T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/918 Karar No : 2025/4090 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... 2- ... Bakanlığı VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. ... DAVANIN KONUSU : Dava; Zonguldak Emniyet Müdürlüğünde emniyet amiri olarak görev yapan davacının, "mesleğin onur ve saygınlığını zedeleyici veya amir ya da üstlerinin eylem ve işlemlerini eleştirici nitelikte tek başına veya topluca bildiri dağıtmak veya basına, haber ajanslarına, radyo ve televizyon ku…
Danıştay 2. Daire Başkanlığı 2021/918 E. , 2025/4090 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y İKİNCİ DAİRE Esas No : 2021/918 Karar No : 2025/4090 DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALILAR : 1- ... 2- ... Bakanlığı VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. ... DAVANIN KONUSU : Dava; Zonguldak Emniyet Müdürlüğünde emniyet amiri olarak görev yapan davacının, "mesleğin onur ve saygınlığını zedeleyici veya amir ya da üstlerinin eylem ve işlemlerini eleştirici nitelikte tek başına veya topluca bildiri dağıtmak veya basına, haber ajanslarına, radyo ve televizyon kurumlarına bilgi, yazı, demeç vermek" suçunu işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/35. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile tecziyesine ilişkin ... günlü,...sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararının, bu kararın dayanağı olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/35. maddesinin ve İçişleri Bakanlığının 02/02/2016 günlü, 1746 sayılı Genelgesi'nin (EGM Genelge No:2016/7, Bakanlık Genel No:2016/3) iptali istemiyle açılmıştır. DAVACININ İDDİALARI : Davaya konu disiplin cezasına dayanak alınan ifadelerin, televizyon kanallarına özel olarak verilmiş beyanatlar olmadığı, gözaltına alındıktan sonra adliye nezaretindeki ve adliye çıkışındaki beyanlarının haberi olmaksızın basın kuruluşlarınca yayınlandığı, yapılan açıklamaların görevi sırasında görevden kaynaklı olmadığı, hiçbir sözünde amirlerini eleştirmediği, ifade özgürlüğü kapsamındaki beyanlarının somut olayların aktarılmasından ibaret olduğu, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin, Anayasa'nın ve Devlet Memurları Kanunu'nun ihlal edildiği, Alt ceza uygulanmamasının hukuka aykırı olduğu, İdareye tanınan takdir yetkisinin sınırsız olmadığı, Dava konusu düzenlemenin kanunla yapılması gerektiği, Tüzük ile yapılan düzenlemenin Anayasa’ya ve hukuk devleti ilkesine aykırı olduğu, Tüzüğün dayanağı Kanun maddesinin Anayasa Mahkemesince iptal edildiği, bu nedenlerle Anayasa'ya aykırılığı tespit edilen Tüzük hükümleri dayanak alınarak tesis edilen dava konusu işlemin ve söz konusu Tüzük'ün uygulanmasına devam edilmesine ilişkin dava konusu Genelgenin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir. DAVALI İDARELERİN SAVUNMASI: Disiplin soruşturması ve davacının cezalandırılmasına ilişkin işlemlerin hukuka ve mevzuata uygun olarak yürütüldüğü, alt ceza uygulama konusunda kurulun takdir yetkisinin bulunduğu ve anılan takdir yetkisinin gerekçesi de açıklanmak suretiyle düzenlemede yer alan hususlar göz önünde bulundurularak kullanıldığı; Tüzük’ün ilgili maddesinin iptal edilmiş olmasının işlemi hukuka aykırı hale getirmediği, zira iptal kararının bir yıl sonra yürürlüğe girecek olması nedeniyle yeni düzenleme yapılıncaya kadar uygulanmasına devam edileceği, davacı hakkında yapılan disiplin soruşturmasının usule uygun olduğu, tesis edilen işlemde ve dava konusu düzenlemelerde hukuka aykırılık bulunmadığı, davanın reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/35. maddesinin iptali istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına; dava konusu Genelge ve bireysel işlemin iptali istemi yönünden ise davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir. DANIŞTAY SAVCISI : ... DÜŞÜNCESİ : Dava, emniyet amiri olarak görev yapan davacı tarafından, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 8/35. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu'nun ... tarih ve... sayılı kararı ile bu kararın dayanağı olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 8/35. maddesinin ve İçişleri Bakanlığının ...tarih ve... sayılı Genelgesinin iptali istemiyle açılmıştır. Anayasa Mahkemesinin 13.1.2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile; Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün yasal dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesinin, "yaptırım konusu eylemleri yasal düzeyde belirlememesi ve bireylerin hangi somut olguya hangi hukuksal yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerine yasal çerçevede imkan tanımaması nedeniyle, Anayasa'nın 38. ve 128. maddelerine aykırı olduğu" gerekçesiyle iptaline karar verilmiş ve anılan madde, 23.1.2017 günlü, 29957 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile yürürlükten kaldırılarak emniyet teşkilatı mensuplarına ilişkin disiplin kuralları yeniden düzenlenmiş olup, uygulama imkanı kalmayan dava konusu Tüzük hükmünün iptali istemi hakkında karar verilmesine yer bulunmamaktadır. İçişleri Bakanlığının 2.2.2016 tarih ve 2016/3 sayılı Genelgesinin iptali istemine gelince; Anayasa'nın 153. maddesinde, "Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir. İptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamaz. Anayasa Mahkemesi bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucu gibi hareketle, yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez. Kanun, kanun hükmünde kararname veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmi Gazetede yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmi Gazetede yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez. İptal kararının yürürlüğe girişinin ertelendiği durumlarda, Türkiye Büyük Millet Meclisi, iptal kararının ortaya çıkardığı hukuki boşluğu dolduracak kanun tasarı veya teklifini öncelikle görüşüp karara bağlar. İptal kararları geriye yürümez. Anayasa Mahkemesi kararları Resmi Gazetede hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar.." hükmü yer almıştır. Anayasa Mahkemesi'nin 29.1.2016 günlü, 29608 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 13.01.2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararıyla, "4.6.1937 tarihli ve 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu’nun 83. maddesinin birinci cümlesinin iptal edilmesi nedeniyle doğacak hukuksal boşluk kamu yararını ihlal edici nitelikte görüldüğünden, Anayasa'nın 153 üncü maddesinin üçüncü fıkrasıyla 6216 sayılı Kanun'un 66. maddesinin (3) numaralı fıkrası gereğince iptal hükmünün, kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak 1 (bir) yıl sonra yürürlüğe girmesi uygun görülmüştür. 23.1.2017 günlü, 29957 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında da, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları, bu Kanun Hükmünde Kararname hükümleri uyarınca verilmiş addolunur." hükmüne yer verilmiştir. Yukarıda belirtilen düzenlemeler dikkate alındığında hiyerarşi ve disiplinin esas olduğu emniyet teşkilatında, uygulamadaki tereddütleri gidermek amacıyla yayımlanan ve verilmiş olan disiplin cezalarının hukuken geçerli olduğu ve Anayasa Mahkemesi'nin iptal hükmünün yürürlüğe gireceği süre içinde Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerinin uygulanacağı yönünde açıklamalar içeren 2.2.2016 günlü, 2016/3 sayılı Genelgede kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırılık görülmemiştir. Davanın disiplin cezasına ilişkin kısmına gelince; 682 sayılı KHK'nın geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre verilmiş olan disiplin cezalarının, bu Kanun Hükmünde Kararname hükümleri uyarınca verilmiş addolunacağı hükmüne yer verildiğinden, dava konusu uyuşmazlığın bu Kanun Hükmünde Kararname kuralları uyarınca incelenip çözümlenmesi gerekmektedir. Davacıya atfedilen ve dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 8/35. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası öngörülen "mesleğin onur ve saygınlığını zedeleyici veya amir ya da üstlerinin eylem ve işlemlerini eleştirici nitelikte tek başına veya topluca bildiri dağıtmak veya basına, haber ajanslarına, radyo ve televizyon kurumlarına bilgi, yazı, demeç vermek" fiili, 682 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin, 8/6-ü maddesinde, yine meslekten çıkarma cezası öngörülen fiiller arasında sayılmıştır. Dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile soruşturma raporunun yukarıda yer alan mevzuat hükümleri ile birlikte değerlendirilmesinden İstanbul Emniyet Müdürlüğünce bazı emniyet mensuplarına yönelik yapılan operasyonlar sonucu davacının gözaltına alınma süreci ve sonrasında basın yayın organlarında yer alan beyanlarının Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 8/35. maddesi kapsamında bulunduğu ve davacıya isnat edilen fiilin sübuta erdiği sonucuna varıldığından dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir. Her ne kadar davacı tarafından geçmiş hizmetlerinin alt ceza uygulanmasında dikkate alınmadığı öne sürülmekte ise de, idareye bir derece hafif olan disiplin cezasını uygulamak konusunda takdir hakkı tanınmış olup, anayasal ve yasal düzenlemeler karşısında, söz konusu yetkinin kullanılması açısından idarenin yargı kararıyla yönlendirilmesine veya takdir hakkına müdahale edilmesine hukuken olanak bulunmamaktadır. Açıklanan nedenlerle, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 8/35. maddesinin iptali istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığı, dava konusu Genelge ile işlemin iptali istemi yönünden ise davanın reddi gerekeceği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği düşünüldü: MADDİ OLAY : İstanbul Emniyet Müdürlüğünce bazı emniyet mensuplarına yönelik yapılan operasyonlar sonrasında davacının, gözaltına alınma sürecinde ve sonrasında farklı tarihlerde bazı basın yayın organlarında yer alan demeçlerinin/beyanlarının "Mesleğin onur ve saygınlığını zedeleyici veya amir ya da üstlerinin eylem ve işlemlerini eleştirici nitelikte tek başına veya topluca bildiri dağıtmak veya basına, haber ajanslarına, radyo ve televizyon kurumlarına bilgi, yazı, demeç vermek," fiili kapsamında kaldığından bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/35. maddesi gereğince meslekten çıkarma cezası ile tecziye edilmesine ilişkin ... günlü, ...sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararı üzerine incelenmekte olan dava açılmıştır. İNCELEME VE GEREKÇE : İLGİLİ MEVZUAT: Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Anayasa Mahkemesinin Kararları" başlıklı 153. maddesinde; "Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir. İptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamaz. Anayasa Mahkemesi bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin tamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucu gibi hareketle, yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez. Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazete'de yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez. İptal kararının yürürlüğe girişinin ertelendiği durumlarda, Türkiye Büyük Millet Meclisi, iptal kararının ortaya çıkardığı hukuki boşluğu dolduracak kanun (…) teklifini öncelikle görüşüp karara bağlar. İptal kararları geriye yürümez. Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazete'de hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar." hükmüne yer verilmiştir. 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluş ve Yargılama Usulleri Kanunu'nun 66. maddesinin 3. fıkrasında; Anayasa Mahkemesinin gerekli gördüğü hâllerde, Resmi Gazete'de yayımlandığı günden başlayarak iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi, bir yılı geçmemek üzere ayrıca kararlaştırabileceği belirtilmiştir. 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinde, "Gerek inzibat komisyonları tarafından ve gerek salahiyet dairesinde re'sen verilecek inzibat cezalarını icap ettiren fiil ve hareketlerin ne olduğu ve cezaların derece ve miktarı, polis mesleğinin haiz olduğu hususiyet ve ehemmiyet gözetilerek tanzim edilecek nizamnamede tayin olunur. Memuriyetten ihraç cezası müstesnadır." kuralı yer almıştır. Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/35. maddesinde yer alan; "Mesleğin onur ve saygınlığını zedeleyici veya amir ya da üstlerinin eylem ve işlemlerini eleştirici nitelikte tek başına veya topluca bildiri dağıtmak veya basına, haber ajanslarına, radyo ve televizyon kurumlarına bilgi, yazı, demeç vermek," fiili, meslekten çıkarma cezasını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlar arasında sayılmıştır. 08/03/2018 günlü, 30354 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un "Yürürlükten Kaldırılan Hükümler" başlıklı 37. maddesinde, "(1) 4/6/1937 tarihli ve 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanununun 82 nci maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları, 83 üncü, ek 4 üncü, ek 5 inci, ek 6 ncı, ek 7 nci, ek 8 inci ve ek 9 uncu maddeleri yürürlükten kaldırılmıştır..." hükmüne, "Geçiş Hükümleri" başlıklı Geçici 1. maddesinde, "(1) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur. (2) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte devam etmekte olan disiplin soruşturmaları ile ilgili olarak bu Kanun hükümleri