Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/1788 E. , 2024/1812 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/1788 Karar No : 2024/1812 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Turizm İnşaat Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2020/1788 E. , 2024/1812 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2020/1788 Karar No : 2024/1812 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Turizm İnşaat Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Valiliği VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: Davacı şirket tarafından, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 50. maddesini ihlal ettiğinden bahisle aynı Kanun'un 77 ve 78. maddeleri uyarınca 262.699,16 TL idari para cezası uygulanmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmektedir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti:...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; ceza kararında Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürlüğü'nün istemine istinaden Bakanlık Müfettişleri tarafından firma nezdinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen ... tarihli ve... sayılı inceleme raporuna atıfta bulunularak ve rapor doğrultusunda 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri çerçevesinde yapılan denetim sonucunda, kanuna aykırılıklar nedeniyle aynı Kanun 'un 77. ve 78. maddeleri gereğince para cezası uygulanmasına karar verildiği, bu kapsamda dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile yapılan denetimlerde ibraz edilen belgeler ile denetim sonucu düzenlenen inceleme raporunun birlikte incelenmesinden, tespit edilen aykırılıkların sabit olması nedeniyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, uzlaşma hakkının kullandırılmadığı, uzlaşma toplantısının kendi vekillerince ertelendiği, yeni belirlenen tarihte ise vekilin sağlık sebebiyle mazeret bildirerek yeni bir gün belirlenmesi istemine rağmen toplantının sadece bir kez ertelenebileceği gerekçesiyle sürecin sonlandırıldığı, ancak ilk ertelemede yasadan kaynaklanan hakkın kullanıldığı, ikinci talebin ise mazeret bildirimi olduğu, mahkeme kararında uzlaşma sürecinin tartışılmadığı, idari para cezasının hukuka aykırı olduğu, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir. KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE : MADDİ OLAY : Dava dosyasının incelenmesinden, davacı şirket nezdinde Bakanlık Müfettişleri tarafından yapılan inceleme sonucunda hazırlanan ...tarihli ve... sayılı inceleme raporu üzerine; - davacı şirket ile tüketiciler arasında 2014 yılının sonuna kadar ... Otel'de konaklamaları amacıyla "... Hotel Ulusal/Uluslararası Devre Tatil Sözleşmesi" düzenlendiği, 2015 yılı ve sonrasında ise, yapılacak "..." projesi kapsamında hisseli gayrimenkul satışı yapılmak suretiyle "... Tapu Hisseli Dönem Tatili Tahsis Sözleşmeleri"nin tanzim edildiğinin anlaşıldığı, - Bakanlık müfettişliğince yapılacak denetimlere esas olmak üzere bilgi ve belgelerin istenmesi sırasında, başlangıçta sadece ... Otel'de konaklamaları amacıyla "... Hotel Ulusal/Uluslararası Devre Tatil Sözleşmesi" düzenlemiş oldukları listenin ibraz edildiği, listede yer alan kişilerden de denetim dönemini kapsamayan süreye tekabül eden kişilere ait sözleşmelerin sunulduğu, ... projesinden bahsedilmediği gibi, cevabi yazılarda tüketicilere tapu verilmediğinin beyan edildiği, ancak müfettişlerce yapılan araştırmalardan, şirketin beyanlarının aksine ayrıca hisseli gayrimenkul satışı yapılmak suretiyle tüketicilere "... Tapu Hisseli Dönem Tatili Tahsis Sözleşmeleri" tanzim