6. Hukuk Dairesi 2011/12431 E. , 2011/13650 K. MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar Dairemizin 14.06.2011 gün ve 4643-6616 sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmesi üzerine bu defa davacı tarafından yasal süresinde karar düzeltme isteminde bulunulmuş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Mahkemenin kararında ve Yargıtay ilamında yazılı sebeplere g…
**6. Hukuk Dairesi 2011/12431 E. , 2011/13650 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Mahalli mahkemesinden verilmiş bulunan yukarıda tarih ve numarası yazılı önalım davasına dair karar Dairemizin 14.06.2011 gün ve 4643-6616 sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmesi üzerine bu defa davacı tarafından yasal süresinde karar düzeltme isteminde bulunulmuş olmakla, dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği görüşülüp düşünüldü. Mahkemenin kararında ve Yargıtay ilamında yazılı sebeplere göre 6100 sayılı HMK.ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3.madde hükmü gözetilerek HUMK.nın 440.maddesinde yazılı hallerden hiçbirine uymayan karar düzeltme isteminin REDDİNE ve aynı yasanın 442.maddesi gereğince takdiren 185.-TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınmasına, Karar düzeltme harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına 01.12.2011 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (M) KARŞI OY YAZISI Sayın çoğunluk ile aramazdaki uyuşmazlık tapuda yapılan trampa işlemin gerçekte satış olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Trampa konusu olan taşınmaz paylarının değerleri arasındaki farkın, tek başına işlemin gerçekte satış olduğunu göstermeye yetmeyeceği, muvazaa iddiasında bulunan davacı yanın bu iddiasını başka deliller ile de kanıtlaması gerektiği konusunda kuşku yoktur. Ancak somut olayda, bilirkişi raporuna göre her iki taşınmaz arasındaki değer farkının beş kat seviyesinde yüksek olduğu gözetildiğinde, işlemin muvazaalı olduğu şüphesi artmaktadır. Davalı tanığı ..., dava konusu payı devreden paydaş ...'in taşınmazdaki payını satılığa çıkarttığını ancak, davalının trampa teklifi yapması üzerine, davalıdan alacağı payı daha kolay satacağı düşüncesiyle, trampa talebini kabul ettiğini ve ...'in amacının satış olduğunu bildirdiği dikkate alındığında, işlemin muvazaalı yapıldığı kuşkusu daha da artmaktadır. Öte yandan davalının trampa sebebiyle devrettiği taşınmaz payının, iki aydan daha az bir süre içerisinde (26.11.2009-18.1.2010) aynı değer üzerinden (16.500) dört kez el değiştirerek davalıya dönmüş olması, davalının, 12.1.2010 tarihli ikinci işlemle taşınmaz payını satın alan ... İnş. San.Tic.A.Ş.'nin ortağı ve temsilcisi olarak işlemde yer alması, adı geçen şirket adına 14.1.2010 tarihli temlik işlemi ile ...'na aynı payı devreden davalının en son 18.1.2010 tarihinde yapılan temlik işlemi ile taşınmaz payını ...ndan geri alması manidar olup, bütün bu temlik işlemlerinin davacının önalım hakkını kullanmasını engellemeye dönük olarak gerçekleştirildiği gözden kaçmamaktadır. Bu olgu karşısında somut olaya ilişkin olarak muvazaa iddiasının ayrıca tanık beyanları ile ispata muhtaç olmadığı açıktır. Tüm bu nedenlerle yapılan işlemin gerçekte satış olduğu halde davacının önalım hakkını kullanmasını bertaraf etmek için muvazaalı olarak trampa biçimde gerçekleştirildiği kanaatine vardığımdan davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin bozma kararından dönülerek mahkeme kararının onanmasını gerektiğini düşünüyorum. 1.12.2011