uygulanır. (3) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından verilmiş ve infaz edilmiş disiplin cezalarına bağlı olarak yapılmış idari işlemler aynen muhafaza olunur..." hükmüne yer verilmiştir. Anılan Kanun'un 8/6-ü maddesinde de; “Mesleğin onur ve saygınlığını zedeleyici veya amir ya da üstlerinin eylem ve işlemlerini olumsuz yönde eleştirici nitelikte tek başına veya topluca bildiri dağıtmak ya da basın, haber ajansları, radyo ve televizyon kurumları ve diğer iletişim kanalları vasıtasıyla kamuoyuna yönelik bilgi, yazı ve demeç vermek." fiili, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nde olduğu gibi meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Dava konusu Tüzük yönünden : Anayasa Mahkemesinin "suçta kanunilik" ve "yasal düzenleme" ilkelerine aykırılık oluşturduğu gerekçesiyle verdiği iptal kararı sonrasında çıkarılan ve Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'ne göre üst hukuk normu niteliğinde olan 7068 sayılı Kanunun 8/6-ü maddesinde, anılan Tüzük'ün dava konusu 8/35. maddesindeki düzenlemeye "diğer iletişim kanalları" ibaresini eklemek suretiyle aynı şekilde yer verilmesi ve Tüzük'te öngörülen cezayla aynı cezanın öngörülmesi, ayrıca anılan düzenlemenin polislik mesleğinin önem ve özelliği dikkate alınarak, toplum nazarındaki saygınlığının korunması ve teşkilat personeline duyulan güvenin sarsılmamasını sağlamak amacını haiz olduğu, ayrıca personel ve disiplin hukuku ilkelerine aykırı bir yönünün de bulunmadığı anlaşıldığından, Tüzük'ün dava konusu 8/35. maddesinde hukuka aykırılık görülmediği sonucuna varılmıştır. Öte yandan, Anayasa Mahkemesinin 29/01/2016 günlü, 29608 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararıyla; Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesi Anayasa'ya aykırı görülerek iptal edilmiş ve anılan kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe girmesi ayrıca karara bağlanmıştır. 3201 sayılı Kanun'un 83. maddesinin birinci cümlesinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi kararından sonra, Anayasa'nın 121. maddesi ile 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulunca 02/01/2017 tarihinde kararlaştırılan ve 23/01/2017 günlü, 29957 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 37. maddesi ile söz konusu 83. madde yürürlükten kaldırılmış, yine bu Kanun Hükmünde Kararname ile Emniyet Genel Müdürlüğü personelinin de aralarında bulunduğu genel kolluk görevlilerinin tabi olacağı disiplin hükümleri düzenlenmiştir. 08/03/2018 günlü, 30354 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun ile Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personeline ilişkin disiplinsizlik halleri ve cezaları, disiplin amirleri ve kurulları, disiplin soruşturma usulü ile diğer ilgili hususlar düzenlenmiştir. 23/03/1979 günlü, 7/17339 Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe giren Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin 23/01/2017 günlü, 29957 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 37. maddesiyle yürürlükten kaldırıldığı ve 7068 sayılı Kanun ile de Emniyet Genel Müdürlüğü personeline ilişkin disiplinsizlik halleri ve cezaları, disiplin amirleri ve kurulları, disiplin soruşturma usulü ile diğer ilgili hususların düzenlendiği görüldüğünden, halihazırda uygulama kabiliyeti kalmayan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/35. maddesinin iptali istemine yönelik olarak davanın konusuz kaldığı anlaşılmıştır. Bu itibarla, davacının, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/35. maddesinin iptali istemi hakkında karar verilmesine yer bulunmamaktadır. Davacının meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali istemine ilişkin olarak; Dava dosyasının incelenmesinden; İstanbul Emniyet Müdürlüğünce bazı emniyet mensuplarına yönelik yapılan operasyonlar sonucu gözaltına alınan personelin ve görevli olmamalarına rağmen bu kişilere destek vermek için İstanbul Çağlayan Adliyesi önüne giden personelin yazılı ve görsel medyaya bilgi ve demeç verdikleri, bazı personele destek amaçlı yer aldıkları, izinsiz il dışına çıktıkları, bu konularla ilgili olarak destek olmak için sosyal medyada paylaşım yaptıkları iddiasıyla başlatılan soruşturmada; Emniyet amiri olan davacının, 22/07/2014 tarihinde başlayan operasyonda gözaltına alındığı, Samanyolu Haber TV'nin 24/07/2014 günlü, yayınında, “İşte size bir tiyatro sahnesi, farslar yazmış, Türkiye'de ajanları