ettiklerinin anlaşıldığı, bunun üzerine tekrardan şirkete yazılan yazılar üzerine bahse konu proje kapsamında tapu verdikleri bazı kişilere ait bilgilerin gönderildiği, ancak sözleşme düzenlemiş oldukları kişilerden sadece 19'una ait sözleşme suretlerini ibraz ettikleri, sunmadıkları sözleşme ve eklerinin ziyaı ile ilgili olarak yetkili mahkemeden alınmış herhangi bir belgeyi ibraz etmedikleri, dolayısıyla, şirketin denetime esas olacak bilgi ve belgeleri kasıtlı bir biçimde doğru olarak gösterilmediği, şirketin bu eyleminin 6502 sayılı Kanun'un 75. maddesine aykırılık teşkil etmesi nedeniyle, şirket nezdinde aynı Kanun'un 77. maddesinin 15. fıkrasında ön görülen idari para cezasının uygulanmasının uygun olacağı şeklinde tespitte bulunulduğu, - şirketin gerçekleştirdiği devre tatil satışlarına ilişkin olarak, sözleşmenin kurulması öncesinde tüketicilere verilmesi gereken 195 adet ön bilgilendirme formunun verilmediğinin anlaşılması üzerine, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasına aykırılık teşkil etmesi nedeniyle; şirket nezdinde aynı Kanun'un 77. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 2015 yılındaki 122 adet tüketici işleminin herbiri için (1.101x122=) 134.322,00 TL, 2016 yılındaki 27 adet tüketici işleminin herbiri için (1.162x27=) 31.374,00 TL, 2017 yılındaki 46 adet tüketici işleminin herbiri için (1.206x46=) 55.476,00 TL olmak üzere toplam 221.172,00 TL idari para cezasının uygulanması gerektiği, - şirket tarafından 17/06/2015 tarihi ve sonrasında tüketicilerle aktedilen ön ödemeli 24 adet devre tatil sözleşmesinde Devre Tatil ve Uzun Süreli Tatil Hizmeti Sözleşmeleri Yönetmeliğinin 6. maddesine aykırı olacak şekilde mezkur Yönetmeliğin EK-5'inin ç,d,g,ı,k,m,n,o,ö,p,r,ş,u bentlerinde yer alan bilgilere yer verilmediği, ayrıca söz konusu 24 adet ön ödemeli devre tatil sözleşmesinin tümünde Yönetmeliğin 6. maddesindeki tüketicinin kendi el yazısı ile yazılması gereken sözleşmenin imzalandığı tarih bilgisine de yer verilmemesi nedeniyle 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 50. maddesinin 11. fıkrasına aykırılık teşkil etmesi nedeniyle, şirket hakkında aynı Kanun'un 77. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 2015 yılına ait 18 adet tüketici işleminin herbiri için (1.101x18=) 19.818,00.-TL, 2016 yılına ait 2 adet tüketici işleminin her biri için (1.162x2=) 2.324,00.-TL, 2017 yılına ait 4 adet tüketici işleminin herbiri için (1.206x4=) 4.824,00.-TL olmak üzere toplam 26.966,00 TL idari para cezasının uygulanması gerektiği, - şirket tarafından devre tatil satışları kapsamında tüketicilerle aktedilen 2015 yılında 75, 2016 yılında 16 olmak üzere toplam 91 adet Tapu Hisseli Dönem Tatili Tahsis Sözleşmesi uyarınca tüketicilerden cayma hakkı süresi içerisinde ödeme alındığı, bu durumun da 6502 sayılı Kanun'un 50. maddesinin 6. fıkrasına aykırılık teşkil etmesiyle, şirket hakkında aynı Kanun'un 77. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 2015 yılına ait 75 adet tüketici işleminin herbiri için 1.101,00 TL uygulanması sonucunda (1.101x75=) 82.575,00 TL, 2016 yılına ait 16 adet tüketici işleminin her biri için 1.162,00 TL uygulanması sonucunda (1.162x16=) 18.592,00 TL olmak üzere toplam 101.167,00 TL idari para cezasının uygulanması gerektiği, - şirket tarafından 2017 yılında gerçekleşen 2 tüketici işleminde; 14 günlük süre içerisinde cayma hakkını kullanan tüketicilerden cayma hakkını kullanmaları nedeniyle bedel kesintisi yapıldığı, söz konusu hususun da Devre Tatil ve Uzun Süreli Tatil Hizmetleri Sözleşmeleri Yönetmeliği'nin 7. maddesine ve 6502 sayılı Kanun'un 50. maddesinin 6. fıkrasına aykırılık teşkil ettiği anlaşıldığından, şirket hakkında aynı Kanun'un 77. maddesinin 3 fıkrası uyarınca, 2017 yılında gerçekleşen 2 tüketici işleminin her biri için 1.206,00 TL olmak üzere toplam 2.412,00 TL idari para cezasının uygulanması gerektiği, - davalı idare tarafından tespit edilen aykırılıklar sonucunda ön görülen idari para cezalarının Kanun'un 77/19. maddesi çerçevesinde değerlendirilmesi sonucunda şirket hakkında uygulanması öngörülen toplam idari para cezası miktarının 351.717,00 TL olduğu, - şirketin sunmuş olduğu 31/12/2017 tarihli bilanço ve gelir tablosuna bakıldığında; brüt satışlarının 1.257.446,89 TL, kısa vadeli alınan sipariş avanslarının 3.922,00 TL, uzun vadeli alınan sipariş avanslarının 3.992.614,34 TL olduğu, bu bilgiler çerçevesinde şirkete ait bilanço ve gelir tablosunda yer alan brüt satışlar ve alınan sipariş avansları hesaplarına ait rakamlar dikkate alınmak suretiyle yapılan değerlendirme neticesinde; şirketin gayri safi gelirinin 5.253.983,23 TL olduğu, - denetime esas bilgi ve belgelerin Bakanlık müfettişlerine sunulmamasının 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 75. maddesinin 2. fıkrasına aykırılık teşkil etmesi nedeniyle 6502 sayılı Kanun'un 77. maddesinin 15. fıkrası hükmü gereği mezkur şirket hakkında gayri safi gelirinin %1'i olan 52.539,83 TL idari para cezası uygulanması gerektiği, - sonuç olarak bahsi geçen inceleme raporunda davacı şirket hakkında uygulanması önerilen toplam (351.717,00 TL+52.539,83 TL=) 404.256,83 TL idari para cezası tutarının 6502 sayılı Kanun'un 77. maddesinin 19. fıkrası kapsamında davacı şirketin yukarıda yer verilen 5.253.983,23 TL gayri safi gelirinin %5'i olan 262.699,16 TL'yi aşmayacak şekilde uygulanması gerektiği sonucuna varılarak davacı şirket hakkında 262.699,16 TL idari para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemin tesis edildiği, davacı tarafından, söz konusu para cezasının iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır. İLGİLİ MEVZUAT: 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un (dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle) "Devre tatil ve uzun süreli tatil hizmeti sözleşmeleri" başlıklı 50. maddesinde, (1) Devre tatil sözleşmesi, bir yıldan uzun süre için kurulan ve tüketiciye bu süre zarfında birden fazla dönem için bir veya daha fazla sayıda gecelik konaklama imkânı veren sözleşmelerdir. .. (4) Tüketicilere aşağıdaki sözleşmelerin kurulmasından en az bir gün önce, Bakanlıkça belirlenen hususları içeren ön bilgilendirme formu verilmesi zorunludur: a) Devre tatil sözleşmeleri b) Uzun süreli tatil hizmeti sözleşmeleri c) Değişim sözleşmeleri ç) Satıcı veya sağlayıcının, devre tatil veya uzun süreli tatil hizmetinin alınıp satılması hususunda tüketiciye yardımcı olduğu yeniden satış sözleşmeleri. (6) Tüketici, on dört gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin sözleşmeden cayma hakkına sahiptir. Devre mülk hakkı veren sözleşmeler hariç olmak üzere, cayma süresi dolmadan satıcı veya sağlayıcı, tüketiciden herhangi bir isim altında ödeme yapmasını veya tüketiciyi borç altına sokan herhangi bir belge vermesini isteyemez. Devre tatil, uzun süreli tatil hizmeti sözleşmeleri ve bu sözleşmelerle birlikte düzenlenmiş olan yeniden satım, değişim ve ilgili diğer tüm sözleşmeler cayma hakkının kullanılması ile birlikte kendiliğinden sona erer. (11) Devre tatil, uzun süreli tatil hizmeti, yeniden satım, değişim sözleşmeleri ve ön bilgilendirmenin içeriği, tüketici ile satıcı ve sağlayıcının hak ve yükümlülükleri, cayma hakkı, ön ödemeli satışlar ile diğer uygulama usul ve esasları yönetmelikle belirlenir." hükmüne; "Denetim" başlıklı 75. maddesinde, "(1) Bu Kanunun uygulanmasında, Bakanlık müfettişleri, gümrük ve ticaret denetmenleri ile Bakanlıkça görevlendirilecek personel, mal veya hizmet sunulan her yerde denetleme, inceleme ve araştırma yapmaya yetkilidir. (2) Bu Kanun kapsamına giren hususlarda, yetkili ve görevli kişi veya kuruluşlara her türlü bilgi ve belgenin doğru olarak gösterilmesi veya istenmesi hâlinde belgelerin aslının veya onaylı kopyalarının verilmesi zorunludur. " hükümlerine; "Ceza Hükümleri" başlıklı 77. maddesinin 3. fıkrasında, "Bu Kanunun 24 üncü, 25 inci, 27 nci, 28 inci, 29 uncu, 34 üncü, 36 ncı, 37 nci, 38 inci, 39 uncu, 41 inci, 43 üncü,45 inci, 46 ncı maddeleri ile 31 inci maddesinin birinci, ikinci ve dördüncü, 40 ıncı maddesinin ikinci, 47 nci maddesininüçüncü, dördüncü, beşinci, yedinci ve 50 nci maddesinin dördüncü, beşinci, altıncı, yedinci, dokuzuncu ve on birinci fıkralarında belirtilen yükümlülüklere aykırı hareket edenler hakkında aykırılığı tespit edilen her bir işlem veya sözleşme içinbin Türk Lirası idari para cezası uygulanır." hükmüne, 15. fıkrasında, "Bu Kanunun 75 inci maddesinin ikinci fıkrasında belirtilen yükümlülüklere aykırı hareket edenler hakkında yedi gün içinde bilgi ve belgelerin doğru olarak verilmesi veya yerinde inceleme imkânının sağlanması ihtar edilir. İhtara rağmen aykırılığın devamı hâlinde yirmi beş bin Türk Lirasından az olmamak üzere aykırılığın tespitinden bir önceki mali yıl sonunda oluşan yıllık gayrisafi gelirlerinin yüzde birine kadar idari para cezası verilir. Aykırı fiilin bir yıl içinde tekrar edilmesi hâlinde idari para cezası iki misli olarak uygulanır" hükmüne; 19. fıkrasında, "Bu maddenin sekizinci, dokuzuncu, on ikinci ve on üçüncü fıkralarındaki idari para cezaları hariç olmak üzere, aykırılığın tespit edildiği tarih itibarıyla bir takvim yılında uygulanan toplam idari para cezası tutarının yirmi beş bin Türk Lirasını aştığı durumlarda, bu miktardan az olmamak ve yüz milyon Türk Lirasını geçmemek üzere toplam idari para cezası tutarı; a) Cezaya muhatap gerçek ya da tüzel kişinin, aykırılığın tespitinden bir önceki mali yıl sonunda oluşan yıllık gayrisafi gelirlerinin yüzde beşini aşamaz. Bir önceki yıl gayrisafi gelirinin oluşmaması hâlinde, tespit tarihi itibarıyla oluşan gayrisafi geliri dikkate alınır. Gayrisafi gelirlerinin bildirilmediği veya yanlış bildirildiği durumlarda bu bent hükmü uygulanmaz. b) Bankalar, tüketici kredisi veren finansal kuruluşlar ve kart çıkaran kuruluşlar için, kamuya açıklanan en son finansal tablolarda yayınlanan öz kaynağının binde beşini aşamaz." hükmüne yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Olayda, davacı şirket tarafından tüketicilerle yapılan devre tatil sözleşmelerinin 6502 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat çerçevesinde hukuka aykırılıklarının tespiti ve denetime esas bilgi ve belgelerin sunulması sonucunda toplamda 262.699,16 TL idari para cezası uygulandığı, söz konusu idari para cezası tutarının firmanın 2017 yılı gayrisafi gelirlerinin %5ini aşmayacak şekilde verildiği belirtilerek dava konusu işlemin tesis edildiği anlaşılmaktadır. Esasen, tesis edilen para cezası miktarı ceza muhatabının ilgili cari yıl gayrisafi gelirinin %5'ini geçemeyeceğinden, öncelikle bahsi geçen yıl gayrisafi gelirinin usulüne uygun tespit edilip edilmediğinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Bu bağlamda, 6502 sayılı Kanun'un 77. maddesinin 19. fıkrası uyarınca idari para cezasının