Başvuru, yurt dışına çıkış yasağına ilişkin adli kontrol tedbiri nedeniyle özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı ile seçme, seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir.
Başvuru, yurt dışına çıkış yasağına ilişkin adli kontrol tedbiri nedeniyle özel hayata ve aile hayatına saygı hakkı ile seçme, seçilme ve siyasi faaliyette bulunma hakkının ihlal edildiği iddialarına ilişkindir. dönem Mardin milletvekili olan başvurucu hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan yürütülen soruşturma kapsamında Cumhuriyet Başsavcılığınca (Başsavcılık) 18/7/2020 tarihinde, başvurucunun yurt dışına kaçma ihtimali bulunduğu iddiasıyla Ankara Sulh Ceza Hâkimliğinden (Hâkimlik) yurt dışı çıkış yasağına ilişkin adli kontrol tedbiri uygulanması talep edilmiştir. Hâkimlikçe 18/7/2020 tarihinde anılan talebin reddine karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde; ağır cezayı gerektiren suçüstü hâli hariç olmak üzere yasama dokunulmazlığı kaldırılmadan adli kontrol kararı verilemeyeceğine işaret edilmiştir. Başsavcılığın anılan karara karşı itirazı, Ankara Sulh Ceza Hâkimliğince (Sulh Ceza Hâkimliği) 23/7/2020 tarihinde kabul edilmiş, 4/12/2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun maddesinin (3) numaralı fıkrası uyarınca başvurucunun altı ay süreyle yurt dışına çıkışının yasaklanmasına karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde; başvurucunun mensubu olduğu siyasi partiden ihraç edildiğine ve fezlekenin değerlendirilmesi için hazırlık komisyonu oluşturulmak suretiyle dokunulmazlığın kaldırılması sürecine başlandığına işaret edilmiştir. Bununla birlikte olay yerinden suça ilişkin biyolojik bulguların elde edildiği ancak başvurucunun dokunulmazlığı kaldırılmadan moleküler inceleme yapılamadığı, başvurucunun yurt dışına kaçması hâlinde söz konusu incelemenin imkânsız hâle geleceği belirtilmiştir. Öte yandan yurt dışına çıkış yasağına ilişkin adli kontrol tedbirinin başvurucunun siyasi faaliyetlerini engellemeyeceği ifade edilmiştir. Başvurucunun anılan karara karşı 10/8/2020 tarihli dilekçesiyle yaptığı itirazı, Ankara Sulh Ceza Hâkimliğince söz konusu kararda isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle 11/8/2020 tarihinde kesin olarak reddedilmiştir. Başvurucu, nihai kararı 18/8/2020 tarihinde tebellüğ ettikten sonra 28/8/2020 tarihinde bireysel başvuruda bulunmuştur. Öte yandan başvurucu 26/8/2020 tarihli dilekçesiyle kayın pederinin vefat ettiğini, cenazesine katılmak istediğini ancak hakkındaki adli kontrol tedbiri nedeniyle yurt dışına çıkamadığını, ayrıca gelinen aşama itibarıyla delillerin toplandığını ve kaçma şüphesinin bulunmadığını ileri sürmek suretiyle adli kontrol tedbirinin kaldırılmasını talep etmiştir. Ankara Sulh Ceza Hâkimliğince atılı suçun vasıf ve mahiyetiyle soruşturmanın hâlen devam ettiği gerekçe gösterilerek 1/9/2020 tarihinde talebin reddine karar verilmiştir. Başvurucu, anılan karara karşı önceki iddialarını tekrar ederek 16/9/2020 tarihli dilekçesiyle itirazda bulunmuştur. Ankara Sulh Ceza Hâkimliğince 30/9/2020 tarihinde itirazın reddine karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde; anılan kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığına ayrıca adli kontrol tedbirinin kaldırılmasını gerektirir yeni bir durumun ortaya çıkmadığına işaret edilmiştir. Başvurucunun yasama dokunulmazlığı 7/10/2020 tarihinde kaldırılmıştır. Başvurucu hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan yürütülen ceza yargılaması sonucunda başvurucunun atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, somut delil bulunmadığı gerekçesiyle 23/10/2020 tarihinde beraat kararı verilmiştir. Anılan karara ilişkin istinaf incelemesi devam etmektedir.