Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/3452 E. , 2024/4431 K. T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2022/3452 Karar No : 2024/4431 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : 1- ... Bakanlığı 2-... Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI): ... VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... İl Emniyet Müdürlüğü kadrosund…
Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/3452 E. , 2024/4431 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONİKİNCİ DAİRE Esas No : 2022/3452 Karar No : 2024/4431 TEMYİZ EDEN (DAVALI) : 1- ... Bakanlığı 2-... Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVACI): ... VEKİLİ: Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: ... İl Emniyet Müdürlüğü kadrosunda 3. Sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacının, 5 yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemediğinden bahisle 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanununun 55. maddesinin ondokuzuncu fıkrası uyarınca resen emekliye sevk edilmesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali ve yoksun kalınan parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:... İdare Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla; davacının 17/07/2013 tarihinde 3. Sınıf emniyet müdürlüğü rütbesine terfi ettiği, terfi edilen tarihte yürürlükte bulunan düzenlemeye göre bekleme süresinin 3 yıl olduğu, davacının 2015 yılı ve 2016 yılı rütbe terfi sınavlarında başarısız olması nedeniyle terfi değerlendirilmesine alınmadığı ve 2015 yılı ve 2016 yılı rütbe terfi sınavlarına karşı dava açmadığı, daha sonra davacının, 22/11/2016 tarihinde kamu görevinden ihraç edildiği ve 13/05/2019 tarihinde kamu görevine iade edildiği, davacı tarafından fiilen görevde olmadığı 2017 yılı ve 2018 yılı terfi değerlendirilmesinin yapılması için davalı idareye yaptığı başvurunun reddi işlemine karşı açtığı davada, Mahkemece iptal kararı verildiği, bu durumda, davacının 17/07/2013 tarihinde 3. sınıf emniyet müdürlüğü rütbesine terfi etmesi üzerine bekleme süresini tamamlayarak 2015 yılı ve 2016 yılı rütbe terfi sınavlarına girdiği, daha sonra 22/11/2016 tarihinde kamu görevinden ihraç edilmesi nedeniyle 2017 yılı ve 2018 yılı terfi değerlendirilmesinin yapılamadığı, bu bakımdan davacının bulunduğu rütbe de fiili olarak 5 yıl süre görev yaptığının söylenemeyeceği, diğer taraftan, davacının 2017 yılı ve 2018 yılı terfi değerlendirilmesinin yapılması için davalı idareye yaptığı başvurunun reddi işlemine karşı açtığı davada Mahkemenin ... tarih E.... K:... sayılı kararı ile iptal kararı verildiği de göz önüne alındığında; dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idareler tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının rütbe terfi durumunun ve emeklilik işlemlerinin iki ayrı idari işlem olduğu, rütbe terfi dönemine ilişkin mevzuatta belirtilen beş (5) yıllık bekleme süresinin dolduğu, davacı hakkında verilen emeklilik kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz istemin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ:... DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : ... İl Emniyet Müdürlüğü'nde 3. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapan davacı, 17/07/2013 tarihinde 3. sınıf emniyet müdürlüğü rütbesine terfi etmiştir. Davacı, 22/11/2016 tarih ve 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname uyarınca kamu görevinden çıkarılmıştır. Olağanüstü Hal İşlemleri İnceleme Komisyonuna yaptığı başvuru neticesinde başvurusu kabul edilerek, 13/05/2019 tarihinde görevine iade edilmiştir. Görevinden uzak kaldığı 2017, 2018 yılları için terfisi hakkında bir karar alınması yönünde 08/08/2019 tarihinde başvuruda bulunmuş, başvurusu reddedilmiştir. 