8. Hukuk Dairesi 2020/3145 E. , 2020/5903 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı vekili, vekil edeni ve dava dışı ...’nın, davalıların murisleri adına tapuda kayıtlı olan 611 parsel sayılı taşınmaz
**8. Hukuk Dairesi 2020/3145 E. , 2020/5903 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu İptali ve Tescil Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü. KARAR Davacı vekili, vekil edeni ve dava dışı ...’nın, davalıların murisleri adına tapuda kayıtlı olan 611 parsel sayılı taşınmazı ... 1. Noterliği'nin 14 Aralık 1977 tarihli ve 19575 yevmiye numaralı satış vaadi sözleşmesiyle 1/2'şer payla satın aldıklarını ve sonrasında müvekkilinin Halil’in payını da satın aldığını, yine vekil edeninin 606 parsel sayılı taşınmazı da haricen satın alındığını, taşınmazların uzun zamandan beri vekil edeninin zilyetliği altında olduğunu ve TMK'nin 713. maddesinde öngörülen sürelerin dolduğunu açıklayarak, davalıların murisleri adına olan tapu kayıtlarının iptaliyle vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Bir kısım davalılar vekili, 611 parsel yönünden davanın kabulüne, 606 parsel yönünden davanın reddine karar verilmesini, yargılamanın devamında da bilahare her iki parsel için de davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar bir kısım davalılar vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 02.10.2014 tarihli ve 2013/23338 Esas, 2014/17725 Karar sayılı ilâmıyla, 611 parsel yönünden, parseli birlikte aldıkları ...’nın da 1/2 payını aldığını beyan etmesine karşın adı geçenin davada taraf olmadığı dikkate alınarak sadece 1/2 payın iptaline ve tesciline karar verilebileceği; 606 parsel yönünden ise, davacı tarafa TMK 713/2. maddesindeki hangi sebebe dayandığı açıklatılmadan, 713/2’deki koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği araştırılmadan karar verildiği gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyma kararı verilerek devam eden yargılamada davanın kabulüne karar verilmiş olup; hüküm, bir kısım davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, satış vaadi ve TMK'nin 713/2 maddesine dayanan tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 1.Bir kısım davalılar vekilinin 611 parsele yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2.Bir kısım davalılar vekilinin 606 parsele yönelik temyiz itirazlarına gelince; Dosya kapsamı ve toplanan delillerden; dava konusu 606 parsel sayılı tarla nitelikli taşınmazın 24.06.1970 tarihinde tapulama ile davalıların murisleri 1985 yılında ölen ..., 1992 yılında ölen ... ve 1995 yılında ölen ... adına 1/3’er payla tescil edildiği ve dava dilekçesindeki beyan doğrultusunda, davacı tarafından bahsi geçen taşınmazın haricen satın alındığı ancak tapudaki hatalı yazım nedeniyle noter satış vaadi tanzim edilemediği ancak yukarıda belirtilen 611 parsel sayılı taşınmaz ile birlikte satın alındığının ifade edildiği, 17.12.2012 tarihli celsede ...’nın 606 ve 611 parsellerin bir olarak satın alındığını bildirdiği ve aynı celse davacı vekilinin her iki parselin bir bütün olarak haricen satın alındığını, tasarruf ve zilyetliğin 1977 senesinden beri kesintisiz devam ettiğini beyan ettiği anlaşılmıştır. Somut olayda; tapu kayıt maliklerinden ...’nin 1992 yılında, ...’in 1995 yılında öldüğü ve temyize konu eldeki davanın 27.12.2007 tarihinde açıldığı anlaşıldığına göre, TMK’nin 713/2. maddesinde aranan 20 yıllık zamanaşımı süresinin adı geçen kayıt malikleri yönünden dolmadığından bahsi geçen 2 kayıt malikinin payı yönünden davanın kabulü isabetli görülmemiştir. Öte yandan; kayıt maliki ...’in payı yönünden eksik, yetersiz inceleme ve araştırma ile sonuca gidilmesi uygun olmamıştır. Mahkemece dava konusu taşınmazın keşfine sadece fen bilirkişisi götürülmesi, bu pay sahibine ilişkin olarak TMK'nin 713/2. maddesindeki zilyetlikle kazanım şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği, taşınmazın zilyetliği ve niteliği hususundaki tanık beyanlarının yerinde ziraat bilirkişisi tarafından değerlendirilmemesi/denetlenmemesi doğru görülmemiştir. Ayrıca, Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre, TMK'nin 713/2. maddesine dayalı uyuşmazlıklarda davanın başarıya ulaşması halinde kayıt malikinin mirasçıları olan davalı gerçek kişiler yargılama giderlerinden sorumlu tutulamazlar. Mahkemece bu hususun gözden kaçırılarak tüm yargılama giderinin davalılardan alınmasına ve davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmiş olması da isabetli bulunmamıştır. SONUÇ: Yukarıda bir kısım davalılar vekilinin (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte yazılı nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün 6100 sayılı HMK'nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 07.10.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.