4. Hukuk Dairesi 2010/6273 E. , 2011/8220 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 28/06/2004 gününde verilen dilekçe ile rücuen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 23/02/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ve davalı ... vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik…
**4. Hukuk Dairesi 2010/6273 E. , 2011/8220 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 28/06/2004 gününde verilen dilekçe ile rücuen tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 23/02/2009 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı ve davalı ... vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü. Dava, hasta reçetesine öldürücü dozda ilaç yazılması nedeniyle yaşamını yitiren kişinin mirasçılarına ödenen tazminatın, haksız eylemden sorumlu olan davalılardan rücu yolu ile alınması istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, davacı ile davalılardan ... tarafından temyiz olunmuştur. Borçlar Yasası'nın 50. ve 51. maddelerinde düzenlenmiş bulunan teselsül kuralları, birden çok kişinin birlikte bir zarara yol açmaları ve aynı zarardan dolayı sorumlu olmaları durumuna ilişkin olup zarara yol açanlar ile zarar gören arasındaki ilişkinin düzenlenmesine yöneliktir. Eldeki davada, zarar görenin mirasçılarına ödenen tazminat, zarar verenlerden rücu yoluyla istendiğine göre zarar verenler arasında teselsülden söz edilmez. Zarar verenler kendi kusurları oranında sorumludurlar. Dava konusu olay nedeniyle açılan kamu davasının yargılaması sonucunda verilen ve kesinleşen ceza mahkemesi kararına göre; yüksek dozda ilaç kullanması nedeniyle hastanın ölmesi olayında, davalı ...’in 4/8, davalı ...’in 2/8, davalı ...’nin 1/8, ölenin de 1/8 oranında kusurlu olduklarının belirlendiği anlaşılmaktadır. Yerel mahkemenin de bu kusur oranlarını esas alarak karar vermiş olması uygun bulunmuştur. Ancak, rucuu edilecek tazminatın kapsam ve miktarı ile davalıların sorumlu olacakları miktarların doğru olarak belirlenmesi gereklidir. Dava konusu olayda; davalıların kusurlu eylemleri sonucu ölen hastanın yakınları tarafından, SSK ve davalılar aleyhine tazminat davası açılmış, mahkemece ölenin 1/8 kusuru oranında indirim yapılarak dava kısmen kabul edilmiş, tüm davalılar dayanışmalı olarak sorumlu tutulmuş; her bir davalının kusur oranına göre sorumlu olduğu miktarlar da açıklanmıştır. Anılan karar, davalılar tarafından temyiz edilmiştir. Eldeki bu dosyada bulunan belge, bilgi ve açıklamalardan; ölenin mirasçılarının, dosyanın temyizden dönüşünü 2010/6273-2011/8220