2019 yılı rütbe terfi sınavlarından sonra göreve başladığından dolayı, görevde bulunmadığı 2017, 2018 yıllarına ilişkin olarak, terfi döneminde bir üst rütbeye terfi ettirilmemesine ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulunun kararlarına açtığı davalarda; 2017 yılı için, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E...., K:... sayılı; 2018 yılı için, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E...., K:... sayılı iptal kararları verilmiş; bu kararlara karşı yapılan istinaf başvuruları reddedilerek kesinleşmiştir. Davacının 2019 yılı terfi değerlendirilmesinde, bulunduğu rütbeye terfi ettiği tarihten itibaren 5 yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemediğinden bahisle Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Değerlendirme Kurulu kararıyla 3201 sayılı Kanun'un 55. maddesinin ondokuzuncu fıkrası uyarınca re'sen emekliliğe sevk edilmiştir. Bunun üzerine, anılan kararın iptali ile bu karar nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: 3201 sayılı Yasa'nın 6638 sayılı Kanun ile değiştirilen 55. maddesinin birinci fıkrasında, polis amirlerinin rütbeleri sayılmış, ikinci fıkrasında polis amirlerinin rütbelerde ve meslek derecelerinde zorunlu en az bekleme süreleri gösterilmiş, üçüncü fıkrasında her amir rütbesinde bulunması gereken kadro sayısına esas alınacak oran azami olarak gösterilmiş, dördüncü fıkrasında bu rütbelere terfilerin yetkili kurullarda kıdem sırasına göre görüşüleceği ve maddede öngörülen sınav ve eğitim şartı saklı kalmak üzere liyakata göre yapılacağı belirtilmiş, beşinci fıkrasında kıdem sırasının tespitinde, bulunulan rütbeye terfi tarihinin esas alınacağı, aynı tarihte terfi edenlerden sicil notu yüksek, sicil notlarının eşitliği halinde ödül ve takdirnamesi fazla, ödül ve takdirnamelerin sayıca eşitliği halinde ise, sicil numarası daha küçük olanların diğerlerine göre kıdemli sayılacağı öngörülmüş, onbirinci fıkrasında rütbe terfiinin yetkili kurullarda görüşülebilmesi için gerekli koşullar hükme bağlanmıştır. Aynı maddenin diğer fıkralarında da, rütbeler, bu rütbelere terfi esasları, terfi ve atama zamanı gibi hususlarda doğrudan Kanun hükümleriyle belirlenen çerçeve dahilinde kalmak koşuluyla, liyakat koşullarını belirlemek, üst rütbedeki boş kadro sayısına göre terfileri önermek ya da ikinci meslek derecesindeki görev unvanlarına ataması yapılacak personeli değerlendirmek ve öneride bulunmak üzere Genel Müdürlük Merkez Değerlendirme ve Yüksek Değerlendirme Kurullarının oluşturulması öngörülmüştür. Anılan maddenin ondokuzuncu fıkrasında; "Bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edemeyen Emniyet Amirleri ile Dördüncü, Üçüncü ve İkinci Sınıf Emniyet Müdürleri, emeklilik veya yaşlılık aylığı bağlanabilmesi için gerekli şartları haiz olmaları kaydıyla, Yüksek Değerlendirme Kurulunun teklifi ve Bakan onayı ile emekliye sevk edilirler" hükmüne yer verilmiş ve yirmibirinci fıkrasında ise; ondokuzuncu fıkra hükümlerine göre emekliliğe sevk edilen emniyet amirlerine, emekliye sevk edildikleri tarihi takip eden ay başından itibaren, en yüksek devlet memuru aylığının %110'u oranında altmış yaşına kadar Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından kadrosuzluk tazminatı ödeneceği hüküm altına alınmıştır. 3201 sayılı Kanun'un yukarıda aktarılan 55. maddesinde değişiklik yapan 6638 sayılı Kanun'un genel gerekçesinde, "Polis amirlerinin rütbe terfilerinde, tüm çağdaş ülkelerin aksine kıdeme dayalı bir sistem benimsenmiş, liyakat ikinci plana bırakılmıştır. Polis amirleri bulundukları rütbede zorunlu en az bekleme süresini tamamlamaları ve herhangi bir ceza almamaları halinde mesleki yeterliliklerine bakılmaksızın otomatik olarak bir üst rütbeye terfi etmeye başlamışlardır. Bu sistem, ihtiyaç duyulan amir rütbelerinde sayısal azlığa ve ihtiyaç duyulmayan rütbelerde ise aşırı yığılmalara neden olmuştur. Yapılan düzenleme ile bozulan personel piramidinin görev ve hizmet gereklerine uygun hale getirilmesi amacıyla; her rütbede yer alacak amir sayısı/oranı belirlenmekte, her rütbe terfiinde yazılı ve sözlü sınav şartı getirilmekte ve terfi için öngörülen asgari şartlara sahip personel arasından en kıdemli olanın değil en liyakatli olanın terfi etmesi öngörülmektedir. Ayrıca ihtiyaçtan fazla sayıdaki