18. Ceza Dairesi 2019/23502 E. , 2020/7825 K. "" KARAR Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan şüpheliler Güven Varlık Yönetimi Anonim Şirketi yetkilileri haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 31/07/2018 tarihli ve 2018/56471 soruşturma, 2018/97736 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul Anadolu 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin 05/03/2019 tarihli ve 2018/7698 değişik iş say…
**18. Ceza Dairesi 2019/23502 E. , 2020/7825 K.** **"İçtihat Metni"** KARAR Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan şüpheliler Güven Varlık Yönetimi Anonim Şirketi yetkilileri haklarında yapılan soruşturma evresi sonunda, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 31/07/2018 tarihli ve 2018/56471 soruşturma, 2018/97736 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul Anadolu 5. Sulh Ceza Hâkimliğinin 05/03/2019 tarihli ve 2018/7698 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi. İstem yazısında: “5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Somut olayda, müşteki vekilinin şikayet dilekçesinde, avukat olan müştekinin müvekkili olan şahsın borcundan dolayı Güven Varlık Yönetimi Anonim Şirketi tarafından ilk kez 05/09/2016 tarihinde arandığını, daha sonra 06/10/2016 ile 15/03/2018 tarihleri arasında aynı şekilde 9 kez daha aranıp mesaj çekilerek sürekli bir şekilde rahatsız edildiğini beyan etmesi üzerine başlatılan soruşturma neticesinde, olayın alacak verecek ilişkisinden kaynaklanan hukuki ihtilaf olduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, aramanın yapıldığı numaranın HTS kayıtlarının alınması, şüphelilerin belirlenmesi, anılan şirket tarafından ne kadar sıklıkla arama, mesaj ve e-mail geldiğinin tespit edilmesi ve sonucuna göre şüpheli veya şüphelilerin kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu açısından hukukî durumlarının değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir. I- Olay: