Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/6018 E. , 2024/874 K. T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/6018 Karar No : 2024/874 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : .. Müdürlüğü VEKİLİ : Hukuk Müşaviri … KARŞI TARAF (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen . günlü, E:.., K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ :…
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/6018 E. , 2024/874 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/6018 Karar No : 2024/874 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : .. Müdürlüğü VEKİLİ : Hukuk Müşaviri … KARŞI TARAF (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. … İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesince verilen . günlü, E:.., K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava Konusu İstem : Dava; davacının İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürü olarak görev yaptığı dönemde "görevin takdir ve yerine getirilmesinde hoşgörü ve savsaklama" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 13. maddesi uyarınca "24 ay uzun süreli durdurma" cezası ile tecziyesine, yükselebileceği kadronun son kademesinde bulunduğundan brüt aylığının 1/4 oranında kesilmesine yönelik olarak tesis edilen Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının iptali ile yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle ödenmesi istemiyle açılmıştır. İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : .... İdare Mahkemesinin temyize konu kararıyla; her ne kadar arama ve el koyma kararı alınması için Cumhuriyet Savcılığından talepte bulunulmuş ise de... Sulh Ceza Mahkemesinin Değişik İş No:2012/981 sayılı kararıyla arama ve el koyma talebinin reddedildiği, bu durumda, ilgiler hakkında herhangi bir koruma tedbirinin uygulanmadığı, diğer yandan, dava konusu işlemin dayanağı olan soruşturma raporunda da, müştekinin şahsına yönelik herhangi bir bireysel operasyonun yapılmadığını, ancak olayın kendi eviyle ilgili olduğunu, operasyon başarıya ulaşmış olsaydı mağdur olacağını, bu nedenle şikayet dilekçesinin araştırılmasını istediği hususunun belirtildiği, dolayısıyla ilgili kişinin mağduriyetinin ve zararının ne şekilde ortaya çıktığının ortaya konulamadığı, bu durumda, davacının eylem ve işlemleri nedeniyle devletin yahut kişilerin ne şekilde zarara uğratıldığı hususunun hukuken kabul edilebilir somut bilgi ve belgeler ile ortaya konulamadığı görüldüğünden davacının fiilinin karşılığından daha ağır bir ceza ile tecziyesine ilişkin işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlem iptal edilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından; davacı hakkında yürütülen disiplin soruşturması sonucunda eyleminin sübut bulduğunun ortaya konulduğu, bu sebeple tesis olunan dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması, yargılamanın duruşmalı olarak yapılmasına karar verilmesi istenilmektedir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından, Danıştay Başkanlık Kurulunun 18/12/2020 günlü, K:2020/62 sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca, ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca davacının duruşma istemi yerinde görülmeyerek, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından, davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Davacının, İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü kadrosunda şube müdürü olarak görev yapmakta iken "görevin takdir ve yerine getirilmesinde hoşgörü veya savsaklama" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 13. maddesi uyarınca "24 ay uzun süreli durdurma" cezası ile tecziyesine, yükselebileceği kadronun son kademesinde bulunduğundan brüt aylığının 1/4 oranında kesilmesine ilişkin ... günlü, ... sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Disiplin Kurulu kararının iptali ile yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle ödenmesi istemiyle temyizen incelenmekte olan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT : Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü’nün "görevin takdir ve yerine getirilmesinde hoşgörü veya savsaklama" başlıklı 13. maddesinde; "Bu Tüzükte disiplin suçu olarak saptanan eylem, işlem, tutum, ve davranışlar dışında herhangi bir biçimde görevin takdir ve yerine getirilmesinde hoşgörü veya savsaklaması görülen memura kınama cezası verilir. Bu hoşgörü veya savsaklama Devleti veya kişileri zarar uğratmış veya hizmetin gecikmesine, durmasına ya da aksamasına neden olmuşsa, durumun ağırlığına ve zararın derecesine göre, daha ağır bir ceza verilebilir." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : "Kanunsuz suç ve ceza olmaz" ilkesi uyarınca, ceza yaptırımına bağlanan her bir eylemin tanımının yapılması ve yasanın ne tür eylemleri suç sayarak yasakladığının hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirtilmesi gerekmektedir. Sözü edilen suç tanımlaması yapıldıktan sonra, suçun karşılığı olan cezanın ve suç sayılan eylemi gerçekleştiren kamu görevlisinin hangi disiplin kuralını ihlal ettiğinin açık bir şekilde ortaya konulması da zorunludur. Söz konusu eylem, mevzuatta öngörülen tanıma uymuyorsa verilen disiplin cezasının hukuka aykırı olacağı açıktır. Olayda, M.M.O. isimli vatandaşın şikayeti üzerine başlatılan soruşturmada, kamuoyunun tanıdığı bir isim olan A.O. isimli vatandaş hakkında kaçakçılık yaptığından bahisle e-posta ihbarı geldiği, görev yaptığı birime havalesi yapılan ihbar maili üzerine komiser yardımcısı S.G. tarafından MERNİS üzerinden adres araştırması yapılmak suretiyle, ihbardaki bilgilerin tutarlılık gösterdiği tespit edilerek bu hususa ilişkin form düzenlendiği, akabinde, şube müdürü olan davacının imzasıyla ihbar içeriğindeki kişilere ait ev ve müştemilatında arama ve el koyma kararı alınması istemiyle Kadıköy Cumhuriyet Başsavcılığından talepte bulunulduğu, ancak bu taleplerin ilgili sulh ceza hakimliğince reddedildiği görülmekle, davacı tarafından, adı geçen adres ve kişiler hakkında arama ve el koyma kararı talebinde bulunulması fiilinin, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 13. maddesinde düzenlenen, "görevin takdir ve yerine getirilmesinde hoşgörü veya savsaklama" fiili kapsamında değerlendirilemeyeceği sonucuna varılmış olup, davacıya isnat edilen fiil sübuta ermediğinden dava konusu işlemde hukuka uyarlık, işlemin iptali yolundaki Mahkeme kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. DAVALI İDARENİN TEMYİZ İSTEMİNİN REDDİNE, 2. .... İdare Mahkemesince verilen .. günlü, E:.., K:… sayılı kararın yukarıda belirtilen GEREKÇE İLE ONANMASINA, 3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan davalı idare üzerinde bırakılmasına, 4. Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş (15) gün içinde Danıştay'da karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14/02/2024 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X)KARŞI OY : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Davaların karara bağlanması" başlıklı 22. maddesinin 1. bendinde, konular aydınlandığında meselelerin sırasıyla oya konulacağı ve karara bağlanacağı belirtilmiş olup; "Kararlarda bulunacak hususlar" başlıklı 24. maddesinin (b) bendinde, "Davacının ileri sürdüğü olayların ve dayandağı hukuki sebeplerin özeti istem sonucu ile davalının savunmasının özeti"; (e) bendinde, "Kararın dayandığı hukuki sebepler ile gerekçesi ve hüküm; tazminat davalarında hükmedilen tazminatın miktarı" kararlarda belirtilecek hususlar olarak sayılmıştır. Diğer taraftan, anılan Kanun'un temyize tabi kararın verildiği tarih itibarıyla yürürlükte olan haliyle 49. maddesinin 1/c bendinde yer alan "usul hükümlerine uyulmamış olunması" hususu, temyiz incelemesi sırasında Mahkeme kararını bozma nedenleri arasında gösterilmiştir. Dava dosyasının incelenmesinden; davacı vekili tarafından, 29/09/2014 havale tarihli dava dilekçesinde, dava konusu işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesinin istenildiği ve temyize konu karar ile dava konusu işlem hakkında karar verildiği; ancak, yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle ödenmesine yönelik istem hakkında herhangi bir hüküm kurulmadığı görülmektedir. Bu durumda; dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle ödenmesine ilişkin istem hakkında da bir karar verilmesi gerektiğinden, eksik hüküm nedeniyle temyize konu kararın bu kısmının bozulması gerektiği görüşüyle çoğunluk kararına katılmıyorum. Mahkeme kararının dava konusu işlemin iptaline karar verilen kısmı yönünden ise; İdare Mahkemesince verilen karar ile dayandığı gerekçe, hukuk ve usule uygun olduğundan aynen onanması gerektiği oyuyla kararın bu kısmı yönünden de çoğunluk kararına katılmıyorum. (XX)KARŞI OY : İdare Mahkemesince verilen karar ile dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olduğundan aynen onanması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyorum.