İSTİNAF KARAR TARİHİ : 27/11/2025 G. KARAR YAZIM TARİHİ : 04/12/2025 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerin babası olan merhum .......'in 14/09/202…
T.C. KONYA BAM 5. HUKUK DAİRESİ T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : .... KARAR NO : v T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 08/11/2024 NUMARASI : ... Esas - ... Karar DAVACILAR: 1-... 2-... 3-... 4-... 5-... 6-... 7-... 8-... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : ... - VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit (Harici Taşınmaz Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ : 27/11/2025 G. KARAR YAZIM TARİHİ : 04/12/2025 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş ve dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderilmiş olmakla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerin babası olan merhum .......'in 14/09/2023 tarihli ve 15/02/2023 vadeli bono ile davalıya teminat amacıyla bir senet verdiğini, taraflar arasında taşınmaz satışı için yapılan sözleşme şekil şartlarına aykırı olup, müteveffanın sözleşmeden döndüğünü noter ihtarnamesi ile bildirdiğini, davalının bu senedi kötü niyetli olarak takibe koyduğunu ve haciz işlemleri başlattığını, davacıların miras sebebiyle yüksek tutarda bir dava açma masrafını karşılayamadıklarından adli yardım talep ettiklerini, senedin teminat amacıyla verildiğini, bu nedenlerle davacıların davalıya borçlu olmadığının tespiti ile %20’den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, Yunak İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında yürütülen takibin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu satış akdinin ticari bir işlem olmadığını ve görevsizlik kararı verilerek dosyanın Yunak Asliye Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesi gerektiğini, davacıların murisinin harici satış sözleşmesi ile davalıya ait taşınmazı kullandığını, çiftçi kayıt sistemine kaydolduğu ve sözleşme kapsamında kendisine verilen bonoyu ödemediğinin belirtildiğini, murisin, satış sözleşmesinden dönme iradesini bildirdiğini ancak davalı tarafın sözleşmeye bağlı kalarak bononun ödenmesi durumunda taşınmazı devretmeye hazır olduğunun ifade edildiğini, Yargıtay içtihatlarına göre iyiniyet kuralları çerçevesinde, sözleşmenin uygulanmış olması nedeniyle geçersizlik iddiasının ileri sürülemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; '' ...Tüm dosya bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davaya konu senedin davalıya Konya ....... parsel sayılı taşınmazın devri için verildiği ancak taşınmazın devrinin gerçekleşmediği cevap dilekçesi içeriğinden net bir şekilde anlaşılmaktadır. Davacılar murisinin ve davacıların davalı tarafa borçlarının bulunmadığı hususu ispat edilmiş olduğundan davanın kabulüne ayrıca davalının kötü niyeti kanıtlamadığından davacının kötü niyet tazminat talebinin reddine karar vermek gerektiğinden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle davanın kabulü ile: Davacıların 15/02/2024 vade tarihli 1.170.000 TL bedelli 14.09.2023 düzenleme tarihli, keşidecisi ....... olan senet bakımından davalıya borçlu olmadıklarının tespitine, davalının kötü niyeti kanıtlanamadığından davacının tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davaya konu satış akdinin ticari işlem olmadığını, dosyada görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, davacıların hem taşınmazı kullandıklarını hem de bonoyu ödemediklerini, ÇKS kayıtlarından davacıların murisinin taşınmazı fiilen kullandığının görüleceğini, davacıların davasını ispat edemediğini, davacılar lehine vekalet ücreti ve masraf hükmedilmesinin hatalı olduğunu, vekalet ücretinin maktu olması gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Dava ; harici taşınmaz satım sözleşmesi kapsamında verildiği iddia olunan bonoya dair başlatılan takip üzerine açılan borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Borçlu, kambiyo