hesaplanmasında esas alınan "gayrisafi gelir" kavramının belirlenmesi hususunda 6502 sayılı Kanun ve ilgili mevzuatında açık bir hüküm bulunmamakla birlikte; 15/02/2009 tarih ve 27142 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Rekabeti Sınırlayıcı Anlaşma, Uyumlu Eylem ve Kararlar ile Hakim Durumun Kötüye Kullanılması Halinde Verilecek Para Cezalarına İlişkin Yönetmeliğin "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinin 1. fıkrasının işlem tarihinde yürürlükte olan haliyle (f) bendinde, Yıllık Gayri Safi Gelirin, "Tek düzen hesap planındaki net satışları veya bunun hesaplanması mümkün olmazsa, Kurul tarafından saptanacak olan, net satışlara en yakın geliri" ifade ettiği belirtilmiştir. Öte yandan, 26/12/1992 tarihli mükerrer Resmî Gazetede yayımlanan Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğinde, (Giriş), a)Muhasebenin Temel Kavramları, b)Muhasebe Politikalarının Açıklanması, c)Mali Tablolar İlkeleri, d)Mali Tabloların Düzenlenmesi ve Sunulması, e)Tekdüzen Hesap Çerçevesi, Hesap Planı ve İşleyişi konularında düzenlemelerin yapıldığı, Tebliğde, 340-Alınan Sipariş Avansları hesabının, "işletmenin satış amacıyla gelecekte yapacağı mal ve hizmet teslimleri ile ilgili olarak peşin tahsil ettiği tutarların izlendiği hesap" olduğu, hesap işleyişinin, alıcılardan alınan avansların bu hesabın alacağına, malın teslim edilmesi, hizmetin görülmesi halinde borcuna yazılmasıyla gerçekleştiği, 440-Alınan Sipariş Avansları hesabının, "işletmenin satış sözleşmesine dayanarak mal ve hizmetin tesliminden önce tahsil ettiği bir yılı aşan avansların izlendiği hesap" olduğu, hesap işleyişinin, alıcılardan alınan avansların bu hesaba alacak, vadesi bir yılın altına düşenlerin "340-Alınan Sipariş Avansları Hesabı"na aktarılmak suretiyle bu hesaba borç kaydedilmekle gerçekleştiğinin belirtildiği, Tebliğin "Gelir Tablosu Hesapları" bölümünde, Brüt Satışlar'ın, işletmenin esas faaliyetleri çerçevesinde satılan mal ya da hizmetler karşılığında alınan yada tahakkuk ettirilen toplam değerleri kapsadığı, satılan mal ve hizmetlerle ilgili sübvansiyonlar, satış tarihindeki vade farklarının, ihracatla ilgili dönem içinde ortaya çıkan kur farklarının, vergi iadelerinin brüt satışlar içinde gösterileceği, brüt satışlara "Katma Değer Vergisi"nin dahil edilmeyeceği, brüt satışların; yurtiçi satışlar, yurtdışı satışlar ve diğer gelirler şeklinde bölümleneceği ifade edildikten sonra, Satış İndirimlerinin, net satış hasılatına ulaşabilmek için brüt satışlardan indirilmesi gereken değerleri kapsadığı, satıştan iadeler, satış iskontoları ve diğer indirimler şeklinde bölümleneceği belirtilmiştir. Yukarıda aktarılan düzenlemelere göre, Tek Düzen Muhasebe Sistemi açısından "alınan sipariş avansları hesabı", işletmenin borcu olarak muhasebeleştirildiğinden ve belirli bir yılın gelirine ilişkin olmadığından anılan avansların gayrisafi gelir içerisinde değerlendirilmesine olanak bulunmadığı, yıllık gayri safi gelirin de, işletmenin ilgili yıl net satışları kapsamında alınan ya da tahakkuk ettirilen değerlerden ibaret olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Bu durumda, dava konusu idari para cezası miktarı belirlenirken işletmenin yıllık gayrisafi gelirinin hesabında alınan avansların yıllık gayrisafi gelir miktarına eklenmesi suretiyle ortaya çıkan miktara göre idari para cezası tutarının belirlenmesinde hukuka uygunluk görülmemiştir. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin KABULÜNE, 2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 06/05/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.