11. Ceza Dairesi 2023/4770 E. , 2024/5998 K. MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/224 Değişik İş SUÇLAR : Dolandırıcılık (... hakkında) İftira (... hakkında) KARAR : Ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Sivas Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.01.2023 tarihli ve 2022/8161 Sor…
**11. Ceza Dairesi 2023/4770 E. , 2024/5998 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hakimliği SAYISI : 2023/224 Değişik İş SUÇLAR : Dolandırıcılık (... hakkında) İftira (... hakkında) KARAR : Ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması Sivas Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.01.2023 tarihli ve 2022/8161 Soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Sivas 2. Sulh Ceza Hakimliğinin, 25.01.2023 tarihli ve 2023/224 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271 inci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 25.01.2023'de kesinleştiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 18.07.2023 tarihli ve 2023/6365 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.09.2023 tarihli ve KYB-2023/86989 sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 04.09.2023 tarihli ve KYB-2023/86989 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet Savcısı'nın, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet Savcısı'nın 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet Savcısı'nın soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, 1-Şüpheli ... yönünden yapılan incelemede; Sivas Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 10/01/2022 tarihli ve 2022/8161 soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı şüpheli ...'in hâkim olduğunu bildirerek, 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu’nun 93. maddesi uyarınca hakkında işlem yapılması gerektiğinden bahisle itiraz etmiş olması karşısında, 2802 sayılı Kanun’un “kişisel suçlarda soruşturma ve kovuşturma” kenar başlıklı 93/1. maddesinde yer alan, “(Değişik birinci fıkra: 2/1/2017-KHK-680/7 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7072/6 md.) Hâkim ve savcıların kişisel suçları hakkında soruşturma ve kovuşturma yapma yetkisi, ilgilinin görev yaptığı yerin bağlı olduğu bölge adliye mahkemesinin bulunduğu yerdeki il Cumhuriyet başsavcılığı ve aynı yer ağır ceza mahkemesine aittir.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, Somut olayda, anılan Sulh Ceza Hakimliğinin işin esasına girme yetkisi bulunmadığından usulden ret kararı verdikten sonra dosyayı son soruşturma mercii olarak ilgili hakim ve savcının görev yaptığı yerin bağlı olduğu Bölge Adliye Mahkemesinin bulunduğu yerdeki İl Cumhuriyet Başsavcılığına göndermesi gerektiği gözetilmeden işin esasına girilerek karar verilmesinde, 2-Şüpheli ... yönünden yapılan incelemede; Somut olayda müşteki vekili tarafından, şüphelinin müvekkiline kilometresi değiştirilmiş araç satarak dolandırdığını belirterek şikâyetçi olması üzerine, Sivas Cumhuriyet Başsavcılığınca dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığından bahisle ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, aracın önceki maliki olan şüpheli ...'nın ifadesinin alınması, aracın alım satımına ilişkin kayıtlar ve muayenesine ilişkin belgelerin Tüvtürk Genel Müdürlüğünden getirtilerek aracın kimin mülkiyetinde kilometresinin ve kaç kilometre düşürüldüğünün tespit edilmesi, müşteki vekilinin beyan ettiği sahibinden.com isimli web sitesinden araca ilişkin satış dokümanlarının istenilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, hiçbir delil araştırmasına girişmeksizin, eksik incelemeye dayalı verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği cihetle, soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1. 5271 sayılı Kanun‘un 160 ıncı maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir. 2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172 nci maddesinin birinci fıkrası; “(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir. ...“ Şeklinde düzenlenmiştir. 3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında; “(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir. (2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir. (3)(Değişik: 18/6/2014-6545/71 md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) (Değişik: 25/5/2005 - 5353/26 md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir. ...“ Hükümleri yer almaktadır. 4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172 nci maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir. 5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. 