, 2015 yılının Ağustos dönemine ait olup 2016 yılında kesinleşen vergi ziyaı cezasının tekerrüre esas alınamayacağı gerekçesiyle geçici vergi ve vergi ziyaı cezasının tekerrüre isabet eden kısmı kaldırılmış, geçici vergi üzerinden kesilen üç kat vergi ziyaı cezası ise bir kata indirilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: İstinaf başvurusunun, usul ve hukuka uygun olduğu sonucuna varılan Vergi Mahkemesi kararının aleyhe olan hüküm fıkrasının kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Vergi ziyaına 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359. maddesinde sayılan fiil ile sebebiyet verildiğinden geçici vergi üzerinden üç kat vergi ziyaı cezası kesilmesinde ve vergi ziyaı cezasının tekerrür hükümleri gereğince artırılmasında hukuka aykırılık bulunmadığı ileri sürülerek kararın bozulması istenilmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NİN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Üçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : Davacı şirketin kanuni temsilcisi tarafından, şirket adına 05/10/2020 tarihinde açılan davaya ilişkin dilekçede, şirketin adresinin ''... Mah. ... Cad. No:... Gebze/İstanbul'' yargılama süresince yazışma adresinin ise ''... Mah. ... Sok ... ... Blok No:... Küçükçekmece/İstanbul'' olarak belirtildiği, 07/10/2020 tarihinde dosyaya sunulan vekaletnameyle de Av. ... ile Av. ...'ın şirket vekili olarak tayin edildikleri .... Vergi Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının 05/12/2021 tarihinde Av. ...'a tebliğ edildiği, 30/11/2021 tarihinde ise Av.... tarafından vekillikten çekildiği ve Mahkeme kararının asile ve diğer vekile tebliğinin talep edildiği bildirilen dilekçenin sunulduğu, Mahkemece 12/12/2021 ve 29/12/2021 tarihlerinde, diğer vekilin vekillikten çekilme dilekçesiyle davalı idare istinaf başvuru dilekçesinin Av....'ya tebliğ edildiği, ... Bölge İdare Mahkemesi .... Vergi Dava Dairesince, vekil tayin edilmiş olup istifa ettiğini Vergi Mahkemesine bildirmiş olan vekile yapılan tebligatın hüküm ifade etmeyeceği ve Mahkemenin gerekçeli kararının bildirilmemesi nedeniyle öncelikle Mahkeme kararının, Av. ...'ya tebliğ edilmesi, tebliğin mümkün olmaması durumunda asile usulüne uygun tebligatın yapılması ve tebliğ sonrasında dosyanın tekemmülü sağlandıktan sonra istinaf isteminin incelenebilmesi için dosyanın, Dairelerine gönderilmesi gerektiği gerekçesiyle ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla esas kaydının kapatılmasına ve dosyanın Mahkemesine Gönderilmesine kararı verildiği, Mahkemesince, 04/11/2021 tarihli kararıyla .... Vergi Dava Dairesinin ... tarihli kararının Av. ...'ya 01/06/2022 tarihinde elektronik tebligatla tebliğ edildiği, 09/06/2022 tarihinde ise Av. ... vekillik görevinden çekildiğine ilişkin dilekçeyi dosyaya sunması üzerine, vekillikten çekilme dilekçesinin öncelikle, ''... Mah. ... Cad. No:... Gebze/Kocaeli'' adresine tebliğe çıkarıldığı, muhatabın belirtilen adresten sürekli olarak ayrılması nedeniyle 01/07/2022 tarihinde merciine iade edildiği, sonrasında davacı şirketin, Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde tescil edilen ''... Mah. ... Sok. No:... Gebze/Kocaeli'' adresine, vekillikten çekilme dilekçesi, Mahkemenin 04/11/2021 tarihli ve Bölge İdare Mahkemesi Vergi Dava Dairesinin 28/04/2022 tarihli Gönderme kararının tebliğe çıkarıldığı, muhatabın gösterilen adresten sürekli olarak ayrıldığı ve tanınmadığı ... Yağcı adlı şahıs tarafından beyan edildiği ancak imzadan imtina ettiği yeni adresinin de belirlenememesi sebebiyle tebligat, ... Mahalle Muhtarlığının onayı ile 06/08/2022 tarihinde merciine iade edildiği sonrasında 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca 09/09/2022 tarihinde tebligatın yapıldığı, davalı idare istinaf başvurusu dilekçesinin de anılan Kanun'un 35. maddesi uyarınca 24/11/2022 tarihinde tebliğ edildiği akabinde .... Vergi Dava Dairesince... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla davalı idarenin istinaf isteminin reddine karar verildiği, anılan karar ve davalı idare temyiz başvuru dilekçesinin davacıya aynı Kanun'un 35. maddesine istinaden 09/12/2023 ve 06/03/2023 tarihlerinde tebliğ edildiği, davacı şirket yetkilisi ...tarafından, kararın öğrenilme tarihinin, 03/04/2023 olduğu, temsil ettiği şirket adına yapılan tebligatların usulüne uygun olmadığı, Uyap üzerinden yapılan harici araştırma neticesinde Bölge İdare Mahkemesi kararından haberdar olduğu verilen kararın hukuka aykırı olması nedeniyle temyiz yoluna gitme zorunluluğunun gerektiğini içeren 03/04/2023 tarihli Kurum Portal üzerinden temyiz dilekçesinin dosyaya sunulduğu, Vergi Dava Dairesince, 05/04/2023 tarihinde temyiz isteminin işleme konulabilmesi için