1. Hukuk Dairesi 2025/987 E. , 2025/1349 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/23 E., 2024/182 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı…
**1. Hukuk Dairesi 2025/987 E. , 2025/1349 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/23 E., 2024/182 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı; mirasbırakandan intikal eden taşınmazlarla ilgili davalı kardeşi ile miras taksim sözleşmesi düzenlediklerini, ancak daha sonra mirasbırakan ...'in taksim sözleşmesinde yer almayan 421 ada 207 parseldeki 3 nolu bağımsız bölümü intifa hakkını üzerinde bırakarak davalı oğluna satış suretiyle temlik ettiğini öğrendiğini, işlemin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu, davalının taşınmazı üçüncü kişiye devrettiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazın dava tarihindeki değerinin tespiti ile miras payı oranında şimdilik 100.000,00 TL tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir. II. CEVAP Davalı; İstanbul dışında olduğu tarihte ihale ile satışa çıkarılan dava konusu taşınmazın mirasbırakan adına satın alındığını, ancak satış bedelini kendisinin ödediğini, bir gün sonra İstanbul'a döndüğünde taşınmazın mirasbırakan tarafından gerçek sahibi olan kendisine devredildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 12.03.2019 tarihli ve 2017/176 Esas, 2019/100 Karar sayılı kararıyla; temlikin muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 20.02.2020 tarihli, 2019/899 Esas, 2020/216 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulünün doğru olduğu gerekçesiyle HMK’nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.