uygulamış.” şeklinde; Samanyolu Haber TV'nin 29/07/2014 günlü, yayınında adliye nezarethanesinde “Gözaltının sekizinci günündeyim, konumumun ne olduğunu bilmiyorum. Bugün hakim bir karar almış, benim savunmamı almadan akşam dosya üzerinden karar verecekmiş, şu an hukukun adaletin bittiği bir noktadayız. ...” şeklinde; Samanyolu Haber TV'nin 30/07/2014 günlü ve "Tahliye Sonrası Açıklamalar" isimli yayınında Çağlayan Adliyesinde “... İstanbul terörde o gurur duyduğum şubeye gittiğimde, koluma kelepçeyi takmaları ve beni o nezarete atmaları çok ağrıma gitti. Zaten haksız hukuksuz bir şekilde gözaltına alındım ve o gurur duyduğum ellerim kelepçeli girdim, Benim için en utanç verici en üzüntü verici şey budur. Bunu yapanlara yazıklar olsun. Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük casusluk ve ihanet dosyası soruşturma dosyasıydı. O dosyayı sayın savcımız takdir etmiş, demek yeterli delil görmemiş takipsizlik vermiş, onun yerine o soruşturmayı bir şekilde imzası bulunan bir şekilde o soruşturma içerisinde ucundan köşesinden dokunmuş bu vatansever insanlar, onların yerine gözaltına alındı. ... Türkiye'deki gözaltı süresi bizim zamanımızda sekiz güne çıktı. Tabi ikinci dört günde bizim konumumuzu bizde anlayabilmiş değiliz.... Komiser arkadaşımız az önce ifade etti, o dört gün biz muhafaza altına alınmış bir mal bir eşya gibi değerlendirildik.” şeklinde; ... TV'nin 31/07/2014 tarihli yayınında “onbir tane vatan evladı, kahraman şu anda cezaevine gidiyorlar, onlarda özgürlüklerine kavuşuncaya kadar kesinlikle mutlu olmayacağım.” şeklinde; Samanyolu Haber TV'nin 12/08/2014 tafihli yayınında “...Temmuzdan beri çektiğimiz sadece benim değil ailemin eşimin dostumun herkesin çektiğini kimse çekmemiştir. Bu artık zulümdür. Bitsin bu zulüm diyoruz.” şeklinde beyanlarının olduğu, ... TV kanalının 30/07/2014 tarihli yayınında ve Samanyolu Haber TV'nin yayınında beyanat veren Emniyet Amiri Dr. K.D.'nin yanında, Samanyolu Haber TV'nin 31/07/2014 tarihli yayınında beyanat veren Ö.K.'nin yanında destek amaçlı durduğunun tespit edildiği, bu eylem ve beyanları ile gözaltındaki iş ve işlemleri, adli aşamadaki iş ve işlemleri hukuksuzluk, kanunsuzluk ve zulüm olarak değerlendirmesi nedeniyle, eylemine uyan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/35 maddesinde belirtilen “Mesleğin onur ve saygınlı zedeleyici veya amir ya da üstlerinin eylem ve işlemlerini eleştirici nitelikte tek başına veya topluca bildiri dağıtmak veya basma, haber ajanslarına radyo ve televizyon kumrularırla bilgi, yazı, demeç vermek” fiili uyarınca ... günlü, ... sayılı İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu kararıyla meslekten çıkarma cezası ile tecziye edildiği anlaşılmaktadır. Bakılan uyuşmazlıkta, dava dosyasındaki bilgi ve belgeler, farklı tarihlerde basın yayın organlarına verilen demeçler/beyanlar ile soruşturma raporu ve soruşturma kapsamında alınan ifadeler birlikte değerlendirildiğinde; davacının, o dönemde yapılan operasyonların yapılış şeklinin ve emniyet mensuplarının gözaltına alınmalarının hukuksuz olduğuna yönelik basın açıklamalarında; amir veya üstü olarak görev yapan emniyet mensupları, savcılar ve kamu görevlilerinin eylem ve işlemlerini eleştirici nitelikte beyanlarda bulunduğu, bu eyleminin Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/35. maddesinde yer alan fiil ile örtüştüğü anlaşıldığından, davacının eylemine karşılık gelen meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır. İçişleri Bakanlığının 02/02/2016 günlü, 2016/3 sayılı Genelgesi'nin iptali istemi yönünden; Anayasa Mahkemesinin yukarıda anılan ve 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesinin iptalini öngören kararının Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak bir yıl süre ile yürürlüğe girmesinin ertelenmiş olmasıyla amaçlananlardan biri Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesinin iptal edilmesi nedeniyle doğacak hukuksal boşluğu doldurmak üzere yasama organına bir yıl süre verilmesi, bir diğeri de iptal kararı nedeniyle ortaya çıkacak olan hukuksal boşluğun kamu düzenini ihlal edici nitelikte görülmesi nedeniyle Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesinin bir yıl süreyle yürürlükte kalmasının sağlanmasıdır. Anayasa Mahkemesi kararının yalnızca iptal hükmü dikkate alınıp, bir yıl ertelenmesine ilişkin kısmının dikkate alınmaması hukuken kabul edilemez. Bu durumun, ülke iç