10. Hukuk Dairesi 2013/7519 E. , 2013/8752 K. Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, iş kazasında ölen sigortalının bağlanan gelirler ile yapılan ödemelerin 506 sayılı Yasanın 26. maddesi uyarınca tazminine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, bozmaya uyularak ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı ile davalılardan ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... …
**10. Hukuk Dairesi 2013/7519 E. , 2013/8752 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, iş kazasında ölen sigortalının bağlanan gelirler ile yapılan ödemelerin 506 sayılı Yasanın 26. maddesi uyarınca tazminine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, bozmaya uyularak ilamında belirtildiği şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükmün, davacı ile davalılardan ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 5510 sayılı Yasanın 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 21. maddesiyle yeniden getirilen “sigortalı veya hak sahiplerinin işverenden isteyebilecekleri tutarlarla sınırlı” tazmin hükmünün, 5510 sayılı Yasanın yürürlüğü öncesinde gerçekleşen iş kazalarından kaynaklanan rücuan tazminat davalarında uygulanmasına olanak veren bir düzenleme bulunmadığı gözetildiğinde davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasanın 26. Maddesidir. Önceki bozma kararımızda belirtildiği gibi; anılan maddenin kusur sorumluluğuna dayanmasına, davalıların Kurumun rücu alacağından kusurları oranında sorumlu olmasına, davanın teselsül hükümlerine dayalı olarak açılmamış olmasına göre, davalı ...’in %10, davalı ...’nin %20 olmak üzere toplam %30 kusur oranı dikkate alınarak ilk peşin sermaye değerli gelirin %30’unun hüküm altına alınması gerekirken, dava dışı... %20 kusur oranından da davalılar sorumlu tutulmak suretiyle, ilk peşin sermaye değerli gelirin %50’sinin hüküm altına alınması, Açıldığı tarihteki mevzuat hükümlerine uygun olan davanın, yasal dayanağını oluşturan düzenlemenin, yargılama sürecindeki yasa değişikliğiyle ortadan kalkması nedeniyle reddinde, tarafların sorumluluğu bulunmadığı, her davanın açıldığı tarihteki koşullara göre değerlendirileceği yönündeki usul kuralından hareketle davacının, davada haksız çıkan taraf olarak nitelenip katsayı artışları nedeniyle reddedilen miktar yönünden vekalet ücreti ile sorumluluğuna hükmedilemeyeceği, ancak ilk peşin sermaye değerli gelirin kusur oranı yönünden reddedilen miktarı (ilk peşin sermaye değerli gelirin %20’si) üzerinden vekalet ücretine hükmedilebileceği gözetilmeyerek, davalılar yararına fazla vekalet ücretine hükmedilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. O halde, davacı ile davalılardan ... avukatlarının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 30.04.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.