3. Hukuk Dairesi 2023/5002 E. , 2025/1211 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/772 E., 2023/1040 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bodrum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/273 E., 2023/64 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazır
**3. Hukuk Dairesi 2023/5002 E. , 2025/1211 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/772 E., 2023/1040 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bodrum 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/273 E., 2023/64 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Asıl davada davacı Kurum vekili; davalı eczacı ...'nin Alaşehirde faaliyet gösteren ... Eczanesi ile Bodrumda faaliyet gösteren ... Eczanesinin sahibi, diğer davalıların ise bu eczanenin kurumlarına fatura ettiği sahte küpür içeren reçeteleri düzenleyen doktorlar olduğunu, davacı eczacı tarafından Kuruma fatura edilen "Ator" adlı ilaç fiyat küpürü içeren reçetelerin ilacın üreticisi olan ... Sanayi ve Ticaret A.Ş ye gönderildiğini ve 19 adet küpürün sahte olduğunun gelen cevapla ortaya çıktığını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, reçete bedelleri olan toplam 13.225,55 TL'nin her bir reçeteyi yazan davalı doktorlar ile davalı eczacıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Birleşen davada davacı Kurum vekili; eczacı Rana Gülperi'nin sahibi ve mesul müdürü olduğu Manisa İli, ... İlçesinde bulunan ... Eczanesi ile, Muğla İli, ... İlçesinde bulunan ... Eczanesi hakkında yürütülen soruşturma neticesinde düzenlenen 31.10.2007 tarihli ve 2 sayılı rapor ve 12.09.2008 tarihli 9962-1 sayılı rapor ile davalı eczanenin kurumları ile imzaladığı sözleşme hükümlerine uymadığını, kalfası olan davalı ...'in eczanede yapılan işlemlerden eczacı ile birlikte sorumlu olduğunun ve diğer davalı doktorların ise hastaları görmeden ve muayene etmeden içeriği itibariyle gerçeğe uygun olmayan reçeteleri düzenlediklerinin tespit edildiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, toplamda 316.593,37 TL alacağın her bir reçeteyi yazan davalı doktor ile davalı eczacıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline, reçetelerden doğan zarar için 12.08.2009 tarihine kadar işlemiş 74.861,66 TL faizin ve asıl alacağa 12.08.2009 tarihinden sonra işletilecek faizin, müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ...; Ator ilacının ait olduğu Sanovel firmasının ilaca sahte diyemediğini, sadece raf muayenesine uygun olmadığını belirttiğini, üreten firmanın sahte demediği ilaca kurum müfettiş raporunda sahte dendiğini, ilaçları aldığı tüm depolara ait faturaların bulunduğunu, Bağ-Kur'a açtığı davada faturaları sunuduğunu, ilaç firmalarının farklı matbaalarla çalıştığını, bu nedenle farklı matbaalardan basılan ilaçların kutularının farklılık gösterdiğini, sahte denilen ilaçları barkot okucusundna geçirdiğini, ilaçların sahte olmadığını, suçlanma nedeninin işten çıkarttığı çalışanı ...'ın şahsına olan husumeti nedeniyle aynı beldede eczaneleri olan eczacı ... ve ...'in kazanç kaybı ve rant kavgası nedenleriyle beraber kararlaştırarak hakkında yapmış oldukları ayrı ayrı şikayetlerden dolayı olduğunu, Kurumun menfaatine olan şikayetlerin müfettiş tarafından değerlendirilip ve taraflı şekilde, Kuruma karşı açmış olduğu tazminat davası da düşünülerek, Kurumun yapmış olduğu 3 yıllık sözleşme feshini haklı çıkarmak için tamamen kendisini suçlayarak rapor hazırlandığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir. 2.Davalı ...; taramada hastalıkları belirlenen hastalara yazılan ilaçları kendisinin yazdığını, tahlil neticesi değerlendirilerek reçeteleri tanzim ettiğini, ilaçların sahte , reçetelerin arkasına atılan imzaların hastalara ait olmasının kendisini ilgilendiren bir husus olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. 3.Davalı Sinan Şaban; mesleki görevini yerine getirirken kasten veya ihmalen herhangi bir eylemi olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1.İlk Derece Mahkemesinin 10/10/2019 tarihli kararı ile asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; Ağır Ceza Mahkemesi davasının sonucunun beklenmesi ve ceza yargılaması sonucunda davalı ...'nın resmi belgede sahtecilik suçu yönünden mahkum olması halinde mahkumiyet hükmünün hukuk hakimini bağlayacağı dikkate alınarak karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına Yargılamanın yapılmak üzere dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 2.İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak bir kısım davalılar hakkında resmi evrakta sahtecilik ve davalı ... için ayrıca kamu kurumu aleyhine dolandırıcılık suçu nedeniyle Muğla 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/179 Esas, 2012/329 Karar nolu dosyasında; reçetelerdeki eksikliğin usul hatası olduğu, verilen reçetelerin usulüne uygun olarak düzenlendiği, sanıkların sahtecilik yapmadığı ve sanık eczacının kastının olmadığı gerekçesiyle beraat kararı verildiği, sanık doktorlar hakkında verilen kararın Yargıtay temyiz incelemesinden geçmek suretiyle kesinleştiği, sanık ... yönünden hükmün bozulması üzerine yapılan yargılamada sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden beraatine karar verildiği, Yargıtay 11. Ceza Dairesince sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verildiği ve kararın kesinleştiği, ceza mahkemesinde tespit edilen bu maddi vakıaların Mahkemeyi bağlayacağı, ceza dosyasında bozma ilamı doğrultusunda yapılan kriminal incelemede de, sahte reçetelerdeki imzaların sanığa ait olmadığının tespit edildiği, Kuruma fatura edilen reçetelerde yer alan Ator 20 mg 30 tablet adlı ilaca ait küpürlerin sahte olup olmadığını davalı eczacının bilmesinin mümkün olmadığı, sahte ilaçların küpürlerinin eczanelerde bulunan optik okuyucuların da fark edemediği, Kurum provizyon sisteminde de herhangi bir sahteciliğin tespit edilemediği, dolayısıyla eczacının küpürlerin sahte olduklarını bilmesinin mümkün olmadığı, incelenen yukarıdaki ceza dosyaları muhteviyatlarına nazaran davalıların kurum aleyhine kurumu zarara uğratıcı haksız eylemlerinin tespit edilmemiş olması ve dolayısıyla davalıların kurum zararından sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş, karar karşı davacı Kurum vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı kararıyla; İlk Derece Mahkemesince kaldırma kararı doğrultusunda inceleme yapılarak karar verildiği, kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı Kurum vekili; dosya kapsamında bulunan tüm incelemelerin görevsizlik öncesinde olduğunu, buna göre dosya kapsamındaki görevsizlik öncesi alınan bilirkişi raporunun sonuç kısmında ilgili protokol ve SUT hükümlerini yerine getirmeyerek ve hastaların bilgileri dışında tedavilerinde gerekli olmayan ilaçları bölge doktorlarına usulsüzce reçete ettirerek ve doktorların da hastaları görmeden gelişi güzel reçete düzenleyerek kurum zararına sebebiyet verildiğinin belirtildiğini, rapor içeriğinde de bu kanaatin oluşmasının nedenlerinin ayrıntılı olarak açıklandığını, kusurlu davranışlarıyla Kurum zararına sebebiyet verdikleri belirtilmiş olmakla davanın haklılığının sabit olduğunu, buna göre asıl ve birleşen davalardaki taleplerinin tümünün kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesinin isabetsiz olduğunu, gerekçenin kendi içinde çelişkili olduğunu, davalılar ceza hukuku kapsamında suç işlemeseler dahi kusurlu davranışlarıyla kurumu zarar uğrattıklarının Kurum müfettişlerinin raporları ve dosyadaki bilirkişi raporlarıyla sabit olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, asıl davada sahte küpür içeren reçetelerin hastaların bilgisi dışında yazılıp ilaçlar hastalara verilmediği halde bedellerinin davacı kuruma fatura edilip tahsil edilmesinden kaynaklanan zararın tahsili istemine, birleşen davada ise, sahte küpürlü ilaç yazımından kaynaklanan zarar tazmini istemine ek olarak, eczane protokolü hükümleri uyarınca hesaplanan cezai şart tutarlarının tahsili istemine ilişkindir. Somut olayda; Ağır Ceza Mahkemesince alınan bilirkişi raporunda; Sanove ilaç firması tarafından ilaçların raf numunesine uygun değildir şeklinde yazı gönderildiği, sahteciliği hakkında kesin bir sonuç bildirilmediğinden, söz konusu ilaçların sahte olmadığı kanaati oluştuğunun bildirildiği, aynı Mahkemece dinlenen tanıkların davalının eczanesinden ilaç aldıklarını ve kullandıklarını, belirtilen hastalıklarının olduğunu, bir kısım hastaların ilaçlarını eşlerinin aldığını, bir kısım hastaların eczane çalışanın kendilerine ilaçları getirdiğini söyledikleri, anlaşılmakla, davacı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.