2. Hukuk Dairesi 2024/5185 E. , 2024/8038 K. İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/896 E., 2024/804 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gülşehir Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi SAYISI : 2022/311 E., 2023/263 K. Taraflar arasındaki evliliğin nispi butlan ile iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davalı-davacı vekillerince istinaf edilmes…
**2. Hukuk Dairesi 2024/5185 E. , 2024/8038 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/896 E., 2024/804 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Gülşehir Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi SAYISI : 2022/311 E., 2023/263 K. Taraflar arasındaki evliliğin nispi butlan ile iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davalı-davacı vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı-davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı-davalı kadın vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların 07.09.2022 tarihinde evlendiklerini, tarafların bu evlilik ile ikinci evliliklerini yaptıklarını, erkeğin ayrı ev söz vermesine rağmen bağımsız konut açmadığını, piskolojik şiddet uyguladığını, davalının 9 yaşındaki çocuğuna “eşşek gibi bakacaksın tabi” şeklinde söz söylediğini, müvekkilinin şiddet gördüğünü, altınlarını alarak vermediğini ve en son davalı erkeğin evi terk ettiğini belirterek tarafların boşanmalarına 1.500,00 TL tedbir-yoksulluk nafakası ile 100.000,00 TL maddî, 100.000,00 TL manevî tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı-davacı erkek vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; öncelikle hile (aldatma) sebebiyle evliliğin feshi aksi takdirde evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle boşanma, nafaka ve tazminat istemlerimizi içerir şekilde evliliğin feshi/ boşanma davası açıldığını, resmi nikahtan sonra başlayan tartışmaları zaman içerisinde çoğaldığını, kadının ilk evliliği sırasında uyuşturucu ticareti yapma ve kullanmadan yargılandığını ve cezalandırıldığını öğrendiğini, davacının evlilikten kısa bir süre önce birlikte yaşam esnasında hileli hareketleri ile müvekkilinin gerçekleri göremediğini, bu nedenle resmi nikahın iptali gerektiği, davacının önceki evliliğinde eski eşi sebebiyle ceza aldığını ancak evlendikten sonra bu duruma eski eşinin değil bizzat davacının uyuşturucu kullandığı ve sattığı nedeniyle Nevşehir 1. Ağır Ceza Mahkemesi 2019/301 E. sayılı dosyasında ceza aldığını öğrendiğini, davacının aldığı ceza nedeniyle müvekkilinin çevresine karşı küçük düştüğünü, böyle bir suçun davacı tarafından işlendiğini bilse idi davacı ile evlenmeyeceğini, davacının gerekli bilgiyi vermemesinin güven sarsıcı davranış oluşturduğunu, söz konusu suçlardan davacının ceza almış olması dışında çocukların ve müvekkilin yanında "Uyuşturucu televizyonlarda bahsedildiği şekilde zararlı değil, ben senelerdir kullandım hiçbir şey olmadı." şeklinde özendirmeye yönelik söylem ve eylemlerde bulunduğunu, uyuşturucu kullanmaya yönelik özendirici tavırlar sergilediğini, evlenmeden önce davacının durumunu bilmeyen müvekkilinin hile ve yanılma ile evlendiğini, bu nedenle evliliğin öncelikle hile, yanılma sebebiyle iptaline karar verilmesini; müvekkili ile yalnızca parası için evlenen, ne çocuklara ne de müvekkile karşı sevgi ve saygı göstermeyen davacının evliliğin sona ermesinde ağır kusurlu olduğunu, uyuşturucu ticareti yapması ve kullanması halini müvekkilinden saklaması nedeniyle 4721 sayılı Kanun'un 166 ve ilgili maddeleri uyarınca boşanmalarına, müvekkili lehine maddî ve manevî tazminata, hükmedilmesini dava ve talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile evlenme akdinin geçerli olabilmesi için tarafların iç iradesi ile dış iradeleri arasında uyumsuzluk bulunmaması gerektiğini, nispi butlanla evliliğin iptali davalarında irade sakatlığı hâllerinin; yanılma, aldatma ve korkutma madde kenar başlıkları altında sınırlı olarak sayıldığını, Nevşehir 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2019/301 esas 2020/56 karar sayılı dosyasında görülen davada kadının evlenmeden önce ceza aldığı ve bu cezanın 05.06.2020 tarihinde kesin olarak verildiğini, mahkeme kararının açık olduğunu, tarafların evlenmeden önce de birlikte yaşadıklarının tarafların kabulünde olduğunu ve aralarında akrabalık bağı bulunduğunu, doğrudan bilgi sahibi tanıkların beyanı ile davalı karşı davacının ceza davasından haberi olduğunu beyan ettiklerini, erkek tarafından ceza yargılaması durumu bilinse idi asla evlenmeyecek olması hâlinin nisbi butlan sebebi olduğunun iddia edildiğini ancak yasada yazılı koşulların gerçekleşmediğini, sübjektif değerlendirmenin evliliğin iptali için yeterli olmayacağını belirterek erkeğin evliliğin iptaline ilişkin davasının reddine, taraflarca karşılıklı açılan boşanma davalarının tefriki ile ayrı bir esasa kaydedilmesine, boşanma davalarında evliliğin iptali davasının sonucunun beklenilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-davacı erkek vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı-davacı erkek vekili; hükmün usul ve kanuna aykırı bulunduğunu, kadının ağır suç geçmişinin onunla birlikte yaşamayı müvekkili için çekilmez duruma sokacak derecede önemli bir nitelikte yanıltma olduğunu, erkeğin kadının suç geçmişinden haberdar olmadığını ileri sürerek, evliliğin iptali davasının reddi yönünden kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre usul ve kanuna uygun olması gerekçesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince davalı-davacı erkek vekiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı-davacı erkek vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı-davacı erkek vekili, kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek, davanın reddi yönünden kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, açılan nispi butlanla evliliğin iptali davasının kabulü için gerekli şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 4721 sayılı Kanun'un 149 uncu ve 150 nci maddeleri. 6100 sayılı Kanun'un 370 inci ve 371 inci maddeleri, 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı-davacı erkek vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 31.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.