Birinci, İkinci, Üçüncü, Dördüncü Sınıf Emniyet Müdürlerine ve emniyet amirlerine belli bir miktar ek ödeme yapılmak suretiyle resen emeklilik sistemi getirilmektedir." değerlendirilmesine yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Yukarıda yer verilen Kanun hükümleri ile gerekçesi bir arada değerlendirildiğinde, Kanun'un amacının, emniyet hizmetlerinin hizmet gereklerine uygun olarak yürütülebilmesi için her bir rütbede ihtiyaç duyulan emniyet amirlerinin azami kadro sayılarının belirlenmesi, bunun sonucunda ihtiyaç fazlası durumunda kalacak olan emniyet amirlerinin emekliye sevki ve azami sayıları Yasa ile belirlenen kadrolara atamalarda liyakat ilkesi çerçevesinde bir değerlendirmeye ve seçmeye imkan sağlanması olduğu anlaşılmaktadır. Dava konusu işlemin dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun yukarıda aktarılan 55. maddesinin 19. fıkrasında, ilgili personelin re'sen emekliye sevk edilebilmesi için bulunulan rütbeye terfi edilen tarihten itibaren, bekleme süresi de dahil olmak üzere beş yıl içinde bir üst rütbeye terfi edememe koşulu getirildiğinden, söz konusu beş yıl içinde kalan yıllardaki rütbe terfi işlemleri ile re'sen emeklilik arasında bir sebep-sonuç ilişkisi bulunmakta olup, re'sen emekliye sevk edilen personelin en az zorunlu bekleme sürelerini doldurdukları tarih itibarıyla terfi değerlendirmesine alınıp alınmadığı, terfi ettirilmediği yıllara ilişkin davasının bulunup bulunmadığı ve davaların sonucu önem arz etmektedir. Ayrıca anılan düzenlemede "bulundukları rütbelere terfi ettikleri tarihten itibaren" ibaresi ile personelin resen emekliye sevk edilmesinde bulunulan rütbede fiili olarak çalışmaya başlanılan tarihin değil, bulunulan rütbeye hukuki olarak terfi edilen tarihin esas alınacağı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, kıdeme esas alınan ve üst rütbeye terfiin hak edildiği tarihin geriye çekildiği durumlarda, polis amirlerinin resen emekliye sevk koşulları değerlendirilirken, bulundukları rütbelerde kıdemlerine esas alınan tarih dikkate alınacak ve zorunlu en az bekleme süreleri de bu tarihten itibaren hesaplanarak, takip eden yıllarda rütbe terfi değerlendirmesine alınmaları gerekecektir. Bakılan davada, davacının 17/07/2013 tarihinde 3. sınıf emniyet müdürlüğü rütbesine terfi ettirildiği, 3. sınıf emniyet müdürü olarak görev yapmakta iken 22/11/2016 tarihinde kamu görevinden çıkarıldığı, bilahare Olağanüstü Hal İnceleme Komisyonu kararıyla 13/05/2019 tarihinde göreve iade edildiği, 2017 ve 2018 yıllarında kamu görevinde olmadığından bahisle rütbe terfi değerlendirmesinin yapılamadığı, görevinden ayrı kaldığı sürenin de dahil edilerek 5 yıl boyunca terfi edemediğinden bahisle re'sen emekliye sevk edildiği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlıkta, davacı tarafından 2017 ve 2018 yıllarına ilişkin terfi değerlendirmelerinin yapılması istemiyle yapılan başvuruların, davala idarece reddi üzerine açılan davalarda, mahkemelerce işlemlerin iptaline karar verildiği; ancak, iptal kararları üzerine söz konusu yıllara ilişkin olarak, davalı idarece davacının terfi değerlendirmesine alınıp alınmadığı, değerlendirme sonucunda terfi ettirilip ettirilmediği hususunda dosyada herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı görülmektedir. Bu durumda, yukarıda anılan mevzuat hükümlerinin değerlendirilmesinden; davacının fiilen göreve yeniden başlama tarihi dikkate alınarak değil, bulunduğu rütbelere hukuken terfi tarihlerinin ve bu tarihlere ilişkin çıkan uyuşmazlıkların neticelerinin dikkate alınarak re'sen emeklilik için şartları taşıyıp taşımadığı konusunda değerlendirme yapılarak bir karar verilmesi gerekirken, bu hususlar araştırılmadan karar verildiği görülmüştür. Bu itibarla, dava konusu işlemin iptaline dair İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarelerin temyiz istemlerinin kabulüne, 2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:...sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 22/10/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.