güvenliğinden sorumlu olan ve denetimi ve disiplini de yaptığı vazife kadar önemli olan emniyet teşkilatının disiplin mevzuatı olmadan hareket etmesine ve kamu hizmetinin aksamasına sebep olacağı açıktır. Dolayısıyla kamu yararını olumsuz yönde etkileyecek hukuksal bir boşluğun doğmamasını teminen getirilen bu sürenin yalnızca yasama organına yönelik olduğunun kabulü, iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihin ayrıca belirlenmesine ilişkin Anayasa Mahkemesi kararına ve Anayasa'nın 153. maddesinin son fıkrasında yer alan Anayasa Mahkemesi kararlarının yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzel kişileri bağlayacağı kuralına aykırılık teşkil edecektir. Aksi yöndeki düşüncenin kabulü halinde, Anayasa'nın 153. maddesi hükümleri ihlal edilecek ve hukuki boşluğa sebebiyet verilecektir. Bu durum ise, Anayasa Mahkemesinin anılan kararının, Resmi Gazete'de yayımlandığı tarih ile kararın yürürlüğe gireceği tarih arasında idarece disipline aykırı eylemlere karşı hiçbir disiplin cezası verilememesi ve daha önce verilip de henüz yargılama süreci devam eden tüm disiplin cezalarının da iptali sonucunu doğuracak, böylece, azımsanmayacak bir süreçte işlenen ve disiplin cezasını gerektiren tüm fiilerin yaptırımsız kalması sonucunu doğuracaktır. Bu itibarla, Anayasa Mahkemesinin anılan kararı uyarınca kanun koyucu tarafından yeni bir düzenleme yapılıncaya veya kararın yürürlüğe gireceği tarihe kadar Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesinin yürürlükte olduğu hususu dikkate alındığında, bu süreçte emniyet teşkilatı personelinin disiplin işlemlerinde Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün uygulanmasına devam edilecektir. Diğer taraftan, 3201 sayılı Kanun'un 83. maddesinin birinci cümlesinin iptaline ilişkin yukarıda yer verilen Anayasa Mahkemesi kararından sonra, Anayasa'nın 121. maddesi ile 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulunca 02/01/2017 tarihinde kararlaştırılan ve 23/01/2017 günlü, 29957 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 37. maddesi ile söz konusu 83. madde yürürlükten kaldırılmış, yine bu Kanun Hükmünde Kararname ile Emniyet Genel Müdürlüğü personelinin de aralarında bulunduğu genel kolluk görevlilerinin tabi olacağı disiplin hükümleri düzenlenmiştir. 682 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında; bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/03/1979 günlü, 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezalarının, bu Kanun Hükmünde Kararname hükümleri uyarınca verilmiş addolunacağı ve bu Kanun Hükmünde Kararname'nin yürürlüğe girdiği tarihten önce disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından verilmiş ve infaz edilmiş disiplin cezalarına bağlı olarak yapılmış idari işlemlerin aynen muhafaza olunacağı hükmüne yer verilmiştir. 08/03/2018 günlü, 30354 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun ile de Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personeline ilişkin disiplinsizlik halleri ve cezaları, disiplin amirleri ve kurulları, disiplin soruşturma usulü ile diğer ilgili hususlar düzenlenmiş, Kanun'un Geçici 1. maddesinde; bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/03/1979 günlü, 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezalarının bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunacağı; bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten önce disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından verilmiş ve infaz edilmiş disiplin cezalarına bağlı olarak yapılmış idari işlemlerin aynen muhafaza olunacağı kurala bağlanmıştır. Yukarıda aktarılan hukuki süreç ve açıklamalar dikkate alındığında, davacı hakkında uygulanan disiplin cezasının da dayanağı olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün yasal dayanağı ile ilgili herhangi bir duraksama bulunmadığı, bu Tüzük hükümleri uyarınca tesis edilen disiplin cezalarının, gerek 682 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gerekse bu Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair 7068 sayılı Kanun uyarınca tesis edilmiş kabul edileceğinin kurala bağlandığı görülmektedir. 02/02/2016 günlü, 56064-12012/1746 - EGM Genelge No:2016/7 - Bakanlık Genelge No:2016/3 sayılı dava konusu Genelge ile Anayasa Mahkemesinin 29/01/2016 günlü, 29608 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı kararı ile Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesinin, Anayasa'nın 38. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen "suçta kanunilik" ilkesine ve Anayasa'nın 128. maddesinin ikinci fıkrasında hükme bağlanan "kanuni düzenleme" ilkesine aykırılık oluşturduğu gerekçesiyle iptaline karar verildiği, aynı kararda iptal kararının, kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe girmesi uygun görülerek kanun koyucuya bir yıl içerisinde yeni bir düzenleme yapma imkanı verildiği, kanun koyucu tarafından yeni bir düzenleme yapılıncaya veya iptal kararının yürürlüğe gireceği 29 Ocak 2017 tarihine kadar Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre yapılan veya yapılacak olan işlemler ile uygulanan cezaların hukuka uygun olacağı belirtilmiş ve idari yargıda derdest olan disiplin cezaları dahil, bugüne kadar Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümleri çerçevesinde verilen tüm disiplin cezalarının hukuken geçerli olduğunun, Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararının bu cezaları kapsamadığının, Anayasa Mahkemesinin iptal kararının bir yıl sonra yürürlüğe gireceğinin, dolayısıyla Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerinin yeni bir kanuni düzenleme yapılıncaya veya iptal kararının yürürlüğe gireceği 29 Ocak 2017 tarihine kadar geçerli ve yürürlükte bulunacağının, bu süre içinde işlenmiş veya işlenecek eylem, tutum ve davranışlara veya Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerinin tatbik edileceğinin tüm emniyet teşkilatı personeline tebliğ edilmesi gerektiği bildirilmiştir. Anayasa Mahkemesinin 13/01/2016 günlü, E:2015/85, K:2016/3 sayılı iptal kararının bir yıl sonra yürürlüğe gireceğinin aynı kararda belirtilmesi üzerine, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerinin, iptal kararı uyarınca kanun koyucu tarafından yeni bir düzenleme yapılıncaya veya iptal kararının yürürlüğe girmesi için öngörülen bir yıllık sürenin dolacağı tarihe kadar emniyet teşkilatı personeli hakkında uygulanmaya devam edileceği ve iptal kararı öncesinde anılan Tüzük uyarınca verilen disiplin cezalarının da Kanun Hükmünde Kararname ve Kanun hükümleri ile geçerliliğinin devam ettirildiği açık olduğundan, bu sürece yönelik emniyet teşkilatı personelinin bilgilendirilmesi amacıyla hazırlanan ve yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri ile açıklamalara aykırı bir hususun da yer almadığı dava konusu Genelge'de hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Diğer taraftan, düzenleyici işlem yönünden uygulanma kabiliyetinin bulunmamasına bağlı olarak iptal istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiş ise de; bu husus idarelerin doğrudan haksız çıkan taraf olduğu ve yargılama giderlerinden sorumlu olacağı sonucunu doğurmayacağından, yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/35. maddesinin iptali istemi hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA oyçokluğuyla, 2. İçişleri Bakanlığının 02/02/2016 günlü, 2016/3 sayılı Genelgesi'nin iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE oybirliğiyle, 3. Davacının meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararının iptali istemi yönüden DAVANIN REDDİNE oybirliğiyle, 4. Ayrıntısı aşağıda gösterilen ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre duruşmalı davalar için belirlenen ...-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine, 6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 01/10/2025 tarihinde karar verildi. (X) KARŞI OY : Davaya konu edilen Tüzüğün dayanağı olan kanun hükmünün Anayasa Mahkemesince iptalinin ardından aynı kuralların kanunla düzenlenmesi nedeniyle Tüzüğün uygulama kabiliyetinin kalmamasının davanın esasının görülüşmesine engel olmayacağı görüşünde olduğumdan, Dairece düzenleyici işleme yönelik olarak verilen karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karara katılmıyorum. memur //begin::Page Scripts var options = {}; $(document).ready(function() { options["separateWordSearch"] = false; options["accuracy"] = "complementary"; options["diacritics"] = false; $("#content").append(stringToHTML($("#hiddencontent").text())); var arananKelime = $("#hiddenArananKelime").text(); const kelimeListesi = arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k); // Virgüle göre ayır, boşlukları temizle // Aynı kelimenin büyük/küçük varyasyonlarını da ekle const tumKelimeler = kelimeListesi.flatMap(kelime => [ kelime, kelime.toLocaleUpperCase('tr-TR'), kelime.toLocaleLowerCase('tr-TR') ]); highlighter(tumKelimeler); // arananKelime.split(/\s*,\s*/).filter(k => k).forEach(function(each) { // if (each != undefined && each != "") { // highlighter(each); // highlighter(each.toLocaleUpperCase('tr-TR')); // highlighter(each.toLocaleLowerCase('tr-TR')); // } // }); }); var highlighter = function(arananKelime) { try { highlight(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzyumusamasi(arananKelime); } catch (err) { } try { //unsuzBenzesmesi(arananKelime); } catch (err) { } try { //cogulEki(arananKelime); } catch (err) { } try { //iyelikEki(arananKelime); } catch (err) { } }; var stringToHTML = function(str) { var parser = new DOMParser(); var doc = parser.parseFromString(str, 'text/html'); return doc.body; }; var highlight = function(text) { $(".context").mark(text, options); } var unsuzyumusamasi = function(arananKelime) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (lastChar === "p") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "b"); } if (lastChar === "ç") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "c"); } if (lastChar === "t") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "d"); } if (lastChar === "k") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara + "g"); highlight(ara + "ğ"); } } var unsuzBenzesmesi = function(arananKelime) { var sertSessiz = [ 'f', 's', 't', 'k', 'ç', 'ş', 'h', 'p' ]; var yumusakSessiz = [ 'ç', 't', 'k' ]; for (var i = 0; i < sertSessiz.length; i++) { let sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i]); while (sertSessizPosition !== -1) { for (var j = 0; j < yumusakSessiz.length; j++) { let yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j]); while (yumusakSessizPosition !== -1) { if (sertSessizPosition + 1 === yumusakSessizPosition) { highlight(arananKelime.substr(0, sertSessizPosition + 1)); } yumusakSessizPosition = arananKelime .indexOf(yumusakSessiz[j], yumusakSessizPosition + 1); } } sertSessizPosition = arananKelime.indexOf(sertSessiz[i], sertSessizPosition + 1); } } } var cogulEki = function(arananKelime) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (last3Char === "lar" || last3Char === "ler") { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } var iyelikEki = function(arananKelime) { var iyelikEkleri = [ "ım", "im", "um", "üm", "ın", "in", "un", "ün", "ı", "i", "u", "ü", "mız", "miz", "muz", "müz", "nız", "niz", "nuz", "nüz", "ları", "leri" ]; if (arananKelime.length > 2) { var last2Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 2); if (iyelikEkleri.includes(last2Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 2); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 2) { var lastChar = arananKelime.substr(arananKelime.length - 1); if (iyelikEkleri.includes(lastChar)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 1); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 3) { var last3Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 3); if (iyelikEkleri.includes(last3Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 3); highlight(ara); } } if (arananKelime.length > 4) { var last4Char = arananKelime.substr(arananKelime.length - 4); if (iyelikEkleri.includes(last4Char)) { var ara = arananKelime.substr(0, arananKelime.length - 4); highlight(ara); } } } // begin:: Global Config(global config for global JS scripts) var KTAppSettings = { "breakpoints" : { "sm" : 576, "md" : 768, "lg" : 992, "xl" : 1200, "xxl" : 1200 }, "colors" : { "theme" : { "base" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#E5EAEE", "success" : "#1BC5BD", "info" : "#6993FF", "warning" : "#FFA800", "danger" : "#F64E60", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#212121" }, "light" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#1BC5BD", "secondary" : "#ECF0F3", "success" : "#C9F7F5", "info" : "#E1E9FF", "warning" : "#FFF4DE", "danger" : "#FFE2E5", "light" : "#F3F6F9", "dark" : "#D6D6E0" }, "inverse" : { "white" : "#ffffff", "primary" : "#ffffff", "secondary" : "#212121", "success" : "#ffffff", "info" : "#ffffff", "warning" : "#ffffff", "danger" : "#ffffff", "light" : "#464E5F", "dark" : "#ffffff" } }, "gray" : { "gray-100" : "#F3F6F9", "gray-200" : "#ECF0F3", "gray-300" : "#E5EAEE", "gray-400" : "#D6D6E0", "gray-500" : "#B5B5C3", "gray-600" : "#80808F", "gray-700" : "#464E5F", "gray-800" : "#1B283F", "gray-900" : "#212121" } }, "font-family" : "Poppins" };