6. 2802 sayılı Hakimler ve Savcılar Kanunu'nun (2802 sayılı Kanun) "Kişisel suçlarda soruşturma ve kovuşturma" başlıklı 93 üncü maddesi; "(Değişik birinci fıkra: 2/1/2017-KHK-680/7 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7072/6 md.) Hâkim ve savcıların kişisel suçları hakkında soruşturma ve kovuşturma yapma yetkisi, ilgilinin görev yaptığı yerin bağlı olduğu bölge adliye mahkemesinin bulunduğu yerdeki il Cumhuriyet başsavcılığı ve aynı yer ağır ceza mahkemesine aittir. Adalet Bakanlığı merkez, bağlı ve ilgili kuruluşlarındaki hakim ve savcıların kişisel suçları hakkında soruşturma ve kovuşturma Ankara Cumhuriyet Başsavcısı ve ağır ceza mahkemesine aittir." Şeklindedir. 7. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; a. İhbarnamede yer alan (1) numaralı kanun yararına bozma istemi yönünden: Şikâyetçi şüpheli ...'nın hakkında dolandırıcılık suçundan yürütülen soruşturma kapsamında alınan ifadesinde, ...'dan satın aldığında aracın yaklaşık 250.000 kilometrede olduğunu, 260.000 kilometre civarında da aracı şikâyetçi ...'e sattığını, araçta herhangi bir kilometre değişikliği yapılmış ise bunun ... tarafından yapılmış olabileceğini beyan ederek, kendisine iftira attıklarından bahisle şikâyetçi ... ve şüpheli ...'dan şikâyetçi olduğunu beyan etmesi üzerine, ... hakkında iftira suçundan Sivas Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, 10.01.2023 tarihli ve 2022/8161 Soruşturma sayılı ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; şikâyetçinin 16.01.2023 ve vekilinin 19.01.2023 tarihli itiraz dilekçelerinden ...'in suç tarihinde Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesi üyesi olup Hakim olarak görev yaptığının anlaşılması karşısında, 2802 sayılı Kanun'un 93 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Sivas Cumhuriyet Başsavcılığının ilgili hakkında kişisel suç niteliğindeki iftira suçundan soruşturma yapma yetkisinin bulunmadığı anlaşılmakla, bu hususun gözetilmemesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. b. İhbarnamede yer alan (2) numaralı kanun yararına bozma istemi yönünden: Şikâyetçi ...'in, ... adına kayıtlı olan ve 266.000 kilometrede olduğu belirtilen 06 BKV ... plaka sayılı aracı, 75.000,00 TL bedel karşılığında .... Noterliğinin 28.05.2020 tarihli ve 11059 yevmiye sayılı Araç Satış Sözleşmesi ile ...'ya vekaleten şikâyetçi şüpheli ...'dan satın aldığının, bir süre sonra aracı satmak istediğinde, araçta kilometre değişikliği yapıldığını öğrendiğinin, aracın 05.01.2018 tarihli muayene işleminde 259.525 kilometrede, 14.11.2018 tarihli tramer kaydında 281.084 kilometrede, 27.07.2019 tarihli servis kaydında ise 250.000 kilometrede olduğunun kayıtlardan anlaşıldığının, böylece şikâyetçi şüpheli ... tarafından kendisine kilometresi düşürülmüş araç satılmak suretiyle dolandırıcılık suçunun işlendiğinin iddia olunması üzerine başlatılan soruşturma kapsamında; ... ve ...'a ait kullanıcı bilgileri, ilan numaraları ve e-mail adresleri tespit edilerek sahibinden.com isimli internet sitesinden aracın satışına ilişkin ilanlara ait bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenmesi, suça konu 06 BKV ... plaka sayılı aracın geçmişe yönelik tüm tescil ve satış bilgilerinin ilgili Trafik-Tescil Dairesi'nden celp edilmesi, araca ait tramer kayıtları ile önceki servis kayıtları da getirtilerek satış tarihi itibarıyla kilometresinin düşürülüp düşürülmediğinin, düşürülmüş ise kimin mülkiyetindeyken düşürüldüğünün tespit edilmesi, araçtaki kilometre değişikliğinin ne şekilde ve nasıl gerçekleştiğinin, basit bir kontrol ile anlaşılıp anlaşılmayacağının belirlenmesine yönelik teknik bilirkişiden rapor alınmasından sonra her iki şüpheli yönünden somut olayda dolandırıcılık suçunun unsurlarının bulunup bulunmadığının takdir ve tayini gerekirken; "...... ve ...'in beyanlarından aracın 266.000 km'de ...'e satılmış olduğu bu durumda ...'ın aracın ilk olarak km'sini düşürüp sonrasında aracı kullanmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, araç ...'da iken aracın km'sinin kademeli ve nizami bir şekilde arttığı ve ...'ın aracı bu hali ile ...'e sattığının anlaşıldığı, aracın km'sinin ... tarafından düşürdüğüne yönelik kamu davasını açmaya yeterli delilin elde edilemediği..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Sivas 2. Sulh Ceza Hakimliğinin, 25.01.2023 tarihli ve 2023/224 Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.05.2024 tarihinde karar verildi.