temyiz başvuru harcı ve yargılama giderinin yedi gün içerisinde yatırılması, yatırılmaması durumunda temyiz talebinden vazgeçmiş sayılacağını içeren yazıyı 12/04/2023 tarihinde aynı Kanun'un 35. maddesine göre tebliğ edildiği, davacı tarafından yargılama giderlerinin belirtilen sürede yatırılmaması nedeniyle Vergi Dava Dairesince ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla temyiz isteminde bulunulmamış sayılmasına kararı verildiği, bu kararın 19/07/2023 tarihinde aynı Kanun'un 35. maddesine göre tebliğ edildiği, davacının kanuni temsilcisinin dava açılış aşamasında yazışma adresi olarak belirttiği adrese ise hiç bir zaman tebligat yapılmadığı anlaşılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 60. maddesinde, Danıştay ile bölge idare, idare ve vergi mahkemelerine ait her türlü tebliğ işlerinin 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılacağı hüküm altına alınmıştır. 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 10. maddesinde, tebliğe yetkili şahsın bilinen en son adresine yapılacağı, şu var ki; tebliğ yapılacak şahsın, müracaatı veya kabulü şartıyla her yerde tebligat yapılmasının caiz olduğu, aynı Kanun'un Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16. maddesine göre ise bilinen en son adresin tespitinde, tebliğ isteyenin beyanı, muhatabın veya diğer ilgililerin bildirimleri ya da mevcut belgelerin esas alınacağı, aynı Kanun'un 13. maddesinde, hükmi şahıslar namına kendilerine tebliğ yapılacak kimseler herhangi bir sebeple mütat iş saatlerinde iş yerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacak bir halde oldukları takdirde tebliğ, orada hazır bulunan memur yahut müstahdemlerinden birine yapılacağı, adres değiştirilmenin bildirilmesi mecburiyeti başlıklı 35. maddesinde ise, kendisine veya adresine kanunun gösterdiği usullere göre tebliğ yapılmış olan kimse, adresini değiştirirse, yenisini hemen tebliğ yaptırmış olan kaza merciine bildirmeye mecburi olduğu, bu takdirde bundan sonraki tebliğlerin bildirilen yeni adrese yapılacağı, daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, tüzel kişiler bakımından resmi kayıtlardaki adreslerinin esas alınacağı ve bu madde hükümlerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Kural olarak, davanın taraflarının, hukuka aykırı yahut hakkaniyete uygun olmadığını düşündükleri yargı kararlarının, bir üst dereceli veya farklı mahkemelerce, istisnai olarak da kararı veren mahkemece tekrar incelenmesine, değiştirilmesine, düzeltilmesine ve yargılanmanın yenilenmesine olanak tanıyan bu hukuksal mekanizmalara genel olarak “kanun yolu” denilmektedir. Kanun yollarının amacı, ilk derece mahkemesi kararlarının, bu defa farklı bir yargı merci tarafından incelenmesi yahut denetlenmesi amacıyla söz konusu kararların doğruluğunu güvence altına almak, bu sayede dava konusu edilen sübjektif hakların hukuka ve maddi gerçeğe uygun kararlarla elde edilmesini sağlamak böylece adil bir sistem kurmak, hukuk kurallarının uygulanmasında içtihat birliği sağlamak ve tarafların yargıya olan güvenini temin etmektir. T.C. Anayasası'nın 36. maddesinde herkesin yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddiada bulunma ve savunma hakkına sahip olduğu düzenlenmesine yer verilmiştir. Dolayısıyla mahkemeye erişim hakkı Anayasayle güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün bir unsurudur. Mahkemeye erişim hakkı sadece ilk derece mahkemesinde dava açma hakkını değil, kanun yollarına başvurma hakkını da kapsamaktadır. Tüm bu açıklamalar ile yukarıdaki mevzuat hükümleri de dikkate alındığında, şirketi temsil ve ilzam yetkisinin 28/01/2015 tarihli Ortaklar Genel Kurulu kararıyla 10 yıl süreyle ...adlı şahsa verildiği, bu durumun 16/02/2015 tarih ve 8759 sayılı Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlandığı, söz konusu şahsın imzasıyla şirket adına açılan davada, yargılama süresince ''... Mah. ... Sok.... ... Blok No:.... Küçükçekmece/İstanbul'' adresinin yazışma adresi olarak dava dilekçesinde beyan edilmesine rağmen hiç bir zaman bu adrese tebliğ yapılmadığı, 03/04/2023 tarihli Kurum portal üzerinden gönderilen temyiz başvuru dilekçesinde de, şirket adına yapılan tebligatların usulüne uygun olmadığının belirtilmesine rağmen şirketin Türkiye Ticaret Sicil Gazetesindeki bildirilen adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 35. madde hükümlerine göre yapılan tebliğlerin, usulüne uygun olduğundan bahsedilemeyeceğinden dolayısıyla Mahkemeye erişim hakkının kısıtlandığı sonucuna varıldığından Vergi Dava Dairesi kararının bozulması gerekmiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; Temyize konu Vergi Dava Dairesi kararının BOZULMASINA, 10/06/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.