senedi nedeniyle alacaklıya karşı, genel olarak, ya kambiyo taahhüdünün hükümsüz olduğunu ya da temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek menfi tespit talebinde bulunabilir. Başka bir deyişle borçlunun kambiyo senedi borcundan dolayı sorumlu olmaması, doğrudan doğruya kambiyo senetleri hukukundan doğan nedenlerden kaynaklanabileceği gibi, temel borç ilişkisine yönelik nedenlere de dayanabilir. Borçlunun, temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek açtığı menfi tespit davası, öğreti ve uygulamada bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası olarak adlandırılmaktadır. Bedelsizlik ise, bir kambiyo senedinin ihdasına neden olan temel alacağın herhangi bir nedenle mevcut olmamasıdır (İnan, Nurkut: Türk Hukukunda Hatır Senetleri ve Özellikle Hatır Bonoları, Ankara, 1969, s.16). Başka bir deyişle bir kambiyo taahhüdünün temel alacağı geçersizse ya da sona ermişse, o kambiyo taahhüdü bedelsiz demektir. Bu anlamda senedin bedelsiz sayılmasında esas alınan husus, temel borç ilişkisinin kendisi değil, bu temel borç ilişkisinden doğan temel alacaktır. Bu itibarla bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası ile maddi hukuk bakımından borcun mevcut olup olmadığının tespiti amaçlanmakta; borçlu olmadığını iddia eden borçluya, genel hükümlere göre bu durumu tespit imkânı verilmektedir. Dava neticesinde borçlu olunmadığının tespiti hâlinde ise davacı (borçlu) hakkında bir icra takibi başlatılması engellenmiş olacak veya başlatılan ve devam eden icra takibi iptal edilerek, davacının mevcut olmayan bir borcu ödemesi engellenmiş olacaktır. Asliye Ticaret Mahkemesince yargılama yürütülmekle esasa ilişkin davanın kabulüne karar verilmiş ise de ; temel ilişkiye dayalı olarak verildiği iddia olunan senede dayalı başlatılan takibe dair borçlu olmadığının tespiti talep edildiğinden davanın Ticaret Mahkemesinde görülmesi hatalı olmuştur. Zira somut olayda davalı taraf da takibe dayanak senedin harici taşınmaz satımı nedeniyle verildiğini açıkça kabul etmiş ve davacı tarafın taşınmazı fiilen kullanmasına rağmen senet bedelini ödemediğini savunmuştur. Temel ilişkiye ( harici taşınmaz satım sözleşmesi) dayalı ikame edilen eldeki davada tarafların tacir olmadığı da gözetildiğinde, mutlak ticari davanın varlığından da söz edilmeyecek ve dava temel ilişki çerçevesinde genel mahkemede görülecektir. ( Yargıtay HGK 2017/(19)11-1626 E- 2021/1199 K sayılı ilamı, yine emsalen ; Yargıtay 13 HD 2015/39082 E- 2017/3247 K sayılı ve aynı Dairenin 2016/13008 E-2016/20223 K sayılı ilamı, Yargıtay 19 HD'nin 2016/19351 E- 2017/5869 K sayılı ilamı) ( Aynı yönde Dairemizin ... E- ... K sayılı ilamı) Yukarıda izah olunan nedenlerle, davanın Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmesi gerekir iken Asliye Ticaret Mahkemesince işin esasına girilerek hüküm tesis edilmesi hatalı olup görev yönüyle davanın usulden reddine karar verilmek üzere kararın kaldırılması gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-3. maddesi uyarınca kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-3. maddesi uyarınca Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesinin 08/11/2024 tarihli, ... Esas - ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-Davalı tarafından yatırılan 19.981,00 TL istinaf karar ve ilam harcının İlk Derece Mahkemesince talep halinde kendisine iadesine, 5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince verilecek yeni kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf karar tebliği ve harç iade işleminin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, 6100 HMK'nın 353/1-a.3 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliğiyle kesin olarak karar verildi. 27/11/2025 ... Başkan ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Üye ... ¸e-imzalıdır ... Katip ... ¸e-imzalıdır ¸Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında Elektronik İmza ile imzalanmıştır.¸